İNCİ SOKAĞI

okuyun-diyor
Trevanian: "Trevanian tiryakisi aslında alışılmadık harika bir tiptir. Doğal seçkincidir. Sinik olmaktan çok, gerçekçiliğin saldırısına uğramış, bir idealisttir. Farklı bir trampetin temposuna uyarak yürüyen biri olmaktan çok, tek kişilik bir geçit töreninde kendi davulunu çalarak yürüyen kişidir." Diyerek, hem kendini, hem de okurlarını yüceltiyor. Elinde bir Trevanian eseri varken bu satırları okuyunca insan, şöyle bir dik duruşa geçiyor, kendini elinde kendi davulunu çalarak yürürken görür gibi oluyor. … İnci Sokağı, benim okuma profilimde ikinci kez okunmayı hak eden kitaplardan biridir. Çünkü acıların mizahi anlatıma dönüştürülerek, altı yaşındaki bir çocuğun penceresinden anlatılan iro...
Devamını okuyun
  0 yorum

BARIŞ ABİ

baris-manco-kimdir-e1485928862597
​ Eserlerinin sadece adlarını alt alta yazsak başka eserler meydana gelir. O müzik sanatının duayeni, o bir filozof, o bir dünya gezginiydi... Bir pedagog, bir çocuk psikoloğu kadar çocukların ruhuna dokunabilendi, o hepimizin Barış Abisiydi.  Abimin de asker arkadaşı... Polatlı Topçu Füze Birliğinden... İlk ve tek kısa saçlı fotoğrafını o zaman görmüştüm. Her eseriyle hayatın bir başka yanını anlattı bize... "Sarı çizmeli Memmed Ağa bir gün öder hesabı" demişti… O dedi, biz hayatımızdaki Sarı Çizmeli Memmed Ağaları gözden geçirdik, gülümsedik düşündük. " Kara sevda kara sevda, dedikleri daha ne olabilir ki! " dedi; ilk gençlik aşklarını, bir kitapta anlatılamayacak kadar güzel hissetti...
Devamını okuyun
  0 yorum

MACAR DANSI

keman21706

 ​Eskiden…Çocuklarım daha küçücükken... Sabah gözümü açar açmaz sanki başka işim yokmuş gibi, ilk işim teybe bir kaset koymak olurdu. "Beş Kardeş" dizisindeki gibi her gün aynı şarkıyla değil ama bazen Livaneli, bazen Edip Akbayram, Barış Manço…. Bazen Tom Jones, Pink Floyd'la güne başlardı bizim ev.

Belki de o yüzdendir ki kızım daha küçücük bir çocukken, herkes "daha dün annemizi" söylerken o "güneş topla benim için" i söylerdi. Belki de oğlumun Rock aşkı öyle başladı.

Gençlikteki enerji, kavanozdaki taşları yerli yerine koymaya yetiyormuş. Şimdi zamanım olsa canım istemiyor, canım istese zamanım olmuyor. Ama bu sabah ikisini bir araya getirmeyi başardım ve eski güzel günlerdeki gibi Brahms'ın Macar Dansı ile güne başladım.

Devamını okuyun
  0 yorum

SAKINCALI PİYADE

1212631_cover_rect

​"Siyasi görüşlerimiz değişik olabilir. Ancak, yurtseverlik üzerinde tekel kurulamayacağına göre, birbirimizi anlamak zorundayız."

Sakıncalı Piyade
Uğur Mumcu

Böyle diyordu Sakıncalı Piyade… Ama yetmedi.

Biz birbirimizi hiç anlamadık. Alevi sünni dedik, sağ sol dedik; faşizm, komünizm dedik anlamadık. Anlamamak için ne lazımsa yaptırdılar, içeriden ve dışarıdan.

Çeyrek asır, dile kolay… O yıl doğan çocuklar bugün iş güç sahibi yetişkinler oldular… O yıl dikilen fidanlar, kocaman ağaçlar oldu, göğe ser çekti.

Devamını okuyun
  0 yorum

YAZMAK ÜZERİNE

20569499-vintage-typewriter-and-old-books-touch-up-in-retro-style

Ortaokuldayken Tülin diye bir arkadaşım vardı. Bir gün, muhtemelen ilkokul 1 veya 2. Sınıf çocukları için yazılmış, resimli bir Almanca kitap getirmişti okula. Bol bol ayıcık resimleri olan bu kitaba baktık baktık… Bizim dilimiz İngilizceydi, hiçbir şey anlamadık. (İngilizce olsaydı, anlayacaktık sanki...) Resimlere bakarak hikayenin ne olduğunu tahmin etmeye çalıştık. Kitap bende kaldı.

Sonra bir gün ben, o kitaptaki resimlerin altına kendi kurguladığım bir hikayeyi yazdım. Nedendir bilmem, Türkçe hocama değil de okulumuzdaki Fransızca hocamıza gösterdim. Belki de yabancı bir dilde yazıldığı için… Sait Hoca'ya... Kitap Almanca, benim aldığım dil İngilizce; ama ben kitabı Fransızca hocasına gösteriyorum. Demek ki dersimize girmediği halde bana daha yakınmış. 

Devamını okuyun
  1 yorum

TATİLE GİRERKEN

shutterstock_302671046-1140x660

Biz öğretmenler, tatile girerken öğrencilerimize ve ailelerine pek çok tavsiyelerde bulunuruz. Söylemezsek olmazmış gibi... :) Sağ olsunlar, onlar da dikkate alırlar. 

Mademki böyle bir misyonumuz var, o halde sosyal medya ortamında da bu konudaki düşüncelerimi paylaşayım istedim. 

Çok fazla şey geçti aklımdan. Önce konu başlıkları yaptım. Her konu üzerinde düşündüm, baktım bütün bunları yazsam kitap olur. 

Eledim eledim ve benim için çok önemli olan, aile büyükleriyle zaman geçirme konusunu kendi yaşamımdan yola çıkarak ele almak istedim. 

Biz anneannemle aynı evde büyüyen şanslı torunlardık. Küçük bir çocukken de ilk gençlik yıllarımda da, ta ki onu kaybedinceye kadar, varlığı hep içimizi ısıttı; bütün aile bireylerinin baş tacı oldu her zaman.

Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum