Bu başlık ve rapor Cumhurbaşkanlığı hukuk kurulunun Türkiye tasavvuruyla ilgili raporudur.Bu rapor aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı hükumet sisteminin Türkiye'yi götüreceği girdabı da gösteriyor. Türk milliyetçiliği adına siyaset yaptığını ifade eden Sayın Bahçeli'ye bu rapor ithaf olunur.Raporun daha girişinde Anayasa ihlali ile işe başlıyorlar. "Türkiye toplumu çok kimlikli bir toplumdur....
Ülkemizde hemen her alanda etik daha geniş bir tanımla farklı da olsa ahlaki kurallar diğer disiplinlerden arındırılarak temellendirmeler yapılmaktadır. Demokrasilerde yazılı kurallar esas olmakla birlikte o kuralları pekiştirecek, güçlendirecek ve davranışa dönüştürecek olan etik kurallardır.Demokrasi; toplumun kendi kendini yönettiği kurallar bütün olarak tanımlarsak bu kuralların bir ...
Türkiye'deki ucube partiler yasasını hep eleştirdik durduk. Parti tüzükleri de sonuçta partiler yasasına göre şekillenmektedir. Bunlar demokrasinin önündeki en büyük engellerdir.Diğer yandan insanlarımızın demokrasiyi bir türlü içselleştirmemiş olması ve eski alışkanlıklarının sürekli nüksetmesi de demokrasi noktasında yürüyüşümüzü engellemektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu sosyal do...
Demokrasilerde aslolan milli iradenin yürütme gücüne yansımasıdır. Bütün demokratik toplumlar bu iradenin tam anlamıyla gerçekleşmesi için sürekli bir çaba içinde olmuşlardır. Ülkemizde Meşrutiyet, Tanzimat ve akabinde Cumhuriyetle gerçekleşen tekâmül ve devrim bu mücadelenin sonuçlanmasına yönelik bir gayret olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizim gibi doğu toplumlarında bu süreç sürekli en...
Siyasi İslamcılık hareketleri İslam tarihi boyunca bulundukları coğrafyalarda ve ülkelerde sürekli toplumsal yapının sarsılmasını tetiklemiş, toplumu kargaşaya sürüklemiş ama hiçbir zamanda düzen kuramamış hareketler olarak öne çıkmıştır. Çoğunlukla sıra dışı hareketler olarak kalmışlardır. Asıl tehlike, egemenliği paylaşma noktasına geldikleri zaman ülkede yaptıkların onarılmaz tahribat...
Toplumsal değişimin sonucunda oluşan yeni duruma uygun örgütlenmede belirleyici olan kişiler ya da örgütler değil değerler olacaktır. Dolayısıyla yeni örgütlenme modelinde hiç kimse ya da kuruluş kutsal addedilerek bir zırha bürünmeyecektir. Kişi ya da kuruluşların vazgeçilmezliği tarihe karışacaktır. Bu süreçte değerler etrafında insanların özgürce kümelenmesi de gerçekleşmiş olacaktır....
Bugün sosyal medyada, siyaset arenasında ve hayatın her alanında hem çok aranan hem de her probleme dolgu malzemesi olarak kullanılan hareketin adıdır Türk milliyetçiliği.Karşılıksız vatan ve millet adına kendini adayan ve yeri geldiğinde egemenlerin oyunlarına gelerek gencecik yaşlarında işkenceye tabi tutulan, soğuk urganlarda can veren ya da kahpe kurşunlarla hakka yürüyen bir neslin ...
​Türk coğrafyasında en köklü ve bilimle iç içe olan tek dünya görüşü Türk milliyetçiliği olduğu halde Türk milliyetçileri Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bir türlü bilimle temellendirilecek bir Türk milliyetçiliği dünya görüşünü kurumsal yapılarında inşa edemediler.Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk milliyetçileri olduğu halde 95 yıllık Cumhuriyet serüveninde iktidara gelmeyen tek camia T...
​Genelde Türk milliyetçileri özelde ülkücüler, Türk milletinin refah seviyesi bakımından en şansız evlatlarıdır. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne o damardan gelen vatan evlatları karşılık beklemeksizin ulvi değerler uğruna kendini adayan sosyal, ekonomik ve kültürel yönden en zayıf bir sosyal çevre olmanın ötesine bir türlü geçemediler. Buna rağmen savundukları değerlerin kutsallığını bi...