YAŞASIN BEKÂRLIK!

Dikkat: Yazıda adı geçen kişi ve olaylar birer hayal ürünüdür! Nazan "Hayat Üniversitesi"nden mezun olduktan sonra zamanın böylesine hızlı geçeceğine akıl sır erdiremedi. Erdirse şaşardık zaten dedi komşuları! "Yaş 35 ömrün yarısı" olduğu hâlde evlenmeyi aklının ucundan geçirmedi. İnsanın fizyolojik ihtiyaçları var mı? İnsan nedir'in bile ne olduğunu unutmaya yüz tuttu. İnsan neye ihtiya...
Devamını Oku
  0 yorum

İNANDIM

Yaz gelir zannettim bizim diyara
Meğerse bitmeyen kışa inandım.
Vicdanı karanlık, cemali kara
İçini gizleyen dışa inandım.

Devamını Oku
  0 yorum

Mağduruz

Günlerdir sosyal medya da şiddet olaylarına, siz diyin protesto ben diyorum karşı gelmek için birçok siyah beyaz foto paylaşılıyor. Altına yine siz diyin challenge, ben diyeyim meydan okuma etiketleriyle, hemcinslerim bu karşı gelmeye davet ediliyor. Öncelikle her bir davete cevaben "yanınızdayım" diyorum ve çok kısa bir süre önce yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Uzun zamandan son...
Devamını Oku
  0 yorum

KARANTİNA GÜNLERİNDE KİTAPLAR (5)

Karantina günlerinde biyografi serisini sürdürüyorum. Bugün yine bir başka "herbokolog" anlatacağım özetle. Hep diyorum ya, (özellikle akademisyenlere) iflah olmaz bir "herbokolog" olunuz. Sadece kendi alanınız değil, diğer alanlarda da ciddi bilgi sahibi olmak için çaba harcayınız. Hem başka alanlarda bir şeyler okumak, üzerinde düşünmek sizi kendi alanınızda da verimli kılar ve beynini...
Devamını Oku
  0 yorum

BEN AFFETSEM TAKSİM AFFETMEZ

DİKKAT: Öyküde adı geçen kişiler, olaylar ve mekân(lar) birer hayal ürünüdür! ... Selin Hanım rica etmiş, ille de gel, şu sorunu gider demişti. Salı günü ikindiden sonra yürüyerek gittim evine. Ara ara gider, halledemediği, önünde engel oluşturan pürüzleri kaldırırdım. Bu defa da öyle oldu. Telefonumun adım sayacını devreye soktum: bir, iki, üç...bekle beni ey 5187 adım, geliyorum! Aşağı...
Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

HER AN YENİDEN

"HER AN YENİDEN"İ OKUYUNCA ANLADIM Kİ Artık lüksün merkezinde konumlanan, deniz ya da orman manzaralı evlerin, villaların, yatların içinden somurtkan surat ifadeleri, mutsuzlukları gözlerden kaçmayan insanlar çıkıyor. Artık en pahalı arabaların içinden renksiz, keyifsiz, depresif insanlar çıkıyor. Sabah kahvaltısını boğazda yaptığı, bir fincan kahveye yoksul emekçinin üç günlük yevmiyesi...
Devamını Oku
  0 yorum

KENDİNE DOĞMAK

ANNELİK VE DOĞUM Aynı mahallelerde doğduğumuz kadar farklı illerde, coğrafyalarda da dünyaya geldik. Farklı illerin, coğrafyaların insanlarına farklı iller, farklı coğrafyalar birbirlerinden bağımsız kültürel değerler bahşetti. Kimimiz dağ başlarında yoksulluğun sert rüzgâr ve yağmurlarla harmanlandığı engin sahalarda, yalçın yamaçlarda yaşama gözlerini açtı kimimiz kentlerin taşras...
Devamını Oku
  0 yorum

Bir Kitap

Mehmet Rauf - Genç Kız Kalbi Bu geceki kitap yine Bir Mehmet Rauf eseri. Özellikle kadın dostlarıma bir göz atmasını tavsiye ediyorum. Bu eseri okurken 1911 yılına ait olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Hani günümüzde kadına şiddet , kadın hakları, kadın sığınma evleri, kadınlara yolda yapılan tacizler vs vs vs. gündemimizde değil mi? (Ne kadar acı bir hal aslında) Bir de bildiğiniz gibi...
Devamını Oku
  0 yorum

"Kadın Subaylar Rahatsız"

Eril zihniyet, hurafe inançlar, köhne kültür tarafından daha doğmadan kaderleri yontulan, yaşamları boyunca siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyal olarak birçok esarete mahkum edilen yine de bir kez gülebilmek ümidiyle yaşamak isteyen Türk kadınına, bu ümidi bile çok gören et yığınlarının katlettiği Ceren Özdemir başta olmak üzere bütün yığın kurbanı Türk kadınlarına… *** Türkiye, toplum ola...
Devamını Oku
  0 yorum