Izzet Karatay henüz özgeçmişini yazmamış

DEĞİL AMA SANKİ ÖYLE İMİŞ GİBİ

Soru açık ve sahihtir: Hangi yasalar, adı ne olursa olsun, terör örgütleriyle mücadeleye engeldir de, ülke Kanun değil ama onun Hükmünde Kararnamelere ihtiyaç duymaktadır? Hangi yasalar terörle mücadeleye engeldir de Olağanüstü Hal gerekmektedir?.. Demokrasi, kurallar ve kurumlar rejimidir. Seçim, o kurallar ve kurumları en iyi işletecek yöneticilerin halk tarafından atanmasıdır. Elbette seçim vakti iktidarı elinde bulunduranlar çalma işini halkın oyunu da çalma noktasına getirmemişse… Yasalarımız terörle mücadeleye engelmiş gibi "hele beni bir cumhurunbaşı seçin görürsünüz terörün kökü nasıl kazınacak; hele şu referandumu da bir atlatalım görürsünüz…" gibi kurallar ve kurumlara küfür sayıla...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© İzzet Karatay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

KOMÜNİST OLMANIN ve F KLAVYENİN LANETİ

Yeni şubede ilk mesai günümde kendi bilgisayarından bir metin yazdırmak isteyen Şube Müdürü oturttu beni bilgisayarın başına. "Bir dakika komutanım, ben Q'da yazamam, F klavye kullanırım, hemen alıp gelebilir miyim?" Cehaletimin dibine vurduğum zamandı: "Lan oğlum siz nasıl üniversite okudunuz? Q ne F ne lan! Bilgisayar bilgisayardır!" Hemen aklıma Asteğmen Mustafa'nın dediği "Boku yedin" lafı geldi.  Askerlik kısa dönem çıkınca "yazıcı" olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünerek F klavyemi de yanımda götürdüm. Acemilik bitip Tugay Kurmay Karargâha gönderilince "yazıcı"lık kesinleşti. "Harekât Şube Müdürlüğü"ne yazıcı olarak gönderildim. Aynı zamanda Kurmay Başkanı olan Albay Mustafa "B...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© İzzet Karatay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

PARADİGMANIN İFLASI

Söylenecek, analiz edilecek çok şey var. İşin ehilleri yorumlarını yapacaklar, yapıyorlar, bırakalım yapsınlar. Ben, bugün farklı bir hususa dikkat çekmek istiyorum: Neo-İslamcılık, üzerine doktora çalışmaları yapılması gereken, ciddi kitaplar yazılması gereken önemli bir gerçeklik idi. Bu konuda, Türkiye'de çok az çalışma yapıldı. Zaten yapılan hiçbir çalışma da 1982'de ölen İranlı yazar Hamit İnayet'in "Çağdaş İslâmî Siyasî Düşünce" adlı kitabını aşamadı… * * * Yaklaşık 15 yıl önce arkadaşlarıma söylediğim şu idi: Göreceksiniz, İslamcılığın felsefî içeriğini Fethullah Gülen Cemaati, siyasî içeriğini de AKP boşaltacak. Kanaatime göre öyle de oldu. Türkiye'de, onyıllarca Seyyid Kutup'tan, Me...
Devamını okuyun
Etiketler:

Telif Hakkı

© İzzet Karatay @tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

UZAY BOŞLUĞUNA MEKTUP

Delegenin yarısı Kurultay için imza verdi, "hain" dedin. Hain iseler niye o güne kadar bilmiyordun? Saf mısın? Saf isen nasıl olur da o koltuğu halâ işgal edebiliyorsun? Adamsılar sittin senedir sözleriyle, eylemleriyle Türkiye Cumhuriyetine düşmanlıklarını sergiliyorlar. Düşmanlıklarını yasa haline getirmek için bir proje ile geldiler, "Evet" dedin. Şimdi kalkmış "Aaaa eyalet dediler" diye salağa yatıyorsun. Düne kadar hiç haber izlemedin mi? Gazete okumadın mı? "Açılım Süreci" Asurlular zamanında mı yaşanmıştı? Yandaşların yazılarını okumadın, konuşmalarını dinlemedin mi? Nasıl bir "Genel Başkan"sın ki "APO"nun kitaplarını okumamış, "Açılım Süreci"nde ve sonrasında o kitaplara, makalelere ...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÜNYANIN YALANI, YALANIN DÜNYASI

