EVLİLİK GEREKLİ VE KURTARICI BİR KURUM MU Kimin evliliği iyidir, kimin evliliğinde sorunlar yoktur; kim istediği gibi yaşıyor bir evin içerisinde ve evliliğin belirlediği sınırlar dahilinde? Mutlu muyuz? Hayır! Mutlu musun? Hayır! Mutlular mı? Hayır! ... Bu bir evlilik kurumudur; temelleri pek sağlam olduğu için öyle her depremde yıkılmaz; en kritik fayın üzerinde bile olsa dayanma...
Kaçırdım sevdanın damak tadını
Islattım şekeri, tuzumu baba.
Bırakmak isterken dünde adını
Taşıdım yarına sızımı baba.
HATMİ ÇİÇEKLERİ Dokunduğun yeri güzelleştirmek istiyorsun dokusunu teninde hissettiğin güzellikler karşısında. Güzel bakmak istiyorsun bir güzele gözlerin değdiğinde; güzel konuşmak bir güzelin sesini işittiğinde ve güzel sevmek istiyorsun bir gönlün büyüsüne kapıldığında. Karşındakine, varlığını büsbütün etkileyene, etkisiyle yönüne yön katana göre şekillenmek isteyen kalbinin beyninle ...
Göz zâhiri görür, gönül bâtını,
Beni kalbinle sev, göz ile sevme.
Hak'tan çıkar aşk sırrının bütünü,
Ayan halinle sev, giz ile sevme.
Size bir hikâye anlatacağım,
Arzu'yla Vefâ'nın hikayesi bu.
İçini tasvirle donatacağım,
Zaten bu şiirin tek gâyesi bu.
Atılacaktı öne kadın. Tıpkı erkek gibi "İşte buradayım, aslan gibiyim, özgürüm, bir şeyleri başarmanın mücadelesi içindeyim" diyecek, terslenmeyecekti! Bugün bile yer yer kadının mücadelesi yadsınmayacak, öyle ya? Hangi çağda?Hangi mekânda?Niçin?Gereği ne? Sahneye çıkacaksın, şarkı söyleyeceksin! Bize yakışır mı? Töremiz var, namus anlayışımız katıdır diyeceksin! Namus salt sana mı mahsu...
Dilini ısırdın,sözleri yuttun,
Coşkun seller gibi çağlarken hem de…
"Biraz dinlen" diye beni uyuttun,
Kanayan yaramı bağlarken hem de…
Hüzün yağmurları gönlümde seldi,
Çağlamamak için tuttum kendimi.
Gözyaşım, kirpiğin ucuna geldi,
Ağlamamak için tuttum kendimi.
Gece vakti beni efkara salma,
Mart zamanı geçti! Geç kaldın kedi.
Boşa ümitlenip, ayazda kalma,
Mart zamanı geçti! Geç kaldın kedi.
