Şükrü Erbaş "Canı Cehenneme" şiirini sanki bugünler için yazmış. "Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin Canı cehenneme başkasının yangınıyla Evini ısıtıp yemeğini pişirenin." … Yıllar önceydi, bir veya ikinci sınıf öğrencilerim bir müzik dersinden sınıfımıza geldiler. Hepsinin suratından düşen ...
Devamını Oku
Bayram denilince aklıma, tadı damağımda hep kalmış ve sanırım kalmaya da devam edecek sütlü şekerler gelir. Her sene vitrinden itinayla çıkarılan, kırılmasından korkulan şekerliklere dizilen sütlü şekerler… Hani ağzımıza attığımız anda, kahve aromasını da hafiften damağımızda hissettiğimiz sütlü bayram şekerleri… Hep beraber, bayram öncesi son bir haftaya gidelim mi? İlçemiz ya da mahall...
Devamını Oku
Avrupa şampiyonası final maçını seyretmek üzere televizyonu açtım. Korka korka açtım. Kadroyu bildiğim için düzgün Türkçe ile anlatacak birini beklemiyordum. Ola ki arada düzgün söyleyen eskilerden biri olur mu ümidiyle sesi açtım. Ne gezer?! İlk cümlede başıma taşlar yağdı. İlk cümlede üç beş hata birden. Spiker denen bir kazma ses Türkçeye saldırdı. İlk cümlede yerimden fırladım. Yapma...
Devamını Oku
Dikkat: Aşağıdaki yazıda geçen özel isim ve olaylar birer hayal ürünüdür. Esra Erol Hanım'a yazıda yer verilmesinin sebebi; kişisellik barındırmamakta, yalnızca büyük resmin, Türk toplumunun sağlığı için adı geçen TV programı belirtilmektedir. ... "Esra Erol'da Tanış Benimle""Esra Erol'da Evlen Benimle" Buna benzer bir sürü daha başlık açılabilir. Mesela: "Esra Erol'da Babamı Arıyorum, A...
Devamını Oku
Firkat sonrası, ayları sayarım önce... Ayların günlere indiği haftalarda, bir annenin evladına kavuşma heyecanına denk bir duygudur hissettiğim şey. Irağı yakın etme zamanı yaklaştıkça; rüyalarımı Ege kaplar, rüyalarıma Ege sahiplenir. Yola çıkmama bir gün kala, uyku haram olur da saatleri sayarım. Uykusuzluğun sersemliğini yaşamam yolculuk günü. Beni yoran, bıktıran, kahreden her ne var...
Devamını Oku
Çoğu zaman ahlakî erdemlerin başı olarak haddini (sınırını, hududunu, yerini) bilmek ifade edilir. Gerçekten de gerek dinî kökenli öğretilerde gerek mistik anlayışlarda gerekse felsefede ahlakın kişinin kendisini tanımasıyla başlayacağı üzerinde durulur. Kendisini tanımayan, imkânlarını ve kabiliyetlerini bilmeyen kimse sınırını çizemez, nihayetinde çatışma kaçınılmaz olur. "Sosyal medya...
Devamını Oku
İnsan kelimesi... Beş harfe sığdırılmış, üzerine asırlardır düşünülen, araştırmalar yapılan, yazılar yazılan ama hala çözülmeyi bekleyen bir muamma... Sahi nedir insan? Daha doğru ifade edecek olursam; "insan olmak" nasıl bir olgudur? İnsan olmanın gereklilikleri nelerdir? Çağımızda aranası ama zor bulunası hale gelen insanlık, yitik değerler kervanına girmek üzere... Onun namına aradıkl...
Devamını Oku
Kişinin ayakları mı kokuyor?Zamanında iyice tuzlanmamış mıdır diyor bilim(!)? Bilim bile iyice tuzlanmamaktan(!) bahsediyorsa sen uygun lisanı bul ve öyle konuş! Güzelce anlatırsın, kırmadan incitmeden üstesinden gelebilirsin; ama sen ikide bir "ayakların leş gibi kokuyor" dersen olmaz o iş! İkide bir sizin gibi düşünmeyenlere hain, satılmış, zillet derseniz bu insanları kendinizden nefr...
Devamını Oku
"Tanrı yarlıgadığı için kut'ım"(Tanrı tarafından kut verildiği için hükümdarım.) Orhun Abideleri/Kültegin AnıtıHakan'a, Tanrı tarafından kut verildiğine, onun için hakan olabildiğine inanan Türk Budunu, hakana gerekli saygıyı ve bağlılığı gösterirken, bunun karşılığını, iki noktada bekler:Adalet ve töreye uyma. 'Kut'un göstergesi olması gereken, gelirinde artış ve huzur.  Bunla...
Devamını Oku