1981 yılı Ankara doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi çeşitli okullarda tamamladıktan sonra Lisans eğitimimde Selçuk Ünv. İnş. Müh. bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans ve ardından İşletme ve Elektrik olarak 2 ayrı bölüm daha okuma fırsatım oldu. Halen Eskişehir'de ikamet ediyorum. Özel sektörde, kendi işyerimde projelendirme faaliyetleri yürütmekteyim. Fırsat buldukça içimden geçenleri kaleme alıp paylaşmaya çalışıyorum.

Ne kadar şanslısın benden yana,
Bir bilsen... Yanımdayken, mesela;

Her halinle, olduğun gibi severim seni,
Bana hava atmaya ihtiyacın yok.

​Bir askerlik anım geldi aklıma, sizlerle paylaşmak istedim. Asteğmen okulunda çok çeşitli dersler verirler, bilenler bilir. Bunlardan birisi de mayın dersidir. Teferruatı bendedir ama hemen her tür mayını kurmayı, patlatmayı, arayıp bulmayı ve imha etmeyi öğretirler. Bizim de bu konuda şansımıza ülkenin en iyi uzmanlarından biriydi hocamız. Teorik derslerin yanı sıra saha uygulamaları d...
Birkaç sene önce konusu 4. Sanayi devrimi yani meşhur deyişle "Endüstri 4.0" olan bir sempozyuma katılmıştım. Pek çok konuşmacı farklı sunumlar yapmıştı. Ama içlerinden en ilgimi çeken biraz gelecek öngörülerinden de bahseden bir konuşmacının sunumuydu. Özellikle yeni sanayi devriminin insan yaşamı üzerindeki etkileri konusunda şunları söylüyordu; "4 kademeli bir piramit düşünün. Piramit...

Kaç yıl oldu senden ayrı düşeli,
Hasretinden bir deliye döndüm yar.
Ayrılıkmış bu sevdanın bedeli,
Bir kor idim yavaş, yavaş söndüm yar.

Varlığım huzurlu kılmazmış seni,
Var olduğum için özür dilerim.
Bilmeden kırmışım gönül kâseni,
Zar olduğum için özür dilerim.

Öyle efkârlı bir anda yazdım bunu sana,
Okuduktan sonra çöpe at, üstünde fazla durma.
Ne bileyim işte… Dertleşmek mi istedim ne,
Bir sen anlarsın beni, eee davul bile dengi dengine…

Hal hatır sormaya geldi sanırım sıra,
Bu günümüze şükür, sende ne yok ne var?
Buralarda hiçbir şey değişmedi senden sonra,
Birkaç bina yıkılıp yenisi yapıldı o kadar…

Zaman ne de çabuk geçiyor değil mi,
Artık günler sanki bir an gibi,
Yirmi yıllık elbiselerim bile eskimiyor hiç,
Aynen hediye ettiğin eşofman gibi…
Sakın yenisini al deme öyle bilgiç bilgiç…


Bazı insanlar dünyadan iz bırakmadan giderler. En fazla birkaç yıl sonra isimleri hatırlanmaz bile. Bazıları ise yüreklere dokunur, iz bırakır… İşte onlar nesiller boyu ölümsüz olacaklardır.Ozan Arif de yüreğimize dokunan, iz bırakan insanlardandı. Ben, kendisini şiirleri ve kasetlerindeki o tok sesiyle tanımıştım 80'li yılların sonunda. Daha ilkokul çağlarımızda yasaklı kasetleri geçmiş...

Aşk; garip bir hoşluk hali,
Gülsen de hoş, gülmesen de.
Onulmaz yara misali,
Ölsen de hoş, ölmesen de. 

Gönül âleminde koca devdim de,
Bir senin gönlünü haklayamadım,
Tertemiz bir aşkla seni sevdim de,
Nezdinde, gönlümü aklayamadım.