​Ağzımızda sakız gibi çiğnemekten yola çıkartmaya fırsat bulamadığımız yerli otomobil, yıllardır göklerde olup henüz yere inmediği için görebilme şerefine erişemediğimiz millî uçak, dünyayı kıskandırmak için aya yaptığımız dört şeritli yol ve kimsede olmayan ileri teknoloji ürünü savaş aygıtlarından sonra her kuşu tuttuk bir leylek kaldı diyorduk ki; o da oldu.İstanbul kanalında ÇED rapo...
​İktidarın her yaptığını dinin rüknü gibi görenler açısından sorun olmayabilir. Fakat kanal projesinden endişe duyanların hassasiyetleri dikkate alınıp kafalarındaki sorular cevaplanmıyor.İtirazı olanlar muhatap alınmak yerine hemen dış güçlerin adamı olmakla itham edilip itibar suikastı yapılıyor ve ciddiyetten uzak, "Boğazda trafik yoğun, kaza tehlikesi var. Ticaret gemi...
Yanlış anlaşılmasın, Allah'tan ve İslâm'dan zerre miktar şüphem yok. Haliyle belli ki, bizlerin Müslümanlığında ve dünyayı okuyuşunda bir arıza var… GEREKİRSE...Eskiler anlatırdı, Kâbe'de Hz. Muhammed(sav) zamanında sembolik olarak sadece bir tane şeytan taşlama yeri varmış. Şimdi ise küçük, orta ve büyük olarak sıralanmış üç tane. Yine eskiden ücretsiz olan taşlar, günümüzde hacılara pa...
​ Bazı dostlarımız kanal İstanbul projesinin hayal olarak kalacağını, çünkü her şey bir yana bu işin finansmanını sağlayacak bir ekonomimizin olmadığını söylüyor. Bazıları da kanalı, ABD'nin dayattığını iddia ederek akla yatkın sebepler ileri sürüyorlar. Bu iddialar, akşamdan sabaha hemen olacak iş değil ama ben de aynı endişeleri taşıyorum.Yüzyıl kadar geriye gidecek olursak, ...
​İktidar, İstanbul'a Marmara ve Karadeniz'i birbirine bağlayan bir kanal yapılmasını gündeme getirdiğinden beri bir tartışmadır gidiyor. Bir ara tamamen unutuldu sandığımız nam-ı diğer "çılgın proje", her ne kadar seçim dönemlerinde hararetlenip aralarda biraz tavsasa da bugünlerde yine seçim olacakmış gibi yoğun şekilde konuşulmaya başlandı.Her konuda olduğu gibi, İstanbul'a kanal yapıl...
​Yeni partilerin ortaya çıkışları gösteriyor ki, seçim zamanı iyice yaklaştı. Bir kısım muhalefette heyecan, bir kısım muhalefet ile iktidarda ise endişe diz boyu. Bütün masalarda kartlar karılıyor, jokerler ayarlanıyor, kılıçlar bileniyor. İman ölçerler, Atatürkmetreler gözden geçiriliyor, varsa gevşeyen vidalar sıkılıyor. Hangi partinin hangi partiden nasıl ve ne kadar tırtıklayacağı e...
Aralık da araladı kapıyı, usul usul geçip gidiyor hayatımızın içinden…***Tam duygusala bağlamak, kış depresyonunun etkisiyle iki melankolik kelam etmek istiyordum ki, olmadı.Olmadı çünkü havaya giremedim.Çünkü yine birileri çıkıp enflasyonu düşürdüklerini, yedi düvelin ülkemizi çökertmek için yaptığı ekonomik saldırıyı bertaraf ettiklerini açıkladı…Aldı mı herkes gibi beni de bir gülme. ...
Bilirsiniz meşhur hikâyedir. Fakat izninizle bir defa da ben anlatayım. Eski sadrazam görevi halefine bırakırken ağzı kapalı ve üzeri numaralı üç tane zarf vermiş."İşler iyi gitmez ve başın sıkışırsa birinci zarfı aç, sıkıntılar düzelmezse ikinci zarfı aç; baktın olmuyor en sonunda üçüncüyü açarsın" diye öğütlemiş.Yeni sadrazam bir süre çalışmış, didinmiş fakat bütün işler eskisinde...
 ​İBB seçimlerini kaybeden iktidar partisinin geri dönebilmek için her yolu denediğini görüyoruz. İktidarın, İstanbul Boğazı'nın kontrolünü İBB'den alıp Cumhurbaşkanlığına bağlı bir yapıya devredeceği haberi, aklıma Sevr ve Lozan'daki Boğazlar Komisyonu maddelerini getirdi...Herkes meselenin arsa, bina, rant boyutuna odaklanmışken, ben tarihi boğazlar sorunumuzu ve günümüz siyasetiy...