NE İLYAS NE CEMŞİT/CEVAP HİÇBİRİ
ZORUNLULUKLAR İSTENMEYEN KALIBI BİÇİMLENDİRİR
Herkesin hayatı tozpembe, öyle mi? Herkes güllük gülistanlık durumda; sabah kalkıyor mutlu, akşam yatıyor mutlu...Oh ne güzel! Oysa öyle değil.
Öyle olmadığını anladığında bazı sözlerin inandırıcılığı sarsılır. Dilden dile geçiş yaparken hiçbir pürüz yaşamayıp yıllara meydan okusalar bile. Bir söz gelir aklına. Her kim, ne zaman bu sözü söylese karşısındakini kendi gerçeklerine daha çok inandıracağını zanneder. Bu sözü söyleyenler kitaplara çatar, filmlere çatar ve der ki, "O bahsettiklerin romanlarda, filmlerde olur. Gerçek hayatta böyle şeylere yer yoktur." Genelleme yaptıkları için bazı filmler ve romanlardaki gerçeklerin birebir hayatın kendisi olduğunu gözden kaçırırlar. Bazı romanlar ve o romanların sinemaya uyarlananları bize der ki, "O bahsettiklerin hayatın kendisi olduğu için önce romanı yazıldı, sonra filmi çekildi."
Kırgız edebiyatının ünlü ismi Cengiz Aytmatov tarafından 1961 yılında yazılan "Kırmızı Eşarp" kitabı Türk sinemasına "Selvi Boylum Al Yazmalım" ismiyle uyarlanıp 1978 yılında gösterime girer. Orijinal adı "Kırmızı Eşarp" olan kitabın başkarakterleri Asel, Baytemir, İlyas'tır. Aynı kitap Türkiye'de sinemaya uyarlanırken Asel'i Asya'ya, Baytemir'i Cemşit'e dönüştürürler. Yalnız İlyas'ı öylece bırakırlar. Aslında İlyas öylece bırakılmaya uygun biri değildir. Yani öylece bırak, arkana bakma, sırtını daya diyemeyeceğin kişidir.
Güven vermeyen kişi profili çizen İlyas, "Aldırma Gönül" isimli kamyonuyla baraj inşaatında çalışan İstanbullu bir şofördür. Asya ise dağ köylüsü tabirine uyan bir kızdır. Geleneksel ve muhafazakâr yapının sakındığı dünyalar güzeli kadın kimliği ile çeşmeden su doldurmaya gittiği sırada dağ yolunda İlyas'ın kamyonunun çamura saplandığını görür. Çamura saplanan kamyonun yanından geçtiği sırada İlyas ile yüz yüze gelir ve böylece acı dolu bir âşkın hikâyesi başlar.
AL YAZMALIM FİLMİNİ TÜRKİYE'DE HEMEN HEMEN HERKESİN SEYRETTİĞİNİ DÜŞÜNEREK İLYAS VE CEMŞİT KARAKTERLERİNİ ELE ALIYORUM
Dilemmaya sebep olabilecek bu kült filmde İlyas ve Cemşit karakterlerine özgü bazı çıkarımlarımı sizinle paylaşmak istiyorum.
ÖRNEĞİN KADINSIN
İlyas'ı seçersen hazzın doruklarında bir âşk ve evlilik hikâyesi biriktirme durumun gerçeğe yakın ihtimaller sunabilir sana. Aynı şekilde İlyas'ı seçersen duygusal manada doyum sağlamaya elverişli doruklardan huzur bahşeden, deşarj olmana odaklı bir alan seçebilirsin.
Bu seçimler; görünürde İlyas'ı yüksek fiyattan arz edip talep yoğunluğuna cevap vermek olarak yorumlanabilir; fakat bu işin bir de "fakat" kısmı var. İşte orada İlyas'ın tercih edilmemesi bağlamında daha gerçekçi ve doğru bir yönelimin fotoğrafı netleşebilir.
Bu duruma örnek vermek gerekirse şunu diyebiliriz: İlyas sıkıştığında, adımlarını yokuş yukarı bir yola yönelttiğinde vazgeçebilir. Bu sebeple sorumluluk almak İlyas'ın psikolojik sırtına çok ağır gelebilir.
Haydi gel, biraz da Cemşit karakteri üzerinden yaklaşalım bu ilişkiye.
Cemşit'i seçersen gözün arkada kalmayabilir. Gözün arkada kalması muhtemelen tıbbi olarak da iyi bir şey değildir. Gözün arkada kalmasını gözü arkada kalanlara sormak lazım. Gözü arkada kalanlar, belki bir ömür önlerini(!) görememe engelliyle baş başa kalacaklardır.
Cemşit'le bir aradayken gözün arkada kalmamışsa önünü görmenden alacağın güçle geleceğine emin adımlar eşliğinde yürüyebilirsin. Cemşit'e sarılarak yürümek; fiziki birliktelik bağlamında omuzdaşlık görevi görürken birine güvenmenin somut gerçekliğini de ortaya koyar. Fakat İlyas'ta olduğu gibi Cemşit'te de olumsuz durumların yaşanması, ilişkide yan etkiye bağlı rahatsızlık hissedilmesi olasılıklar dahilindedir. Cemşit'i seçmek iktisadi ve fiziki anlamda güven inşa etse de zamanla duygusal anlamda yetersizlik ihtimali yüzünden kadının içine atmasına neden olabilir. Dolayısıyla gün geçtikçe Cemşit'te bulamadığını İlyas'larda bulmaya yönelebilir bir kadın.
