Almanya'da 50bin nüfuslu küçük bir şehirde yaşıyorum.Aslında 'herkes herkesi tanıyor' diyebilecek kadar da küçük değil ama güncel hayatta alışkanlıklarımız insanı her zaman aynı mekanlara sürüklediği için özellikle kaldığım mahallenin sakinleri ve esnafı ile samimi bir diyaloğum vardır. Ama Cumartesi gününden beri bazı şeylerin değiştiğini fark ettim. İnsanların bana karşı eski sami...
Devamını Oku
Bu akşam yine Neşet ağamdayım. Nedendir, efkârlıyım galiba.  "Bir Ayrılık Bir Yoksuzluk Bir Ölüm" türküsüne birisi bir yorum yazmış: "Dinledikçe rahmetli babam geliyor aklıma. Öyle olur olmaz her şeye gülemezdik, babam kızardı. Babam, mekânın cennet olsun."  Niye babam niye? Bırak gülsün çocuk, sebepsiz de olsa gülsün, ne olacak; çocukluğunu yaşasın... Neden böyleyiz biz? ...
Devamını Oku
Ateşin başında yırtılmış kıyafetleriyle bir şaman dizlerinin üstüne çökmüş.Rüzgarlı ve her zamankinden soğuk olan bu gecede kendini olabildiğince korumak istiyor. Kül olmuş odunların içine kadar sokuluyor. Yanan küçük ateşi beslemek için yanında getirdiği odunları ateşe atıyor. Alevi besledikçe çatırdıyan seslerle birlikte gözüne, kulağına zihnine ve ruhuna huzur geliyor. Onu tanıyanlar yaptığı kutsal yolculuklardan, büyülerinden tüm cihanı kontrol edebilirmiş gibi bahsetselerde çoğunun palavra ...
Devamını Oku
O gece adeta sabah olmak bilmemişti. Ömrünün en uzun gecesini yaşadığını düşünüyordu. Sabaha kadar 5-6 kez uyanmış, her seferinde ortalığın aydınlanmadığını görüp yeniden yatmıştı. Son kez uyandığında saatin altıyı henüz geçtiğini ve etrafın aydınlandığını görünce gözlerindeki ışık da artmıştı. Eşi Ayşe ise sabah kalkıp namazını kıldıktan sonra yeniden yatmıştı. Bu yüzden Ayşe ve çocukla...
Devamını Oku
Yağmur haykırıyordu geceye, acizliğini söyleyerek.Yapamadıklarının pişmanlığından kendine kızıyordu. Üç beş kişilik bir grubun arasında sıkışıp kalmıştı. Bunlardan kurtulmadan ileri gidemeyeceğini biliyordu fakat kurtulmak için adım atacak cesaretinin olmadığını da biliyordu.  Bütün yollar tıkanmıştı, bir umudun kalmadığını çaresizce düşünüyordu. Kendini toparlamak için düşünmesi ge...
Devamını Oku
oda
bu odada çok az düşünüyorum. bazen şeytan geliyor arka taraftaki kanepeye. raftan bir kitap alıyor, genellikle schiller' in haydutlar' ını okuyor sesli sesli. bacaklarına uzanıyorum, kuyruğunu karnımın üstüne bırakıyor. sıcacık..bir nefes o alıyor aynı sigaradan bir nefes ben.ben hep seni korkuturdum çocukken diyor. evet sen beni hep korkuturdun.. ama hep vardın. boynuzlarının ucu görünü...
Devamını Oku
çaydan bir yudum, sigaradan bir nefes.saat gecenin bilmem kaçı.. uyuyamadım yine.. bu sıralar müptela olduğum eski bir türkü dolanıyor dilimde.. çaydan bir yudum, sigaradan bir nefes..üzerinde o çok sevdiğin İstanbul'un resmedildiği bir defter duruyor masamda.. mıh gibi aklımda tutuyorum defterde yazdıklarını..cümlesinden hecesine, noktasından virgülüne.. çaydan bir yudum, sigaradan bir ...
Devamını Oku
Salgın diyince aklımıza hep ölümcül virüs ve bakteri hastalıkları gelir değil mi? Peki hiç Gülme salgını diye bir şey duydunuz mu? Şaka yapmıyorum gerçekten böyle bir şey olmuş. Ben de bir film sayesinde öğrendim. Sonra araştırınca gerçekten böyle garip bir salgın olduğunu gördüm İnanılması zor olan bu olay 30 Ocak 1962 de Tanganyika'da geçmiş. Tanganyika bugünkü ismiyle Tanzanya. Salgın...
Devamını Oku
Anadolu'da üç karayolunun kesiştiği noktada, 1930'lu yıllarda demiryolu geçtikten sonra kurulmuş bir yerleşim yeriydi. Gerek üç yönden gelen karayolunun kesişme noktasında bulunması gerekse demiryolunun geçiyor olması nedeniyle kısa zamanda büyümüş, çok geçmeden de bağlı bulunduğu ilin hatırı sayılır bir ilçesi haline gelmişti.  İlçeye bağlı bir köyden çıkarılan kömür, ilçenin bulun...
Devamını Oku