ZORUNLULUKLAR İSTENMEYEN KALIBI BİÇİMLENDİRİR Herkesin hayatı tozpembe, öyle mi? Herkes güllük gülistanlık durumda; sabah kalkıyor mutlu, akşam yatıyor mutlu...Oh ne güzel! Oysa öyle değil. Öyle olmadığını anladığında bazı sözlerin inandırıcılığı sarsılır. Dilden dile geçiş yaparken hiçbir pürüz yaşamayıp yıllara meydan okusalar bile. Bir söz gelir aklına. Her kim, ne zaman bu sözü söyle...
HATMİ ÇİÇEKLERİ Dokunduğun yeri güzelleştirmek istiyorsun dokusunu teninde hissettiğin güzellikler karşısında. Güzel bakmak istiyorsun bir güzele gözlerin değdiğinde; güzel konuşmak bir güzelin sesini işittiğinde ve güzel sevmek istiyorsun bir gönlün büyüsüne kapıldığında. Karşındakine, varlığını büsbütün etkileyene, etkisiyle yönüne yön katana göre şekillenmek isteyen kalbinin beyninle ...
Seninle yeşerdik biz bu toprakta
Ormanda rastlarsın, dağda sen bana.
Yeşilin tonunda, aynı yaprakta
Üzümde rastlarsın, bağda sen bana.
Telif Hakkı
© tahtapod.com
Gür idi bir zaman; yemyeşil, koyu
Şahsımı peşine takarken dağlar.
Nasıl da heybetli coşardı suyu
Bir baştan bir başa akarken dağlar.
Göz zâhiri görür, gönül bâtını,
Beni kalbinle sev, göz ile sevme.
Hak'tan çıkar aşk sırrının bütünü,
Ayan halinle sev, giz ile sevme.
Bakarsın kış günü iş verir sana
Çiğneyip yutacak diş verir sana
Üç alır elinden beş verir sana
Arasan bulunmaz nimet bu dağlar.
Zannetmem şehirler küçültür seni
Hikâyen büyütür yüzleri, bini
Düşüne götürür gerçeğin beni
Peşinden hayaller kurduğum dağlar.