Her iki karakteri maddeler halinde sıralayalım:
1- İlyas erkeğin orospusudur. Cemşit bir kadının kadını anlayabileceği kadar içgörü kazanmış dürüst bir adamdır.
2- İlyas bakımlı, yakışıklı bir züppedir. Cemşit normal giyimli, albeni yaratmayan düz bir profildir.
3-İlyas sermaye piyasasında spek hisse yatırımı(!) yapıp beklentiye girmektir. Cemşit BIST 30 hisselerinden az da olsa günlük % 1-2'lik kazanç sağlamaya meydan verebilen güvenilir bir şirkettir.
4- İlyas; spekülasyon ve manipülasyona sonuna kadar açık BIST 100 harici hisselerde spek hisse patronlarıyla göt göte, diz dize haksız kazanç sağlayan grupların sosyal medya platformlarında danışıklı dövüş yapması; finansal ve teknik tablodan habersiz küçük yatırımcının sahip olduğu bütün parayı(varını yoğunu) birkaç hafta içinde eritip elinden almasıdır. Cemşit; kuralları bilen, oyuna gelmeyen, tuzak kurmayan dev, güvenilir, devlet destekli bazı BIST 30 şirketleri gibidir.
5- İlyas; yıllar yılı tutarsız davranan, ne dediği belli olmayan; güven verip yarı yolda bırakan siyasiler gibidir. Cemşit karakteri ülkemizde nadir bulunanlardan olmasına rağmen yeri, izi, sözü, kimliği belli güven veren bazı siyasiler gibidir.
6- İlyas; her sabah uyandığında, "Bu kalleş züppe beni ne zaman, hangi kadınla aldatacak?" gibisinden kaygılar yaşamandır. Cemşit; sevdiği kişinin her sabah akşam yanında olmaya gayret eden, "Sevgi neydi? Sevgi emekti." repliğine hizmet eden taraf demektir.
Peki, buradan nasıl bir sonuca varabiliriz?
Bir kişinin yakışıklı, güçlü, kaslı, boylu poslu olması demek; duygusal ilişkisinde tutarsız, yarı yolda bırakan, aldatan kişi olacağı anlamı içermez. Tersi yönde bir kişinin yaşının sizden en az 15 yaş büyük olması(Cemşit ile Asya'da olduğu gibi) karizmatik, kaslı, güçlü olmaması, dolayısıyla yakışıklı olmaması ilişkisine sadık kalacağının, sizi aldatmayacağının garantisini vermez. Tipi hiçbir halta benzemediği halde sosyal medya platformlarında "azgın kadın" aratması yapan erkek profilleri de mevcut, üstelik yığınla.
Öyle ki toplumsal algıların yanlışı doğru, doğruyu da yanlış olarak aksettiği nice yaşanmışlık vardır. Bu sebeple ikili ilişkilere sosyolojik algıyla değil bireysel algı, bire bir yaklaşımla bakmanın doğru sonuçlar verebileceği unutulmamalıdır. Burada, bu filme yönelik yapılan keskin çıkarımlar; tek kişi üzerinden hareketle karakter analizi yapıldığını göstermektedir.
Bariz biçimde görülüyor ki bu ilişkide Cemşit karakteri; bir kadın için daha güvenilir, şans verilmeye müsait tarafı işaret etmektedir. Fakat kanımca en iyisi ne Cemşit'te ne de İlyas'ta karar kılmaktır. Ne var ki hayat kesinlik içermediğinden belirsizdir. Bu yüzden hayatın insana dilemmayı yaşatması daha olasıdır. Güzeli verir ama burnundan getirebilir; yakışıklıyı verir ama doğduğuna pişman edebilir. Üçüncü bir seçenek hayatın şıklarında belki yoktur veya vardır ama çok zordur. Türkiye şartlarında bir kadın için çok zor olsa da her ilişkinin üçüncü bir seçeneği olabilir mantığı üzerinden hareket ettiğimizde gerekli cevap "Hiçbiri" öncülü olarak işaretlenebilir.
Yani "Hiçbiri" seçeneğini sonuç kısmına iliştirip ne demek istiyorum, biliyor musunuz sevgili kadınlar?
Kocanızın hukukçu, mühendis, ekonomist, doktor falan olmasıyla övünmeyin. Öze indiğinizde bu sizi bağlamaz; duygusal ilişkiniz, sevgililik haliniz, evliliğiniz kötüye gittiğinde birbiriyle geçinemeyen iki insan olursunuz; dolayısıyla etiketlerin, unvanların hiçbir önemi kalmaz.
Nitekim hiçbir erkeğe muhtaç olmayın, üçüncü seçenek kendi ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışmaktır. Ne İlyas ne Cemşit, tek doğru hiçbiri.
Engin Yeşilyurt
Sayfamızda yayımlanan yazıları kaçırmamanız için yayınımıza abone olun.
Aboneliğinizi istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.
