BİR FİLM ÖNERİYORUM

Savaşın Gölgesinde (While at War)  Miguel de Unamuno adını duyanlarınız vardır elbette. İspanyol edebiyatının en büyük ustası diyebilirim. Zaman zaman dilimize çevrilmiş edebiyat eserlerini tanıttığımı anımsıyorum. Bu film onun yaşamından bir kesit. Her bakımdan muhteşem bir film. Yıl 1936 İspanya'da şiddetli bir iç savaş dönemi. Bir tarafta Faşistler, bir tarafta Bolşevikler. Ortad...
Devamını Oku
  0 yorum

ADALET AĞAOĞLU DA GİTTİ

Türk Edebiyatı'nın çok renkli ve değerli bir ismiydi.Romancı, oyun yazarı, eleştirmendi..Fikir ve siyasette her zaman sözü olandı. Birinci sınıf bir romancıdır.Eserlerinin adlarıyla bile sevebileceğiniz bir isimdir:Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır, Fikrimin İnce Gülü isminden başlayarak çok şey duyurur.Oyun yazarlığı belli bir seviyenin üstündedir. Verimli bir oyun yazarıdır.Yazdık...
Devamını Oku
  0 yorum

UZAY MEKİĞİ VE ÜLKÜCÜLER

Mevcut kafa yapısıyla devam ettikleri sürece uzay mekiği ve ülkücü kelimelerini bile aynı cümle içinde kullanabilmek atomu parçalamaktan daha zordur. Müflis tüccarın eski defterleri karıştırması gibi bir huyumuz var. Son günlerde yine geçmişe dönük bir takım ateşli tartışmalar ve doğal olarak karşılıklı sürtüşmeler başladı. Yok, efendim falanca yazarımız mezhepçiymiş, vay ...
Devamını Oku
  0 yorum

KADİM VERSİYONUNDAN YENİ VERSİYONUNA ÜLKÜCÜLÜK MANZARALARI

İnsanlar gibi toplumsal hareketlerinde sinir uçları vardır. İnsanlar gibi toplumlarda uyutulup felç edilebilir.  23 yılın 20sini ışıksız son 3 yılını karanlık bir ampulle geçirmek kolay değil.İhtilalden daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Öyle anlaşılıyor ki KURBAĞA gibi, KURTLARINDA itina ile haşlandığı bu dönemde, vizyona yeni girmiş ve girecek daha çok film izleyeceğiz. Ü...
Devamını Oku
  0 yorum

HANİ DİYORUM

Biraz tebessüm ve.. HANİ DİYORUM! Oğlu gurbette olan anne bir gün oğlunun yanına gider. Kapıyı çalar bir kız açar kapıyı. Anne bir kıza bir oğluna bakar. Oğlan hemen açıklama yapar " Anne yanlış anlama biz sadece arkadaşız." Anne " olabilir oğlum " der ve konuyu kapatır. Aradan biraz zaman geçer anne evine döner. Bu arada kızın çok sevdiği bir vazo kayıp olur. Kız mahçup bir tarzda "Beni...
Devamını Oku
  0 yorum

Ziya Paşa ve Namık Kemal'in Jöntürkler ve İttihatçılara Olan Etkileri

NAMIK KEMAL VE DÜŞÜN DÜNYASI Namık Kemal, 1840 yılında Tekirdağ'da doğdu. Babası sarayın Müneccimbaşısı Mustafa Asım'dı. Onun büyükbabasının babası Sadrazam Topal Osman Paşa, büyükbabası Kaptan-ı Derya Ratip Ahmet Paşa, babası İmrahor Şemsettin Bey'di. Namık Kemal, 8 yaşında iken annesi vefat edince dedesi Abdülatif Paşa'nın yanında büyüdü. 1857'de Babıâli Tercüme Odasında memuriyete gir...
Devamını Oku
  0 yorum

FİL HİKAYESİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLERİ

Buda öğretilerinde yer alan çoğumuzun bildiği "kör adamlar ve fil" hikayesi ile başlayalım: Altı kör adam vardı ve öğrenmeye çok hevesliydiler. Nasıl olduysa "fil" diye bir canlının olduğunu duymuşlardı ancak nasıl bir canlı olduğunu bilmiyorlardı. Fil denilen bu canlının neye benzediğini öğrenebilmek için birisine danıştılar. Danıştıkları kişi "Filin vücuduna dokunarak nasıl bir canlı o...
Devamını Oku
  0 yorum

SORGULAMA NEREDE FİKRİ HAREKET

​SORGULAMA  Lider teşkilat doktrin.. Bu üçlüye getirilen eleştirilmezlik zırhı ülkücülerin sorgulama yeteneğini yok etme amacı taşıyordu. Bunu arzulayanlar başardılar.. Bir hareket veya dava başarıya sorarak, sorgulayarak ulaşabilir. Bunun aksi düşünceden başarı beklememiz sadece bizi kandırır. " İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır." düsturunu unutmamalıyız. İnsanı insan yapan...
Devamını Oku
  0 yorum

SAADET ZİNCİRİ

​Üç bin, beş bin, on bin değil, beş yüz bin şehidiniz de olsa fark etmez. Çağdaş sistemler kurmazsanız çağ dışı sistemlerle sömürülürsünüz. Yani halk düzelmezse siyasetçi, siyasetçi düzelmezse devlet düzelmez.Sömür diye oy verirsen sömürür parti. Adlarının fikirlerinin değişik olması bir şeyi değiştirmez. İnsanına saygı göstermeyen, medeni ve demokrat olmayan ülkelerde partisel...
Devamını Oku
  0 yorum