BAŞLANGIÇ NOTU: Bazı Karadeniz şarkılarında âdeta şiire, sanat eserine hakaret edercesine yazılan dörtlükleri eleştirme amacıyla benzer şekilde tutarsız, saçma dörtlükler yazmayı yeğledim.
Rol keserim yanında, yiğit adam sanırsın
Gerçek yüzümü görsen belki de utanırsın
Tanımazsın, bilmezsin; yıllardır aldanırsın
Her kalıba eksiksiz uyarım ben liderim.
On kişi yaşadılar küçücük bir odada
Yıllardır değişmedi, acı gerçek ortada
Satın alma gücünün tükendiği noktada
Şükür dedi bugüne, eskiden böyle miydi?
Zamanında anladık çekilen çile miydi
Şükür dedi bugüne, eskiden böyle miydi?
Zulmünle kaldırıp asi başını
Masuma gösterdin kanlı dişini
Üstelik sırdaşın, can yoldaşını
Sırtından vuran sen, sen değil miydin?
Meraklı vatandaş sordukça niçin
Anlattık farkını manevi göçün
Cennetten köşeler vadetmek için
Din ile sömürdük biz bu ülkeyi.
Seninle yeşerdik biz bu toprakta
Ormanda rastlarsın, dağda sen bana.
Yeşilin tonunda, aynı yaprakta
Üzümde rastlarsın, bağda sen bana.
Telif Hakkı
© tahtapod.com
"Ömürden şu geldi, bu geçti" derken
Yaşanan yaşanır geç yahut erken
Huzurun seyrinde gevşemek varken
Gerilip kendini kasar mı dersin?
Telif Hakkı
© tahtapod.com
