SOYKIRIM

II. Leopold ismini duyan var mı? Kendisi küçük şirin bir Avrupa devleti olan Belçika'nın 1865-1908 arasında hüküm sürmüş kralıdır. Sömürgesi Kongo'da yaptıklarıyla Hitleri bile kıskandıracak bir vahşete imza attı. Öldürdüğü on milyon insan yanında milyonlarca insanın el ve ayaklarını kestirdi. İnsanlara ceza vermek için küçücük çocuklarının bile el ve ayaklarını kestiriyordu. (Merak edenler buradan detayları görebilir)

Ancak konumuz bu korkunç soykırımdan ziyade Ermeni soykırım iddiaları için canhıraş şekilde meclislerinden karar çıkartan ülkelerin bu konuda meclislerinde bırakın soykırım yasaları çıkartmayı stratejik bir suskunluk içine girmeleridir. 

Bu suskunluk aslında yazımıza konu olan Ermeni soykırım iddialarının neden bazı ülkelerin meclislerinden geçtiği sorusunun cevabını barındırmaktadır. Mesele asla ve asla insani bir hassasiyet değildir. Öyle olsaydı bu ülkelerin hepsi benzer bir hassasiyeti Belçika'nın Kongo'daki soykırımına karşı da gösterirlerdi. Demek ki bu soykırım yasası geçiren ülkelerin derdi ilkesel değil jeopolitik hesaplara dayanıyor. Bu jeopolitik hesapları anlayabilmek için bir Kafkasya haritası açıp Ermenistan'ın konumuna bakmak yeterlidir. 

Devamını okuyun
  0 yorum

ŞOV

kandirmaca

​Youtube da bazı fırlama Amerikalıların kandırmaca (prank) videolarına denk gelmişsinizdir.

Kahramanımız elinde bir pastayla kenarda oturan genç ve güzel sarışın kızın önünden geçerken birden yere kapaklanıverir.

Kız önünde gerçekleşen bu kazayla paniklerken adamımız "bu pastayı babaanneme götürüyordum ama seni görünce düşüverdim" der.

Kız tüm düşüşün ve heba edilen pastanın kendisiyle tanışmak için bir mizansen olduğunu anlar ve bundan çok etkilenir. Beğenilmiş, önemsenmiş, onaylanmış, kendisi için fedakarlık yapıldığına inandırılmış haldedir. Bu ilgiyle gururu okşanır, mutludur... 

Devamını okuyun
  0 yorum

16 YIL

tcekonomi16yil2

​Devletin kurucu kadrosu 1923'de cumhuriyeti ilan ettikten 16 yıl sonra yani ikinci dünya savaşına kadarki dönemde AKP'nin iktidarda kaldığı kadar bir süre ülkeyi yönettiler.

Kurucu kadrolar bu 16 yılda ülkemizden cüzzam, trahoma, verem, sıtma gibi onlarca hastalığın kökünü kazıdılar. Osmanlı döneminde bu hastalıklar yüzünden sonbahar yaprakları gibi dökülen insanımızın ortalama ömrü hızla yükseldi. 

Eğitimde adeta bir patlamaya imza attılar. Cumhuriyetin kuruluşunda erkeklerde % 7 olan okur yazar oranı kadınlarda sadece binde üçtü.

Devamını okuyun
  0 yorum

NATO MESELESİ ve TÜRK JEOPOLİTİĞİ

Siyaset biliminde ve sosyolojide hatta sinemada bile sıkça görülen bir çarpıklıktır anakronizm. Örneğin Cüneyt Arkın filmlerinde atla koştuğu yoldaki tekerlek izleri, kolunda unutulmuş bir saat ya da bir sahnede gökyüzünde uçan uçak anakronizmdir. Sosyolojide ya da antropolojide geçmiş yüzyıllara ait bir olayı ele alırken bugünün değerleri ve doğrularıyla çözümleme yapmak da anakronizme düşmektir. Özetle Anakronizm herhangi bir olayın gerçekleştiği zaman dilimindeki koşullardan bağımsız değerlendirme yapma yanlışıdır. NATO konusunda son dönemlerde dillendirilen eleştirilerde sıklıkla anakronizme düşülüyor. Eleştiriler NATO'ya ya girdiğimiz dönemin koşullarından bağımsız günümüz siyasetinin h...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

AYRILIK ACISI

Her zamanki gibi koca pelitin altına arabamı çektim. Koltuğumu geriye yatırıp kuş sesleri eşliğinde kitabıma başlamadan önce göz ucuyla geçen gün ağacın gövdesine baş aşağı tutunup bana çemkiren kırmızı sincap oralarda mı diye baktım. Bana söz dinletemeyince dallara dağılmış kuşlara saldırmış ve kovmayı da başarmıştı. Ağacın dibinden izlemiştim olanları. İşte bu psikopat sincap yine oralarda mı diye ağacın gövdesini süzerken fark ettim onu. Ağacın gövdesinin diğer tarafında 17-18 yaşlarındaki delikanlı sırtını ağaca yüzünü önümüzdeki dikenlere vermiş ağlıyordu. Ben aniden ortaya çıkınca kaçırdığı gözlerindeki tedirginliği ve utancı gördüm. Bu topraklarda erkekler ağlamazdı malum. Ayağa kalkı...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

KATIR GEVİŞ GETİRİR Mİ?

