ENGELLERİ AŞMAK

Bir film: The Peanut Butter Falcon​  Chris Lemole ve Tim Zajaros iki film yapımcısı. Bir sosyal faliyet programı kapsamında engelli gençlerin yaz tatillerini geçirdikleri bir kampı ziyaret ettiklerinde Zack Gottsagen isimli Down Sendromlu bir genç ile tanışıyorlar. Zack Amerikan Güreşi (Wrestling) hayranı. Samimiyet ve sevecenliği ile kısa zamanda Chris ve Tim'in kalb...
Devamını Oku
  0 yorum

Türk İşi Dondurma Filminin Gerçek Hikayesi: ”Broken Hill Çatışması”

Geçen yıl gösterime giren "Türk işi dondurma" isimli Türk filmi, konusu yüzünden büyük ilgi uyandırdı ve toplumun dikkatini çekti. Filmin konusu kısaca şöyle: Avustralya'da yaşayan biri dondurmacı diğeri deve bakıcısı olan 2 Türk, Çanakkale Savaşının başladığını öğrendikten sonra savaşa katılmak isterler ama İngiliz hükümeti, Avustralya dışına çıkmalarına izin vermez. Bunun üzerine 2 Tür...
Devamını Oku
  0 yorum

Neyi Kaybedenler Kulübü?

 2011'de vizyona giren ve o zamandan beri farklı bir alt kültürün oluşmasına zemin hazırlayan Kaybedenler Kulübü filminin, bütünüyle gerçek bir hikayeden hareketle çekildiğini yakın zamanda öğrendim. Mağaradan yeni çıktım, kabul ediyorum hehe. 1990'lı yılların sonunda başlayan bir radyo programından nasıl bu kadar hikaye çıkabileceğini düşünürken filmi tekrar alıcı bir gözle izlerken buldum kendimi. Çünkü film kurmaca olmak için kabul edilebilir fakat gerçek olmak için fazla tuhaf bir filmdi. Aldım elime yeni defterimi, gördükçe not almaya başladım. Gördüklerim gözüme battıkça battı, adeta bir kıymık gibi yürüdü beynime kadar gitti, böyle bir yazıya dönüştü.

Devamını Oku
  0 yorum

“Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?”

Filmin Hikâyesi ve Kahramanın Yolculuğunun Mitolojik Yapıya Göre Çözümlemesi Bu makale, Boğaziçi Üniversitesi'nde Sayın Salih Mehmet İnan'ın verdiği "Mythic Structure and Storytelling in Cinema (FA 48J)​" adlı ders için Hakan Dumlu tarafından yazılmıştır.Hikâye 1300'lü yılların Anadolu'sunda geçmektedir. Siyasî bir belirsizliğin ve çalkantıların hüküm sürdüğü Bilad-ı Rum, aynı zaman...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© Hakan Dumlu

  0 yorum

İLK FİLM

​Tarih ilminin önemi maalesef ülkemizde hala tam manasıyla anlaşılamamıştır. Bu durumun sıkıntılarını her geçen gün biraz daha derinden hissetmekteyiz. Tarih ilminin açıklamaya, aydınlatmaya çalıştığı olaylar kimilerince gereksiz görülsede bunun böyle olmadığı gün gibi ortadadır. Tarihin amacı bizlere sadece geçmişi anlatıp, bunları ezberlememizi sağlamak değildir. Ya da geçmişe duyulan ...
Devamını Oku
Etiketler:
  0 yorum

AYLA

Öncelikle, filmin insani boyutuna diyecek hiçbir şey yok. Türk askerinin merhameti, sevgi, özlem, acı, üzüntü, aşk, ihanet her şey vardı. Bizden önceki seanstan çıkanlar ağlayarak geldi. Bizim seansta da göz yaşları şelale oldu. Yaşanmış bir hikaye. Bu açıdan bakıldığında tüyler ürpertici.  Filmin görüntü kalitesi muhteşemdi. Savaş ve dövüş sahneleri hiç de öyle uyduruk değildi. Kos...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© Nurten Loklar Ataberk @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Er ist Wieder Da (Bakın Yine Aramızda) Filminin Düşündürdükleri

Bir dönemin savaş makinesi, artık adı şeytanla eş değer olan, Onlarca canlının, hayallerin kanını elinde tutan adam Adolf Hitler! Peki ya kötülük ve yıkımla eş anlama gelmiş olan bu kişi günümüz dünyasına gelse ne olur? Filmin sorduğu soru bu! 

Film Hiterin kendi sığınağının olduğu yerde uyanmasıyla başlıyor. İlk karşılaştığı insan topluluğu çocuklar oluyor. Gariptir; Hitler kendi zamanında çocuklara aşırı önem verir, her lider gibi ideojisinin gelecekteki teminatı olarak görürdü. Fakat bu çocuklar için Hitler görüntü bakımından sadece komik bir deli. Aslında filmin çoğunluğunda bir olay bu, Hitler kime kendisinin Hitler olduğunu söylese, ya da kendi ideolojisini anlatsa aldığı tepki sadece kahkaha. Bunun anlamı üzerine duralım; İnsanlar Hitlere neden güler? Yada insanlar yakıp yıkacağını anlatan bir adamın elini kolunu bağlamak yerine neden onun videosunu çeker? Çağlar boyu mizah anlayışı değişti, ve bu çağda mizahın çoğu ögesi eski acılardır. Nietczhe'nin ünlü sözünü hatırlamakta fayda var;" İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır." 

Ama bu Post-Modern Dünya insanlarının Hitlere neden komedyen mesleğini layık gördüğünü açıklamıyor. O zaman şu konuyu şöyle ele alalım; Gülmek bir dışavurumdur, muza basıp kayan adama gülerken sen muza basmadığın mutlusundur, yada biri sopa yerken gülüyorsan sebebi sana kimsenin vurmamasıdır. Burdan ele alırsak, İnsanlar Hitlere gülüyor, çünkü hepsi içinde bir Hitler taşıyor. Ve onların Hitlerleri yerine tek bir Hitler hepsinin Hitlerini okşuyor. 

Devamını Oku
  0 yorum