"Şu tepenin ardındaki yıkıntılar bana ait bir çiftlikti." İhtiyarın moloz yığınına dönmüş arsayı gösterirken eli titriyordu. Üzüntüsü her halinden anlaşılır olup, ses tonunun ağlamaklı bir hali vardı ve hâlâ kendini konuşmaya zorluyordu. Elleri kırılacasılar… Ah keşke kovsaydım onları… Biz de yolcuya hürmet edilir… Kızgınlığı kendisini toparlamasına, düşüncelerini yoğunlaştırmasına neden olmuştu.İhtiyarı saatler sonra bu kadar bilinçli olduğunu hissediyordum. Onu köyün merkezine götürecektim, kö...
Devamını Oku
"Bir varmış bir yokmuş" diye başlar masallar. "İyinin kötüye karşı verdiği mücadelenin içinde ilerler. Sevginin gücü ile kötüyü nasıl alt ettiğini ve nasıl karanlığı yırtıp yeryüzünü aydınlattığını, mutluluğun gücü ile nasıl çiçeklerin açtığını ve ağaçların meyve verdiğini anlatıyorlar masallarda..." diye konuşmaya başladı garip karşısında oturan kadının gözlerinin içine bakarak. Kadın k...
Devamını Oku
Almanya'da 50bin nüfuslu küçük bir şehirde yaşıyorum.Aslında 'herkes herkesi tanıyor' diyebilecek kadar da küçük değil ama güncel hayatta alışkanlıklarımız insanı her zaman aynı mekanlara sürüklediği için özellikle kaldığım mahallenin sakinleri ve esnafı ile samimi bir diyaloğum vardır. Ama Cumartesi gününden beri bazı şeylerin değiştiğini fark ettim. İnsanların bana karşı eski sami...
Devamını Oku
Bu akşam yine Neşet ağamdayım. Nedendir, efkârlıyım galiba.  "Bir Ayrılık Bir Yoksuzluk Bir Ölüm" türküsüne birisi bir yorum yazmış: "Dinledikçe rahmetli babam geliyor aklıma. Öyle olur olmaz her şeye gülemezdik, babam kızardı. Babam, mekânın cennet olsun."  Niye babam niye? Bırak gülsün çocuk, sebepsiz de olsa gülsün, ne olacak; çocukluğunu yaşasın... Neden böyleyiz biz? ...
Devamını Oku
Ateşin başında yırtılmış kıyafetleriyle bir şaman dizlerinin üstüne çökmüş.Rüzgarlı ve her zamankinden soğuk olan bu gecede kendini olabildiğince korumak istiyor. Kül olmuş odunların içine kadar sokuluyor. Yanan küçük ateşi beslemek için yanında getirdiği odunları ateşe atıyor. Alevi besledikçe çatırdıyan seslerle birlikte gözüne, kulağına zihnine ve ruhuna huzur geliyor. Onu tanıyanlar yaptığı kutsal yolculuklardan, büyülerinden tüm cihanı kontrol edebilirmiş gibi bahsetselerde çoğunun palavra ...
Devamını Oku
O gece adeta sabah olmak bilmemişti. Ömrünün en uzun gecesini yaşadığını düşünüyordu. Sabaha kadar 5-6 kez uyanmış, her seferinde ortalığın aydınlanmadığını görüp yeniden yatmıştı. Son kez uyandığında saatin altıyı henüz geçtiğini ve etrafın aydınlandığını görünce gözlerindeki ışık da artmıştı. Eşi Ayşe ise sabah kalkıp namazını kıldıktan sonra yeniden yatmıştı. Bu yüzden Ayşe ve çocukla...
Devamını Oku
Yağmur haykırıyordu geceye, acizliğini söyleyerek.Yapamadıklarının pişmanlığından kendine kızıyordu. Üç beş kişilik bir grubun arasında sıkışıp kalmıştı. Bunlardan kurtulmadan ileri gidemeyeceğini biliyordu fakat kurtulmak için adım atacak cesaretinin olmadığını da biliyordu.  Bütün yollar tıkanmıştı, bir umudun kalmadığını çaresizce düşünüyordu. Kendini toparlamak için düşünmesi ge...
Devamını Oku
oda
bu odada çok az düşünüyorum. bazen şeytan geliyor arka taraftaki kanepeye. raftan bir kitap alıyor, genellikle schiller' in haydutlar' ını okuyor sesli sesli. bacaklarına uzanıyorum, kuyruğunu karnımın üstüne bırakıyor. sıcacık..bir nefes o alıyor aynı sigaradan bir nefes ben.ben hep seni korkuturdum çocukken diyor. evet sen beni hep korkuturdun.. ama hep vardın. boynuzlarının ucu görünü...
Devamını Oku
çaydan bir yudum, sigaradan bir nefes.saat gecenin bilmem kaçı.. uyuyamadım yine.. bu sıralar müptela olduğum eski bir türkü dolanıyor dilimde.. çaydan bir yudum, sigaradan bir nefes..üzerinde o çok sevdiğin İstanbul'un resmedildiği bir defter duruyor masamda.. mıh gibi aklımda tutuyorum defterde yazdıklarını..cümlesinden hecesine, noktasından virgülüne.. çaydan bir yudum, sigaradan bir ...
Devamını Oku