• Fırat'ın kenarındaki koyunun başına gelenleri onlardan soracaktık. Ömer adaletiymiş bu, öyle demişlerdi. • Ortadoğu'da onlardan habersiz yaprak kımıldamazdı. Bu konuda biraz fazla uçmuşlardı, çünkü kendisinden habersiz yaprağın kımıldamadığı ontolojik statü sahibi Tanrı'ydı. İşte o kadar iddialılardı. • Demokrasi ve 'millî irade' âşığı idiler. • Daha neler neler, şimdilik yerim dar. * * * Fırat'ın kenarı, altı, üstü eşkıya yatağı oldu. Ne koyun kaldı, ne kuzu. Fırat'ın kendisinin varlığı bile şüpheli… Ege'nin adaları "bir varmış bir yokmuş" kıvamında, tevatür modunda anılır oldu. (Ege'nin kenarındaki adanın başına gelenlerden demokrasiden nasibini almamış Hollanda sorumludur.) Ortadoğu der...
Devamını okuyun
  0 yorum

YÜZÜK HIRSIZI TAŞIYICILAR

​ YÜZÜK HIRSIZI TAŞIYICILAR Liderlere gözümüzü dikip başka bir yol, başka bir çare görmeyiz ya bazen, meselâ Yüzüklerin Efendisi'nde evet, Frodo yükün taşıyıcısı bir kaptandır ama asıl kahraman Frodo değil, Frodo'nun yaveri Sam'dir. Frodo'nun taşıdığı yükle karşılaşacağı imtihan zaten bellidir ve hem kendisi, hem izleyiciler, özellikle okuyucular önceden uyarılmıştır. Oysa Sam, tüm düşmanlara rağmen, kendi nefsine rağmen, hatta Frodo'ya rağmen Frodo'yu amacının hizasına çekmekle mükelleftir. Yükün en büyüğü işte budur. Üstelik Sam'in beklediği veya olası gördüğü hiçbir maddî karşılık da yoktur. Aslında; Sam'in inancı, itimadı, bağlılığı, adanmışlığı olmasa, Frodo sadece cesur ama cılız bir H...
Devamını okuyun
  0 yorum

ÇOK BASİT: ‘LÂ’ ŞAHSİYETİ GÖSTERECEKSİN!

Kendi uydurdukları kelime, terim, kavram, inanış biçimlerini savunmaktan aciz işaret zamirleri, birileri "hayır" diyor dediği için "evet" dememiz gerektiğini dayatıyor, hem de "hayır" diyenleri, şimdiye kadar düşman belledikleri devletin düşmanı sayarak. Tam bir "ört ki ölem" durumları… İşin gülüncü mü acıklısı mı karar veremiyorum: emsal gösterdikleri "hayır"cılar da, yıllarca, daha düne kadar "evet"çilerin milletimize her türlü pozisyon zenginliği yaşattıkları yatak dostları. Şöyle bir atasözü vardı, yoksa da olsun artık: Orospunun yanından gelir abdestsiz zampara, öğretir bana kulhu ile elhamı… Yahu ermemiş hammaddeler: İyi de, elementi sen uydurdun?! Madem öyle, elementin HAKİKAT olduğun...
Devamını okuyun
Etiketler:

Telif Hakkı

© İzzet Karatay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

MAĞDURUZ ABİ

DEDİ Kİ: Sen çok değişmişsin, eskiden böyle değildin. Allah'ı kitabı bilen, ağzından kötü laf çıkmayan biriydin. Nasıl oldu da bu kadar küfürbaz oldun?

