Dünya neden üretti?  Üretmenin sonu neden gelmiyor? Bugünlerde veya günden güne biçimlenip betimlenen, hep bir evvelinin ötesine geçmeye çalışan eğilim; üretmenin, üretilmişin devamını sağlamıştır. Nice görselin, nesnenin, ismin tarihi köklerine inmek; her ne kadar rivayet olunsa da değişim ve etkileşim kaçınılmaz bir gerçektir. İnsan neden üretti sorusunun cevabı yine insandır, ins...
Devamını Oku

Topukta ter, elde nasır
Dar kapıda buğday, mısır
Bilir misin kaç yıl, asır
Geldi bize bu değirmen?

Devamını Oku

Ekonomi tavan yaptı
Sıfır sorun(!) var ülkede!
Kazanç biri binle çarptı
Sıfır sorun(!) var ülkede!

Devamını Oku
18 yaşına kadar Selanik'ten çıkmadı. Doğup çocukluğu, ilk gençlik yıllarını Selanik'te geçirmesi; Anadolu'dan ayrı bir biçimde düşünelmesi, farklı bir kültürün içine nüfuzunu gerektirmiyordu. Orta Anadolu topraklarının harsını taşımasına, aslen Türk bir ailenin zamanında Selanik'e yaptığı göçün temelini oluşturmasına rağmen "Yunan'dı, dinsiz, gâvurdu" yaygaraları gırla gitti, gitmeye de ...
Devamını Oku
Güz bitimine doğru sıcakla soğuk arasında kalan, daha çok aldatan, hasta eden bir havanın ardından hafiften üşüten yağmur damlaları altında tanıştık onunla.Kireçlenen duygularımdan kaçmaya çalışırken arkası gelmeyen mecalsizliğe yaslanırken varlığım, korkuyla karışık bir sitemle uyanmıştım güne. Neden uyanmıştım, bir gerekçesi olmalıydı. Aradım bulamadım, sordum geceden kalan, masamın üz...
Devamını Oku

Ödenmiş ne varsa sitemden yana
İncelip incelip söz'de kaldı bak.
Taş, kaya, mağara ne dersin buna
Çökünce silinen izde kaldı bak.

Devamını Oku
Fransa'nın başkenti: Berlinİtalya'nın başkenti: WashingtonRusya'nın başkenti: BrükselAlmanya'nın başkenti: RomaTürkiye'nin başkenti: AtinaHerkesin bilebildiği doğrularda ne kadar yanılabiliriz? Bu durumda yanlış bildiğimiz gerçeklere karşı çıkmamız mümkün mü? Mümkün! Ama nerede, nasıl?Haiti'nin başkenti: Port-au- Prince doğru mudur? desek "Paris" veya "Ankara" kadar emin olabilir miyiz?....
Devamını Oku
Şehrin merkezine kilometrelerce uzakta bir dağ köyüydü orası. Dağlıktı, yeşilliği bereketli, ormanı gür, bulutluluk oranı yüksekti. Seneler sonra -belki bu, bir ilkti- belediye halka verdiği sözü tutmuş; önce yolları betona, sonra da asfalta kavuşturmuştu.Yıllarca çürük kokular yayan çamurun üzerinde dönen araçların tekerlekleri şoförlerin isyanını eksiksiz betimliyordu. Kar yağdığında o...
Devamını Oku
DİKKAT: Öyküde adı geçen kişiler, olaylar ve mekân(lar) birer hayal ürünüdür! ... Selin Hanım rica etmiş, ille de gel, şu sorunu gider demişti. Salı günü ikindiden sonra yürüyerek gittim evine. Ara ara gider, halledemediği, önünde engel oluşturan pürüzleri kaldırırdım. Bu defa da öyle oldu. Telefonumun adım sayacını devreye soktum: bir, iki, üç...bekle beni ey 5187 adım, geliyorum! Aşağı...
Devamını Oku