BABAANNEM DERDİ Kİ: "GÜN GELECEK BU KÖYLERDE İNEK KALMAYACAK, HASTALIKLAR ÇOĞALACAK..." "Kış gelir yayladan iner çobanlar; sürüler ahıra girer, insanlar evine. Yaz gelir çobanlar yaylaya çıkar; sürüler ovaya, insanlar yayla evine. Bu döngü hep böyle yaşanır gider. Mekân da aynıdır insan da sürü de... Bir ömür boyunca aynı, benzeri koşuşturmalar ekseninde tükenenlerin hesabını tutar insan...
Seninle yeşerdik biz bu toprakta
Ormanda rastlarsın, dağda sen bana.
Yeşilin tonunda, aynı yaprakta
Üzümde rastlarsın, bağda sen bana.
Telif Hakkı
© tahtapod.com
Kirlenen düzenin peşinden gidip
Akışın tersine hareket edip
Bulanık sularda yüz dedin bize.
Gür idi bir zaman; yemyeşil, koyu
Şahsımı peşine takarken dağlar.
Nasıl da heybetli coşardı suyu
Bir baştan bir başa akarken dağlar.
Nakışla inceden işleyip çağı
Kültürle yaşatır kurduğu bağı
Zamanın elinde iğnesi, tığı
Örgüler örülür dağ köylerinde.
17 Mart 2024 akşamı Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasında yaşananlar tüm Türkiye'nin malumudur. Bir Trabzonlu ve Trabzonspor'a çeşitli anlamlar yükleyen bir Trabzonspor taraftarı olarak bu olayları değerlendirmek ihtiyacı hissettim. Bu özensiz blog yazısında bu kapsamda bazı karalamalar yazacağım. Bu yazı bir özeleştiri yazısı olacaktır. Fakat özeleştiriye geçmeden önce, öncelikle şun...
Bakarsın kış günü iş verir sana
Çiğneyip yutacak diş verir sana
Üç alır elinden beş verir sana
Arasan bulunmaz nimet bu dağlar.
Zannetmem şehirler küçültür seni
Hikâyen büyütür yüzleri, bini
Düşüne götürür gerçeğin beni
Peşinden hayaller kurduğum dağlar.
Bu yıl da yeniden mevsimi gelir
Dereden tepeye açar dağlarım.
Çiçekli dallara konar, yükselir
Mis gibi kokular saçar dağlarım.
