​ TÜRKİYE'NİN KONUT SAHİPLİĞİ PROBLEMİ ...! Her sosyal devlet kendi vatandaşını, bir KONUT SAHİBİ yapmak veya GELİR SEVİYESİNİ rahatlıkla konut alabilecek seviyeye ulaştırmak zorundadır .. Türkiye'nin 2050 yılına kadar 6,5 milyon konuta İHTİYACI olacak. Mevcut 2 milyon stoğunu düştükten sonra DOĞACAK İHTİYAÇ 4,5 MİLYON civarında olacak. Bugün Türkiye'de KİRADA oturan HANE SAYISI 6 milyon...
​Devletin kurucu kadrosu 1923'de cumhuriyeti ilan ettikten 16 yıl sonra yani ikinci dünya savaşına kadarki dönemde AKP'nin iktidarda kaldığı kadar bir süre ülkeyi yönettiler. Kurucu kadrolar bu 16 yılda ülkemizden cüzzam, trahoma, verem, sıtma gibi onlarca hastalığın kökünü kazıdılar. Osmanlı döneminde bu hastalıklar yüzünden sonbahar yaprakları gibi dökülen insanımızın ortalama ömrü hız...
​ Birkaç gündür havuz dolusu medyanın yayınlarında dikkatimi çeken bir husus oldu. Aslında gündem zengini güzel ülkemde yazacak çok husus var da, bir süredir klavye oynatmaya vaktim olmuyor. Hem havalar soğuduğundan beri sıkça yapılan, "Memleket çok soğuk, Silivri daha soğuk" şeklindeki soğuk espriler de daha bir üşütüyor adamı. Zaten fatura korkusundan evde kombiyi de açamıyoruz......

Dün Ekonominin LOKOMOTİFİ olarak lanse edilen İnşaat sektörü plansızlıktan dolayı KRİZE girmiş,Ekonomimizi'de KRİZE sokmuştur.
Türkiye'de yıllardan beridir hep inşaat konuşmakta ,dağa taşa her yere,İhtiyaç planlaması yapılmaksızın konut yapılmaktaydı.
Gerçekten bu kadar konut yapımına ihtiyaç varmıydı..?

Merak ettim,böyle bir planlama bulamayınca 2050'ye kadar konut ihtiyaç tablosunu 5'er yıllık periyodlarla kendim hesapladım. 

​ Krizli dönemlerde İmf'ye gitmek yanlış değildir.  İMF en ucuz danışmanlık ve program veren yerdir. Şirket değildir, devletlerin ortak olduğu bir kurumdur. Çok zaman kurtarıcı rol oynar. Çünkü onun dediğine uymak zorundasınız. Yoksa açtığı kredinin kalan bölümlerini vermez. Kredi demişken.. En ucuz kredi veren de İMF'dir. Mesela biz 23 milyar doları keşke taksidine göre ödeseydik. ...
​ Karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşan bir siyaset anlayışımız var. Her yerde tel tel dökülüyoruz. Fakat Allah var; bütün mağlubiyetleri, bütün beceriksizlikleri, bütün çöküşleri ve rezillikleri şanlı zaferler olarak göstermek gibi dünyada eşi-benzeri olmayan bir pazarlama maharetine sahibiz. Ne hezimetleri, "Müthiş zafer" diye pazarlamadık ki… *** Birisi henüz yeni oldu… Altı aydır ...
Öteden beri hem bazı düşünürlerin hem de sıradan insanımızın ısrarla savunduğu bir iddia vardır: Biz yeteri kadar dindar olmadığımız için, daha doğrusu dindar yöneticiler tarafından yönetilmediğimiz için yükselemiyoruz. Bu iddia, şu şekilde temellendiriliyordu: Din ahlakın temelidir, din olursa adalet olur, din olursa emanet ehline teslim edilir, din mefhumuna sahip kimse adam kayırmaz, ...
​ AKP'nin meşhur bir sloganı vardı, "Onlar konuşur AKP yapar" diye. Allah var, yıllardır sadece konuştuklarımızı değil, konuşmadıklarımızı da yaptılar. Hatta aklımızın ucundan geçirmediklerimizi dahi yaptılar... Meselâ önceki gün bir takım medyada "ABD'den üç yıl aradan sonra süt ithal edeceğiz" şeklinde bir haber vardı. Tam, "Dünya şimdi ABD'den ithal edeceğimiz süt ve süt ürünleri...
Doğadaki milyonlarca canlı çeşitliliğinin bir parçası olan insan türü, varoluşundan bugüne -belki de ebediyete değin- her yönüyle çözümleyemediği doğayı ve yaşamı kavrayabilmek, kısacık yaşamını anlamlandırabilmek için kendince sayısız söylenceler türetmiş ve kendi zuhuru olan söylencelere inanarak akıl ve gerçekliği reddetmiştir. Bu söylence zafiyeti, insan türünün kendini doğadan ayrı ...