ŞİDDET VE TOPLUM 

Eğitimde, sağlıkta, sokakta, trafikte velhasılı hayatımızın her anında ki şiddet malum. Her gün aynı şiddetle yatıp aynı şiddetle kalkıyoruz. Hatta bir günümüz diğer günden az şiddet içerirse neredeyse zarardayız sayacağız kendimizi. Siyasi parti genel başkanları oy toplamak için niçin o öfke dilini kullanıyor hiç düşündünüz mü? Kabul edin veya etmeyin o dil işim...
Devamını Oku
  0 yorum

"İLİM İLİM BİLMEKTİR"

Bir dostum dehşetle Cumhurbaşkanının bir konuşmasından bahsetti.

İrkildim.

Cumhurbaşkanı üniversitelere kötüleri seçtiğinin farkında değil mi acaba?
Üniversitelerde ilim yapılmadığının...
Hocaların ona buna yaranmayı en büyük iş saydıklarının...
Rektör seçimi gibi bir aşağılayıcı işlemi kabul ettiklerinin...
İlk altıya girmek için nasıl kırıştıklarının...
Sonra mektep talebesi gibi imtihana girdiklerinin...
Gözüne girmek için parti adamlarının ve bürokratlarının kapısında paspas olduklarının..
Ve kendisinin bunları böyle istediğinin apaçık konuşulduğunun...

Devamını Oku
  0 yorum

ERK KULLANICILARI MİLLİ HAFIZADAN NE İSTİYOR?

​Ulusların hafızası arşivleri ve arşiv niteliğindeki kurumlarda saklıdır, Türkiye'nin bu anlamda temel kurumları mevcuttur. Cumhuriyet öncesi devlet kayıtları Osmanlı Arşivlerinde, Cumhuriyetten bu güne devletin hafızası Cumhuriyet arşivlerindedir.Devletin iş akışından bağımsız olarak da Türkiye'de yayımlanmış her türlü yayından örnek barındıran, ulusal ve uluslar arası yayım faaliyetini izleyen, bünyesinde bilim, sanat edebiyat koleksiyonları oluşturup korunması genişletilmesi faaliyetinde bulunan Milli Kütüphane bu kurumlarımızın önde gelenleri.

Devamını Oku
  0 yorum

ŞULESİ SÖNDÜRÜLDÜ

İnsana dair iyi şeylerin yirminci kattan atıldığı bir yirmi dokuz mayıs sabahı… Ne hazin! Daha evvel hiç tanımadığım varlığından dahi haberdar olmadığım bir çocuk için içim katıla katıla ağlıyor. Genç kız bir yakınımın uzak hısım evladı imiş. Yaşadığı bölge ailenin yapısı aşağı yukarı tahmin ettiğim şartlara sahip. Aile anne baba kuşağında Giresun'dan göç etmiş, İstanbul'un kenar semtler...
Devamını Oku
  0 yorum

Atatürk Orman Çiftliğinde Saray Oluyor da Üniversite Neden Olmasın?

Biz niye devletimizin sembolü Çankaya'dan vazgeçtik? Yukarıda bahsettiğim yazara da soruyorum. Ak sarayı "Çankaya köşkü küçüktü" demek dışında savunabilecekleri bir neden var mı? Yeni partinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Ümit Özdağ, Sözcü gazetesine verdiği röportajda iktidara geldiklerinde Ak Sarayın kurulacak yeni bir Üniversiteye yerleşke olarak verileceğini söyledi.Sayın Ümit Ö...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© Barış Atagün @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

ŞİDDET, TERÖR VE ÜNİVERSİTELER

​-Başta Fırat Çakıroğlu olmak üzere terör örgütü PKK ve diğer terör örgütleri tarafından katledilen bütün milliyetçi öğrencilerin hâtırâsına…  "Faşistler, devrimci kardeşlerimize saldırmış"…Yıllar evvel, üniversitede üçüncü sınıfta iken (2000-2001) duyduğum ve hiç unutmadığım bir cümle… Peki, faşistler kim; devrimci kardeşleri kim?Öcalan'ın 1999'da tutuklanmasından sonra okuduğum Ma...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© Kutlu Altay Kocaova @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

BİTMEZ YÜREĞİMDEKİ İNCE SIZI

​Hasan'ım sensiz tam 6 sene geçti... "Ve tarih bir gün; aciz içinde şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın icat edilmediğini yazmak zorunda kalacaktır" Seyyid Ahmet Arvasi Merhum Arvasi Hocamızın'da yukarıdaki sözü ile bahis ettiği Türk Milliyetçileri yani Ülkücüler ve davalarına olan aşkları tarihte kendine öyle yer edinmiştir ki; "Nefer" mertebesine erişmek İs...
Devamını Oku
  0 yorum

Üşüyenlerin Öyküsü (Mesut YERGİN Anısına)

​Fakültesine doğru yürürken söyleniyordu kendi kendisine."Ne zaman bitecek bu kargaşa"Aslında onu yoran sadece üniversitelerde ki kargaşa değildi. Onu en çok yoran ailesinin tedirginliğiydi.- Oğlum dikkatli ol- Kimseye bulaşma yavrum- Bak okul çok karışık istersen dondur bu sene okulunuNasihat üzerine nasihat… Kızamıyordu annesine, babasına, anarşinin kol gezdiği bir zamanda, kim evladı ...
Devamını Oku
  0 yorum

PARDON, DİNDAR NESİL Mİ DEMİŞTİNİZ !

Kendimizi hastane acil kapısında bulduğumuz bir akşam, müşahade odasında 3 ayrı gencin intihar vak'asıyla karşılaşmıştım. Refekatçı bir genç, arkadaşını sürekli konuşturmaya çalışıyor "kaç tane içtin, kaç tane içtin?"
Önce bira içmiş kız çocuğu, arkasından bulduğu ilaçları da o güzel bedenine göndermiş. Dudaklarından çıkan 4 kelime "git başımdan uyuycam ben"
Hastane bahçesinde karar verdim o gün, sağa sola haber vereceğim, soracağım/sormalıyız "liseler de neler oluyor?"
Çevremde ki liselilerle konuşmaya başladım. Aile, eş, dost, eşraf..
Yetmedi, müdür yardımcısı, rehber öğretmenleri, sendika yöneticileri..
Bir şeyler oluyordu…
Aslında konuyu bir rehber öğretmeni özetledi. Şöyle diyordu DEVLETİMİN okulunun rehber öğretmeni. "Valla aslında yapacak fazla bir şey yok, burası DEVLET okulu ve DEVLET size diyor ki; 'paranız varsa' çocuklarınızı özel okula gönderin, yoksa bunlara katlanmak zorundasınız"
Şimdi; katlanmak zorunda olduklarımızı yazmadan önce; DEVLET derken dudaklarımdan dolu dolu çıkan [özellikle büyük harflerle yazdım], onun varlığına inandığım, Allah'dan sonra ondan daha büyük hiç bir şeyin beni koruyacağına inanmadığım DEVLET'imin küçük düşürüldüğüne mi, o DEVLET okulunda ki öğretmenin kendini bu kadar aşağılık görmesine mi yanayım bilemedim…
DEVLET diyorum DEVLET!

Devamını Oku
  0 yorum