Bunlar olurken Kıymet teyze kurşun yemiş de yere düşmeden önce son kez havada bir saniye asılı duran askerin yüz ifadesiyle bana bakıyordu. En sonunda kendini toparlayıp insanlık tarihinde edilmiş en derin lafı ediverdi... On yaşımın çocukluğunda yaşadığımız Karadeniz köyünde benden iki yaş büyük Muhittin ile iddiaya girmiştik; ' Katır geviş getirir. ' demişti Muhittin. Katır geviş getirmezdi ve ilginç olan bu arkadaşımın köyde bir katırları vardı. 'La katır geviş getirir mi Muhittin?' dedim. 'Getirse kurban olur, mismil olur, keser yeriz da. Hiç katırın kurban edildiğini gördün mü?' Israrlıydı Muhittin. Nuh dedi peygamber demedi. ' İddiaya girelim. ' dedi. O zamanlar fena bir para değildi o...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır

  0 yorum

VATAN SEVGİSİ

Yeni referandum vesilesiyle bugünlerde vatanseverlik pek yakışmadığı ağızlarda revaçta. Evet oyu verirsek vatansevermişiz, hayır verirsek vatan haini! Herkes kendince bir sevme şekli tutturmuş gidiyor. Kimi arsa rantıyla banka hesabını şişirdiği için seviyor vatanı kimi bir baltaya sap olamayacak kifayetsizliğiyle sırf İslamcı gözükerek adam yerine konulduğu için. Sahtekârların yüksek sesle vatanseverlik türküleri söylediği bir tımarhaneye döndü vatan. Kopan çığlıklara bakarsanız vatanı en çok yurdun minik evlatlarının bedenlerine ve geleceklerine tecavüz eden alçaklar seviyor.  Kendimi bildim bileli bir kenarından tutunduğum bu kavramı artık anlayamaz oldum. Bir zamanlar inandığım en ü...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Dede Korkut ve Nasreddin Hoca bilgeliği…

​ Türkmenistan televizyonunda izlemiştim. Yüzlerce aksakallı adam ayağa kalkıp devlet başkanı olacak diktatörü alkışlıyorlardı. Türk kültüründe aksakallı yaşlılar bilgelikle özdeşleştirildiğinden bir diktatöre yönelik bu abartılı sevgi gösterisine anlam verememiştim. Sonradan öğrendim. Meğer bu yaşlıların hepsi devlet memuruymuş ve görevleri de sadece diktatörü dakikalarca ayakta alkışlamaktan ibaretmiş. Yüzlerce aksakallı ihtiyar adamı bu halde görünce insana dair derin bir hüzne ve umutsuzluğa savrulmadan edemiyorsunuz. 

​Nerede bir yaşlı görsem kitaplarda bulamayacağım damıtılmış saf bir bilgelikle karşılaşacağıma dair anlamsız bir umut beslerim içimde. Birkaç yıl önce Karadeniz'de köyümüzün yaşlılarının muhtarın evi önünde toplanıp sohbet ettiklerini görünce gidip yanlarında oturmuştum. Yaklaşık bir saat boyunca sessizce dinlediğim konuşmaların içeriği beni dehşete düşürmeye yetmişti. Aralarında aksakallı hacı hoca tiplerin de olduğu bu yaşlı başlı adamların muhabbet konuları resmen magazin programları kadar pespaye ve insanlık adına utanç vericiydi.Emekli maaşlarının bir diğerinden yüksekliğiyle ve mal varlıklarıyla övünmelerden tutun çocuklarının kendi yaşlarındaki komşularına ana avrat sövmesini gururla anlatmaya kadar rezilliğin bini bir paraydı. İnsanlık ve hayat adına onca konuşma arasında edinebileceğim tek bir hikmet dolu cümleye şahit olmadığım için izin isteyip sessizce ayrılmıştım aralarından.

Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Bülent Yılmaz @ tahtaPod.com | Tüm hakları sakldır

  0 yorum

DÜNYAYI YÖNETEN OSMANLI!...

İslamcılarımız bir masal uydurup o masalla motive olmayı seviyorlar. "Dünyayı yöneten Osmanlı" masalı islamcılarımızın dilinden düşmüyor. Yeni havalimanı tanıtım filminde de bu ifade geçiyor. "Osmanlı dünyayı İstanbuldan yönetti"  Peki öyle mi gerçekten? Osmanlı Pekini ele geçirdi de ben mi kaçırdım? Cengiz han Osmanlı da ayan mıydı? Yüzyıllarca savaştığımız Ruslar bunların ulu hakanı Abdülhamid döneminde Yeşilköy'e kadar geldiler. Biz Moskovanın dış mahallelerine üs kurduk da ben mi unuttum? Çanakkale'yi geçemez dediğimiz İngilizler İstanbulu yıllarca işgal etti. Karşılığında Londra'yı işgal ordularımız ele geçirdi de ben mi inkar ediyorum? Amerika'yı kuzeyiyle güneyiyle ele mi ge...
Devamını okuyun
  0 yorum

İslamcı İktidar Emperyalizmin Ölüm Öpücüğüdür

Bak güzel kardeşim, sen nasıl her sabah uyanıp işine gidiyor ve orada işinle ilgili temel konularda detaylı çalışmalarda bulunuyorsan bazı devletlerin senden çok daha iyi yetişmiş uzmanları da oturup hangi politikanın devletlerinin çıkarlarına uygun olacağına dair çalışmalar yaparlar. 

Bazen yapacakları hamlenin on adım sonrasını dahi hesaplayarak senin aklının almayacağı işlere imza atarlar. Bizim ülkemizde son yıllarda AKP bu tür uzmanları silip süpürse de bu uzmanların izlerini Rusya ve İsrail gibi ülkelerin politikalarında bolca görebilirsin.

Devamını okuyun
  0 yorum