Gittiğinden beri her şey bir tuhaf
Biz beceremedik Atam bu işi
Af dilerim önce, senden büyük af
Biz beceremedik Atam bu işi
Bir keder değse yurdun bağrına
İçimde eriyen yağı bilirim
Pirim her kavgada koştum çağrına
Başbuğun tuttuğu tuğu bilirim
Bir ağıt faslıydı
Sesi Yemen kadar kimsesiz
Erini yitirmiş dizginsiz atlar
Gözü yaşlı dolanıyordu Anadolu düzünde
günlerden yabancı
mevsimlerden yan komşunun kızı deli Aysel
bıraksan saçını toprağa
tak takıştır öyle gider
çocuğuz çok
yok gelir zaman ve oyun
vurulur saatin eli erken
şehrin hisarbuseliği son makama vurur derken
yıkılır köprülerin gölgesi bozkırda silah
uzaktan uzağa bağıran nidâ
-yaşasın haydi halkların şairliği...
Bahçeli gibiydi gidişin
öylesine soğuk, öylesine donuk
Salı konuşmalarını andırıyordu son sözlerin
öylesine dünden uzak, öylesine tutarsız…
Yırt zaman ağını dar gel düzene
Tekrar doğ anandan aslan Köroğlu
Saltanat yan verdi yoksul ezene
Halkının sırtına yaslan Köroğlu
