Mehmet Alp'in Defteri

1973'te Samsun'da doğdum.


1981'da Almanya'ya geldim.


Öğretimimi Almanya'da tamamladım.


Frankfurt Goethe Ünüversitesi'nde İktisat ve Siyasal okudum

İNCE ÖZLEDİM...

inceozledimF

Özledim seni. 
Çok değil sadece, 
ince özledim. 

Devamını okuyun
  0 yorum

"...İFADESİ ALINARAK SERBEST BIRAKILDI!"

yavuz-selim-demirag

​Ne kadar tanıdık geliyor artık bu ifade değil mi?

"…ifadesi alınarak serbest bırakıldı!".

Bir de tabii bunun "…adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı…" şekli var.

Ben hukukçu değilim. Dolayısıyla bu ifadelerin aralarında olan ince ayrıntılar, farklar hakkında pek yorum yapamayacağım. Aslında beni pek de ilgilendirmiyor.

Sadece bu iki ifadeyi son yıllarda basında ne kadar çok okuduğumuza, yayın mecralarında ne kadar çok gördüğümüze, duyduğumuza dikkat çekmek istedim.

İnternette araştırınca karşımıza çıkan bir kaç örnek vereyim hemen;

Devamını okuyun
  0 yorum

BAŞÖRTÜSÜNDEN ÇOCUK DONUNA...

kind-114_768x432

Ben size inanmıyorum.

Kusura bakmayın...
Veya bakın, umurumda değil.

Onun için bana dinden, imandan, namustan bahsetmeyin.

Her ahlaklı insan dindar olmayabilir ama her dindar insanın ahlaklı olması gerektiğini düşünüyordum.

Ben sizin başörtüsü için polisle karşı karşıya geldiğiniz günleri hatırlıyorum ve inanmayacaksınız ama o zaman da sizin bu hakkınızı savundum. Ama şimdi görüyorum ki, başınızda o örtüyü inandığınız değerler uğruna değil, elde etmek istediğiniz siyasi güç için savunmuşsunuz.

Biliyorum hepiniz için değil, belki çoğunuz için bile değil ama en çok cırlayıp sesi çıkanlarınız için geçerli bu.

Devamını okuyun
  0 yorum

NE ZAMAN?!?

hayalkirikligi

12 Eylül'ün bu millet ve ülke için ne kadar büyük bir travma olduğunu bir çok kişi idrak edebilmiş değil.

Ama sanırım o günlerde henüz doğmamış çocuklar bile o veya bu şekilde bu travmadan nasibini aldı ve her iki tarafta da bu travmanın yaşanmasına ne nasıl sebep oldu anlamamaya ısrar edenler var.

Ama son 17 senenin özellikle son 8 senesi bence 12 Eylül'ün travmasından çok daha büyük bir psikolojik etki bırakacak. Ve bu son derece şuurlu ve planlı yapıldı. 

Devamını okuyun
  0 yorum

MASALLAR VE GERÇEKLER

KralCiplak

​Batı edebiyatında Hans Christian Andersen en çok sevdiğim masal yazarıdır. Karlar Kraliçesi en beğendiğim masalı olsa da bugün Andersen'in 'Kralın Yeni Kıyafetleri' isimli masalından bahsetmek istiyorum. Hani şu sonunda çocuğun 'Kral Çıplak' diye bağırdığı masal var ya; işte o.

Gerçi bilinen bir masaldır, ama ben yine de kısa bir özet geçmek istiyorum.

Malumunuz, bir zamanlar bir diyarda tek önem verdiği kıyafetleri olan bir kral varmış. Her günün her saati için ayrı bir kıyafeti varmış. Ne askerleri ile, ne ülkesi ile ilgilenirmiş. Tek ilgilendiği kıyafetleriymiş. 

Günün birinde sarayına iki sahtekar gelmiş ve kendilerini dünyanın en iyi ve en özel kıyafetlerini dikebilen terziler olarak tanıtmışlar. 

Devamını okuyun
  0 yorum

KOMÜNİST BAŞKAN

komunistbaskan

​Senelerdir sosyal medyada ve özellikle sanal alemde sürekli bir 'Komünist Başkan' vakası ile karşılaşıyorum ve aslında çok uzun zamandır bu konu kabak tadı vermeye başladı.

Bu vatandaşa sadece 'Atatürkçü ulusalcıların' veya 'sol' kesimin değil aynı zamanda milliyetçi, ülkücü camiadan ve sadece gençler değil, 12 Eylül'ün çilesini çekmiş ve evvelini görmüş 'reis abilerin' bile methiye düzmesini, ne yalan söyleyeyim, pek ciddiye almadım.