CEVAP: Sen ve benzerlerin yüzünden olabilir mi? Şimdi zorla küfrettireceksin mesela. En son 18 yaşında konuşmuştuk ama sen de nasıl becerdiysen hiç değişmemişsin yahu! Beynini o yaşta dondurdun mu? Yoksa harddiskin 18 mb'lık mıydı senin? Vah vah, belli ki ailen sana toplama beyin yapmış, işlemcin ve harddiskinden de alan çalmış. Bu hafıza kartı, bu işlemci hızıyla nasıl üniversite okuduğun hakkında bir tez yazmak isterdim doğrusu.

DEDİ Kİ: Neyin ne olduğunu biliyorum Allah'ıma hamdolsun. Haa, baaak, bir de komünistler gibi tez mez işine girersen, bi antitez sunarım ki felsefe kusarsın. Kusura bakma ama…

CEVAP: Abi abi, dur dur, hele yavaşla yaf. Haklısın, özür dilerim. Büyükşehirlerde değerlerimizden uzaklaşmışız be abi. Özür dilerim hamdolsun!..

Devamını okuyun
  0 yorum

BAŞLIK ATAMADIM CİBİLLİYETSİZLİĞE

BAŞLIK ATAMADIM CİBİLLİYETSİZLİĞE

"Bu millet deyip duruyorsun da, bu milletin bir adı yok mu arkadaş?" diye diye gına getirdiler. Sonunda efendimiz lütfunu gösterdi ve milletin adını açıkladı: İslam milletindeniz!

Eyvallah efendimiz! Lakin benim gibi bazı cahillerin kafası karışık:

1. İslam bir dinin adı mıydı, yoksa bir milletin mi? (Ümmetle millet birbirine karışınca, Atatürk "ulus" kavramını bilinçli seçti sanırım.)

2. Efendim neymiş, Adem'den beri her peygamber İslam Peygamberi imiş zaten. Bu zihniyetin anlatımında Adem beceriksiz, görevini yerine getiremeyen bir peygambermiş ki bir tek insana, bir tek "karı"ya bile peygamberlik yapamamış, söz geçirememiş be yaaa. Öyle peygamber mi olur Allahesen?...

A be yüzbinlerce sayfa tefsir yazan ve okumaya çalışan ahmaklar; Kitaptaki Adem'den kasıt "erkek", Havva'dan kasıt da "kadın"dır. Ben mi öğreteyim size bunları da?

3. İnsanlık tarihi, dinler tarihi, bilim tarihi cahilleri götlerinden element uyduruyorlar. Bütün dinlerin özü İslam ise, Hami ve Sami kardeşlerin kavgasının neresine düşüyor "Bu millet"? Afedersiniz "İslam milleti"? Sami'nin çocukları ırkçı bir din olan Yahudiliği yaratırken, kardeşi Hami'nin çocukları başka bir şey mi yaptı? Bugün 26 ülkeye bölünmüş Hami'nin torunları kendi arasında birlik değilken ve ağabalarının adı SuudÎ ARABistan iken "İslam milleti" elementini neremize dayayacağız? (Aşiretçilik mastürbasyonu yapan öküzlere gel de 'millet' olma bilincini anlat!)

Devamını okuyun
  0 yorum

TOTOLOJİK MANYAKLIK

– Referandumda evet demelisin.

– Neden? Niçin? Niye? Ne mana baqımindan?

– Çünkü her şey çok iyi olacak.

– Nasıl? Niçin? Niye? Hangi qoni baqımindan?

– Çünkü öyle. Sen 'evet' de, gör bak…

* * *

Buna, matematik ve mantıkta 'totoloji', Türk dilinde 'safsata' deniyor. Aynı literatürde biz muhalifler ise 'çelişki'yiz. Çünkü her zaman "P Λ P' " yani, "P ve P değildir" önermesi bir çelişkidir.

Devamını okuyun
  0 yorum