SOYUT YİYİŞ BİÇİMİNE GÖRE KAZIK TÜRLERİ Uzmanların (!) yaptığı araştırmaya göre yabancıdan(Türkiye'de yaşayan halk) yediğiniz kazığın sizi üzme oranı; yakınlarınızdan, sizden olanlardan, sizin partiden veya sizinle aynı siyasi görüşten olanlardan yediğiniz kazıktan çok daha düşükmüş. "Kazığın ideolojisi olur mu canım?" cümlesiyle karşı çıkanlar; kim oldukları bilinmeyen, her yerde ve her...
HATMİ ÇİÇEKLERİ Dokunduğun yeri güzelleştirmek istiyorsun dokusunu teninde hissettiğin güzellikler karşısında. Güzel bakmak istiyorsun bir güzele gözlerin değdiğinde; güzel konuşmak bir güzelin sesini işittiğinde ve güzel sevmek istiyorsun bir gönlün büyüsüne kapıldığında. Karşındakine, varlığını büsbütün etkileyene, etkisiyle yönüne yön katana göre şekillenmek isteyen kalbinin beyninle ...
30. yaşımı doldurduğum şu zamanlarda flu olan birçok şeyin zihnimde netleştiğini hissediyorum. İnsanoğlunun kendisine ördüğü zindanları, duvarları ve birtakım engelli koşuları ben oluşturdum. Evet, tam da ben yaptım. Kendime yaptım. Çünkü ben olmasam saydığım tüm etkenlerin hiçbir anlamı yok. Ömer Hayyam zamanında şaraplarını yudumlarken güzel bir şiir yazmıştı. Akılla bir konuşmam oldu ...
Türk Milleti'nin, kadını devletin başına Kaan, her kademesine yönetici ya da çalışan olarak gören, görebilen - emrindekilere eşini gösterip "Ben sizin 'Han'ınızım bu da benim 'Han'ım." diye onu yücelten Türk 'Kaan'ını hatırlayalım – ve her işte, uğraşta erkeğin yanında yanıbaşında bilen ve tanıyan o ezeli kutlu anlayıştan, sadece bir erkeğin istek ve arzularını yerine ...
ÖZLEM (KARA NİNEME) Babaannemin mavi kanepenin üzerindeki iki büklüm titreyişi, sararan yüzü, moraran dudakları gözümün önüne geldikçe her şeyden önce yaşamsal ağırlığını tartmayı denerdim dünyanın. Belirtilerin tamamı ninemin yüzünde ciddileşirken ister istemez kaygıya kapılır, etkilenirdim ve o gün, o son gün, tüm dirayetinin eğilip büküldüğü anda anlardım gidecek, bir daha geri g...
Adına vatandaş diyenler bilir
Yıllara dayanır yaşı Rıza'nın.
Bu acı kaftanı giyenler bilir
Yerinde ağırdır taşı Rıza'nın.
Yine mektup yazmışsın ahval nasıl demişsin,
Duvarımıza çivi çakamaz olduk emmi.
Vekilin keyfi gıcır n'eder asıl demişsin,
Kendi çocuğumuza bakamaz olduk emmi.
Seni başka bir zaman, tanımış olmayı isterdim
Yüzüm güneşe dönükken mesela, kollarımla fezayı döndürürken
Öldürürken kederi ve hüznü, inatla gülümserken kavgaya
Yıkarken insanlığın onursuz barikatlarını, mertçe başkaldırırken, saygıyla inandığım Tanrı'ya...
Telif Hakkı
© Emrah Birgül @ tahtaPod.com
