DÜDÜKLÜ

Seksenli ve doksanlı yıllarda İstanbul'un özellikle dış semtlerinde dehşet bir susuzluk sorunu vardı. Yetmişli yıllarda kavimler göçünü andırırcasına göç almaya başlayan İstanbul, plansız ve altyapısız bir şekilde gecekondulaşarak irileşiyordu. Bu mahallelerin sakinleri memleketinde tutunamamış, rızkını "bir umut" diyerek "taşı toprağı altın" olan İstanbul'da aramaya gelen eğitim ve kült...
Devamını Oku
  0 yorum

EKONOMİ EKONOMİDEN İBARET DEĞİLDİR

Derdimiz ekonomi diyenlere katılırım.En büyük sıkıntı ekonomi diyenler elbette haklıdırlar.Geçim derdinden bunaldığımız açık.Eğer, siyaset-yönetim, yaşamak.. diyeceksek görünene bakacağız.İnsan da bir canlı refleksiyle hareket eder.Önce hayatın devamı söz konusudur.Yarın endişesi bizi ölüm kadar, sırasında ondan da çok meşgul eder. Ekonomik dertler belirleyicidir.Bunu konuşmalıyız, derin...
Devamını Oku
  0 yorum

14'ÜNDE BİR GELİN!

Bütün köylüler aynı yöne baktı, içlerinden yalnızca birisi özgün bir soru sorabildi. Diğerleri: "Bu köyler şehirlere neden uzaktır?" demekle yetindi. Neden uzaktır köyler şehirlere? Onca zaman geçti üzerinden insanlığın, değişmeyen neydi? Neydi insanları birbirinden koparan ve habersiz bırakan? Yoksa yanlış mı sorulmuştu soru, aynı yöne bakanlar meşhur öküzün trene baktığı yerden mi bakı...
Devamını Oku
  0 yorum

CORONAVİRÜS NE Kİ?

Coronavirüs ne ki, siz cehalet virüsünü bilir misiniz? Bu kadar beceriksizlik, bu kadar öngörüsüzlük, bu kadar basiretsizlik, bu kadar gevşeklik ve bu kadar cehalet; işte ülkenin geldiği nokta.Sonunda dünya tarihinde olmayan bir şey oldu ve milleti topluca sokağa taşıran bir sokağa çıkma yasağı ilan edildi. *** Dün iş yerinde arkadaşlarla makara yaparken, "Hafta sonu havalar ısınıyor, ev...
Devamını Oku
  0 yorum

PES!

Tahminim her şeyden anlayan ve her şeyi bilenlerin oranının en yüksek olduğu nüfusa sahibiz. Bizde bir futbolcu aynı zamanda ekonomisttir, sanat eleştirmenidir, tıp uzmanıdır ve biraz toplumda gideri olacağını bilse Einstein'dan daha iyi teorik fizik bilir. Aynı durum tabii ki gazeteciler, şarkıcılar vesaire için geçerlidir. Yeterki toplumda biraz tanınmış olsun. Hal böyle olunca bu tür ...
Devamını Oku
  0 yorum

Küçük Şeyler 10

Ressam yanındaki arkadaşına 'Kral Çıplak' meselesini bilip bilmediğini sorup olumlu cevap aldıktan sonra gülümsemişti. - Sence bugün bunu yapmak mümkün müdür?- Bence hayır... O gün hem kralın korkusu hem de aptal konuma düşme kaygısı birleşip halkı bir yalanı doğru kabul etme zorunluluğuna itmişti. 'Yanılıyorsun' demişti, ressam. Sonra masada ki boş tuvale rastgele çizgiler çizmiş ardınd...
Devamını Oku
  0 yorum

Küçük Şeyler 9

Dünyaca ünlü filozof sessiz sedasız ülkesini terk etmişti. Giderken yalnızca yakın bir dostuyla vedalaşmış ve çok yorulduğunu söylemişti. Artık susmak istiyordu. Ülkesinde yaşayan insanların büyük bir kısmı zaten onun varlığından bile haberdar değildi. Devlet kademesi de o ön plana çıkmasın diye büyük çaba sarfetmişti. Tehlikeli fikirleri vardı. Genç gazeteci uzun zaman onun izini sürmüş...
Devamını Oku
  0 yorum

Küçük Şeyler 5

İki eski dost Boğaz'ı gören bir cafede alışıldık sohbetlerinden birine başlıyordu. Hiç bir zaman konu belirlemezlerdi... Konu konuyu açardı hep. 'En son tavsiyene uyup Hallac'ın Tavasin'ini okudum. Gerçekten beğendim okumak için çok geç kalmışım. Çileli bir hayat sürmüş ve vahşet sahnelerini bile aşan bir ölüm...' 'Ne deriz hep... Doğru insan olup da çileli bir hayat sürmeyen nerdey...
Devamını Oku
  0 yorum

Küçük Şeyler 4

Ülkenin en bilge adamı şehirde art arda açılan bilgi evlerine olan ilgiyi görünce büyük bir mutluluk duymuş, insanlara benim de katkım olsun düşüncesiyle şehrin en güzel yerine bir bilgi evide kendi açmıştı...İlk günler herkesi kıskandıracak kalabalıklar bulan Bilgin her geçen gün azalan ilgiyi merak ediyor ve bunun üzerine kafa yoruyordu ... Bir yerde hata yapmış olmalıydı ...Artık bir ...
Devamını Oku
  0 yorum