A.Yağmur Tunalı, 1955 yılında, Kayseri Yahyalı'da doğdu. Orta öğrenimini Niğde, Kayseri ve Samsun' da; Erzurum Atatürk Üniversite'nde başladığı yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi'nde tamamladı. Yazı ve sanat hayatına şiirle başladı. Şiirin yanında, deneme, tenkid, tanıtma ve mensur şiirler yayınladı. Yazdıkları, Türk Edebiyatı, Hisar, Töre, Divan, Türk Dili, Doğuş, Milli Kültür, Millî Eğitim ve Kültür, Ülkü Pınarı, Erguvan, Sözcü, Hamle ve benzeri pek çok dergi ile Hergün ve Tercüman başta olmak üzere çeşitli gazetelerde yayınlandı. Üniversite yıllarından itibaren, bazı dergilerin kurucu ve çıkarıcıları arasında yer aldı; yazar kurum ve kuruluşlarında yönetim kurullarında bulundu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde başladığı memuriyetini, 1986’dan itibaren TRT’de devam ettirdi. Sunucu, metin yazarı, senarist, yapımcı-yönetmen olarak 2000 den fazla programa imza attı; yurt içinde kanal sorumlusu ve yurt dışında temsilci görevlerinde bulundu. Basılmış eserleri: Bilge Tonyukuk-1 Hazır Olun Yiğitler (Çizgi roman) Bilge Tonyukuk-2 Gün Bugündür (Çizgi roman) Mevlânâ Mesnevî-1 Aslan Aslandır (Çizgi roman) Mevlânâ Mesnevî-2 Aklı Seç (Çizgi roman) Melâl Burcu (2011) (Şiir) Kavga Günleri (Hâtıra-biyografi- deneme) Bittiği Yerde Başlar (Nehir röportaj- biyografi) Gittiler (Biyografi, hatıra)
15 Temmuz'u konuşamadık, konuşmuyoruz, konuşturulmuyor. Sadece lanetlemek ve bir amigonun ağzına bakmak yetmez. Bu karartmayı kaldırmak mecburiyetindeyiz. 6 yıl devam eden sözüm ona sıkı uygulamaları 3 yıl daha uzatarak başka bir karartma peşindeyiz. Olacak şey değildir. Kendimizden, yaptıklarımızdan şüphe edilmesine sonuna kadar kapı açıyoruz. Hukuk ararken, feci hukuksuzluklar yarattığ...
Devamını Oku
Avrupa şampiyonası final maçını seyretmek üzere televizyonu açtım. Korka korka açtım. Kadroyu bildiğim için düzgün Türkçe ile anlatacak birini beklemiyordum. Ola ki arada düzgün söyleyen eskilerden biri olur mu ümidiyle sesi açtım. Ne gezer?! İlk cümlede başıma taşlar yağdı. İlk cümlede üç beş hata birden. Spiker denen bir kazma ses Türkçeye saldırdı. İlk cümlede yerimden fırladım. Yapma...
Devamını Oku
İsmet Binark, Türk kütüphanecilik ve arşivciliğinin önemli ismiydi. Türklerde resim ve minyatür sanatı üzerinde çalışmaları vardı. Yakın görüştüğümüz yıllarda Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi Başkanı'ydı. Gayretli, titiz, devlet hassasiyeti yüksek bir insandı. Eski eserlerle uğraşanlar ve arşivciler masal iklimlerinden gelmiş gibidirler. Yüzlerine, hallerine o hava siner. İsmet Abi onlardan...
Devamını Oku
Duygu ve heyecan adamıydı. Büyük kabiliyetti. Kıvrak zekası hiçbir akıl kalıbına iltifat etmezdi. Her karşılaşmamızda, onunki gibi durmadan işleyen bir zihni dünyanın az göreceğini düşünürdüm. Yazmak için yaratılmışlar arasında özel bir yeri vardı. Kolay ve acele yazardı. Yazdıklarını düzeltmeye girişmese de güzel çıkardı. Önce şairdi ve her zaman şairdi. Romancı ve hikâyeciydi. Birinci ...
Devamını Oku
Son yıllarda, "Bu şartlarda Demirel'in çeyreği kıymetinde bir siyasetçi başta olsa, Türkiye iki misli büyürdü.." demekten kendimi alamadığımı yakın arkadaşlarım çok duymuşlardır. Çünkü, bu ülkeyi zerrelerine kadar bildiği gibi, dünyayı da derinden tanıyan bir isimdi. Önemli roller oynayacağı kesindi. Onu, bize tam mânâsıyle merhum Yılmaz Öztuna sevdirmişti. Türkeş'i tanıdıktan sonra, baş...
Devamını Oku
Bu sabah verdiğim atasözleri eşliğinde bir soru da benden diyecektim, iç sesim beni uyandırdı. Olanları bu atasözleri üzerinden düşündürmek istediğimi, açıklayarak anlatmak gerektiğini ihtar eden iç sesime uyuyorum. Bilesiniz ki Akçakoca Müftüsü gibi düşünen binlerce din adamı var. Öyle yetişmiş, öyle yetiştirilmiş yüzbinlerce insan var. Akçakoca Müftüsü elbette Diyanet'in görüşünü söyle...
Devamını Oku
Cumhurbaşkanı'ndan başlayarak, aynı telden ses veren memurlarına bir gün içinde ne demişler diye baktım. Kullandıkları sözleri, sıfatları buraya yazmaktan utandım. Manzara iç karartıcı. Cılız muhalefete diyecek söz yok. Köpeksiz köye değneksiz giren iktidarımızın devirdiği çamların ise haddi hesabı yok. Memlekete bir daha, bir daha acıdım. Yapılanlar, edilenler karşısında en hafifinden b...
Devamını Oku
Büyük devletlerle oyun oynanmaz. Değişmez kurallardandır. Bedeli sandığınızdan da ağır gelir. Devlet yönetmenin ilkeleri arasında önde tutulur. Eskiler bunu değişik şekillerde çok söylerlerdi. Dünyanın birinci gücü olduğumuz dönemlerde bu oyuna yeltenenlere çok yaşattık. Geriye düştüğümüz tarih dönemlerinde biz de çok örneğini yaşadık. 2. Mahmud'dan beri, padişahlarımızın, Başbakan ve Cu...
Devamını Oku
O benim ablamdı.Kalemini, hayatını bir büyük ideale vermişti.Kof sloganlara düşmeden fikir ve ideal nasıl söylenir, nasıl yazılır, nasıl ruh olur eser, .. onda görmüştük.İdealinde bir memleket ufku vardı.Türklüğün tarih içindeki yüceliklerini düşünür, ışıltılı geleceğinin tuğlalarını döşeyenlerden olmak isterdi.Derdi tasası Türklüktü. Acılarını dindiren bir sabaha uyandı.. ve bugün gitti...
Devamını Oku