Gerçi Trabzon'dan ve Gümüşhane'den kendini 'Ülkücü' olarak tanımlayan bir grubun kendisini ziyaret ettiğini okumuştum ama ne bileyim, Allah var genel olarak bu övgü ve methiyelerin Türkiye'nin değişik belediyelerinden sürekli gelen 'yolsuzluk ve hırsızlık' haberlerine karşı bir tepki veya tabiri caizse, bir 'sosyal medya geyiği' olduğunu düşünmüştüm. 

Devamını okuyun
  0 yorum

BELKİ...

65769-baskanapolukarsilama65

Belki inanabilirdim,...

Oslo'da görüşmelerine kılıf uydurmasaydınız mesela,

veya ben ne bileyim, 'Sen ne mutlu Türküm diyene dersen o da ne mutlu kürdüm diyene der…'e alkış tutmasaydınız.
Keşke 'Kürt' ile blücü teröristleri bir tutmasaydınız,
TRT Şeş'i tasvip etmeseydiniz, Türk şehirlerinde belediyelere eleman alırken 'Kürtçe' şartı koyulmasını yadırgasaydınız belki.

Devamını okuyun
  0 yorum

BÜYÜK RESİM

dunya_pasta_s

Küreselleşme, Alt-Right ve Christchurch... 

Ben, öyle yok Rockefeller dünya hakimiyetini kuracaklar, yok Gezi eylemlerinin arkasında güç Rothschildler gibi iddialara inanmam. Bu tür söylemlerin belki daha derin ama daha gözler önünde olan biten bazı şeylerden dikkati dağıtmak için insanların ağzını ve zihnini gereksiz yere meşgul etmekte kullanılan basit söylemler olduğu kanaatindeyim.

Devamını okuyun
  0 yorum

KÜLTÜR FAKİRLİĞİ

NotreDameYangin

Biz, tabiatı katletmekten, tarihi yıkmaktan, yok etmekten, kitapları, resimleri yakmaktan, heykelleri kırmaktan ve insanları öldürmekten sonra arda kalana,"insanlık kültürü" diyoruz.

Yani kısacası, insanların yok edici ve yıkıcı güçleri hariç kendi türlerinin, yani insanlığın ve dünyanın mirası için yaratarak, üreterek katkıda bulundukları kültür olarak tanımlanabilir.

Dünyada farklı insanlar, milletler, olduğuna göre, bu insanların yaşadığı coğrafya ve şartlar farklı olduğuna göre ve burada saymakla bitmeyecek farklılıklar olduğuna göre, eserlerin şekillendirilmesinde farklılıklar olmasından daha doğal bir şey olamaz.

Devamını okuyun
  0 yorum

BAKIN; BURASI ÇOK ÖNEMLİ!..

Oneml_20190326-154541_1

Önümüzde seçimler var.

Aslına bakarsanız vatanım ve milletim için artık siyasetten zerre beklentisi olmayan biriyim (Şahsım için zaten hiç olmadı). Ve bir de bu seçimin 'yerel seçim' olmasına bakarak zaten bir yorum yapmak istemiyordum. 
Çünkü bence özellikle yerel seçimlerde siyasi partilerden önce adaya göre vicdanını dinlemeli insan. 

Tabii bunu söylerken hain PKK'ya 'terörist' diyemeyenleri 'siyasi parti' sınıfına koymadığımı belirtmem gerekiyor.
Her ne kadar birileri beni aşan bir insancıl tavırla vatanıma göz dikmiş şerefsizlerin bile hasta hasta hapisanelerde kalmasına katlanamayacak kadar yumuşak, yürekli ve hümanist olsalar da, ben o konularda çok daha katıyım.

Neyse,...
Olay 'yerel seçim' olsa da bu sefer durumun farklı olduğuna hepimiz şahidiz.
Çünkü yarışanların o il veya bu ilçede yönetime talip olan adaylar değil, siyasi partilerimizin genel başkanları ve hatta zamanında bağımsız olacağına yemin etmiş ama şimdi artık partili olan Reis-i Cumhurumuz olduğunu görüyoruz.

Hemen lafım ters anlaşılmasın, sitem etmiyorum.
Bu sefer bu yerel seçimlerde böyle olmasının çok doğal ve önemli bir nedeni var!
Çünkü bu sefer olay yerel seçimden de öte..... 

Evet, bildiniz efendim;

Bu sefer olay BEKA MESELESİ!

Devamını okuyun
  0 yorum