SEYFİ ŞİRİN DE GİTTİ

Duygu ve heyecan adamıydı. Büyük kabiliyetti. Kıvrak zekası hiçbir akıl kalıbına iltifat etmezdi. Her karşılaşmamızda, onunki gibi durmadan işleyen bir zihni dünyanın az göreceğini düşünürdüm. Yazmak için yaratılmışlar arasında özel bir yeri vardı. Kolay ve acele yazardı. Yazdıklarını düzeltmeye girişmese de güzel çıkardı. Önce şairdi ve her zaman şairdi. Romancı ve hikâyeciydi. Birinci ...
Devamını Oku
  0 yorum

ÖLÜ TAKLİDİ YAPAN MİLLİYETÇİLER!

UykuÖLÜ TAKLİDİ "Yatırıldığı hastanede ölü olduğuna inanan ve bu nedenle yemek dâhil hiçbir yaşamsal aktiviteye katılmayan hasta, tüm psikiyatristlerce girişilen her türlü çabaya rağmen ölü olmadığına bir türlü ikna edilememiştir. Hastanın bu kararından vazgeçmeyeceğini anlayan ve tedavisini üstlenen psikiyatristlerden biri, sonunda hastaya, ölülerin kanayıp kanamadığına dair bir soru yö...
Devamını Oku
  0 yorum

YALAN YANLIŞ VERİLER

"Babamın Gidişi" adlı 3 bölümlük yazımı okuyanlar ve benimle birebir irtibat halinde olanlar, bu "Covid19" sebebiyle 3 Kasım 2020 tarihinde babamı ebediyete yolcu ettiğimi hatırlarlar. Babam; 15 Ekim'de "Covid19" testinde pozitif çıktı, 22 Ekim'de hastanede servise yatışı verildi, 24 Ekim'de yoğun bakıma girdi ve 3 Kasım sabahı vefat etti. Ölüm raporunda "Bulaşıcı Hastalık (Doğal Ölüm)" ...
Devamını Oku
  0 yorum

KORONAVİRÜS BİZE NE SÖYLÜYOR

Günden güne sarka sarka
Ciddileşti, değil şaka
Altmış bini aştı vaka
Virüs bize ne söylüyor?

Devamını Oku
  0 yorum

XI-XIV. yüzyıllarda Anadolu'da Uygulanan Öldürme Şekilleri

Her tür canlı için hayatın sonu demek olan ölümün hiç şüphesiz birçok nedeni vardır. Meselâ, hastalık, deprem, sel, yıldırım/şimşek çarpması gibi doğa olayları bunun en belli başlısıdır. Fakat tarih boyunca en acımasız ölüm sebebi kuşkusuz bir canlının başka bir canlının yaşamına son verme şekli yani onu öldürmesidir. Dönemin kaynaklarında geçen bilgiler ışığında XI-XIV. yüzyıllar ararsı...
Devamını Oku
  0 yorum

ÖLÜM HERKESE EŞİT YAĞAR

Nihayet İstanbul için beklenen ve günlerdir haber yapılan kar geldi. Sizi bilmem ama bizim buralara yağıyor. Ama eşit yağmıyor. O da adaletsiz davranıyor tıpkı yağmur gibi, güneş gibi… *** Belli değil mi; bizim şehre yağacak olan kar, haftalar öncesinden en ince ayrıntısına kadar haber yapılıp herkese eşit şekilde duyurulurken sizin üzerinize çoktan yağmış olan iki metre kardan bizi...
Devamını Oku
  0 yorum

ÇOK ERKEN ÖLDÜ

Atılacaktı öne kadın. Tıpkı erkek gibi "İşte buradayım, aslan gibiyim, özgürüm, bir şeyleri başarmanın mücadelesi içindeyim" diyecek, terslenmeyecekti! Bugün bile yer yer kadının mücadelesi yadsınmayacak, öyle ya? Hangi çağda?Hangi mekânda?Niçin?Gereği ne? Sahneye çıkacaksın, şarkı söyleyeceksin! Bize yakışır mı? Töremiz var, namus anlayışımız katıdır diyeceksin! Namus salt sana mı mahsu...
Devamını Oku
  0 yorum

Mecaz

gamzende eyleşir ritimsiz küsmeler
bize misafir olsana eylül
istersen en güzel şiirleri yazalım sana
hani bir çırpıda
kaybettiğimiz düşlere dair

Devamını Oku
  0 yorum

NE Mİ KALDI

Ödenmiş ne varsa sitemden yana
İncelip incelip söz'de kaldı bak.
Taş, kaya, mağara ne dersin buna
Çökünce silinen izde kaldı bak.

Devamını Oku
  0 yorum

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin