Sivas, İstanbul, Ankara, İzmir. Gazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi. Gazetecilik, muhabir. Tarih, Din, Felsefe, Sosyoloji, Edebiyat. Yazar adayı.
Eril zihniyet, hurafe inançlar, köhne kültür tarafından daha doğmadan kaderleri yontulan, yaşamları boyunca siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyal olarak birçok esarete mahkum edilen yine de bir kez gülebilmek ümidiyle yaşamak isteyen Türk kadınına, bu ümidi bile çok gören et yığınlarının katlettiği Ceren Özdemir başta olmak üzere bütün yığın kurbanı Türk kadınlarına…***Türkiye, toplum olara...
 Türkiye toplumu, son bir ay içerisinde Cumhuriyet rejiminin ilânının 96'ncı yılını ve Cumhuriyeti ilân eden, Türk Devrimlerinin mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 81'inci yılını geride bıraktı. Türkiye toplumunun hafızasında ayrı bir önemi bulunan bu iki tarihin yıldönümleri alışık olduğumuz üzere yine ideolojik saplantı içindeki sapkınların karşılıklı sövgüleriyle heba edil...

 Son yazımı yazdığım tarihten (15.04.2019) bu yazımı yazdığım tarihe kadar geçen kısacık zaman dilimi içerisinde toplumumuzda yine akıl sır erdirilemeyecek aralıksız olaylar yaşandı. Şüphesiz bu olaylar arasında en önemlisi ve üzerinde durulması gereken ülkemize yasadışı yollarla giren -ki önüne gelen girmektedir- 8 yabancı uyruklu mahluğun, 5 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etmesidir. Bununla birlikte metrobüste yaşanan taciz olayı yine toplumun büyük tepkisini çekmiştir. Yine bir büyükşehirimizde bir "baba" başlık parası karşılığı öz kızını 'evliliğe' zorlamaktan çekinmemiştir. Oysa bazı Pollyannalar, biz bu sorunlardan bahsettiğimizde bunların yeşilçam filmlerinde kaldığını iddia ediyordu. Bu kısa zaman içerisinde ülkemizde duyduğumuz duymadığımız daha ne kadar suç işlenmiştir, Tanrı bilir.

İnsan, yeryüzüne yayılmış canlı çeşitliliğinin bir parçası olsa da diğer canlı türlerinden farklı olarak bazı yetilere sahiptir. Bu yetiler, insan beyninin gelişiminden kaynaklanır ve onun işlevlerindendir. Buna adlandırma olarak akıl diyoruz. Yani insanı insan kılan yetiler, her canlıda bulunan dürtü ve duygu yetisiyle birlikte akıl yetisidir. İnsanın bu özgünlüğü, insanlık tarihi boyun...
Evet, toplum Sisyphos'un kayasıdır. Aydın cemiyeti de Sisyphos'un kendidir. Aydınlar, tıpkı Sisyphos gibi kayalarını (toplum) bir seviyeye getirmek (dağın zirvesi) için büyük bir çaba ile mücadele etmektedir. Ancak aydınımızın unuttuğu bir gerçek vardır. O da Tanrının cezasıdır (doğa yasasıdır). Aydınımızın yaşamı pahasına dağın zirvesine çıkarmaya çalıştığı kaya, kaçınılmaz olarak aşağı...
Her insanın varoluşa yönelik taşıdığı anlama ihtiyacı, tarih kütüphanelerindeki kitaplarda saklıdır. Tarih ilminin bu esrarlı kitapları insanın önüne birçok olgu çıkarmaktadır. Çıkan bu olgular, insanların ilerlemesinde birer basamaktır. Misal, toplum bir olgudur. O nedenle toplumun yapısına ve işleyişine dikkat edilmelidir. Toplumu meydana getiren her ferdin, üstüne düşen sorumluluğu ye...

İnsanlığın varoluş öncesine yönelik evrim kuramı hala tartışılıyor ve insanların çoğunluğu tarafından reddolunuyor olsa da, insanlığın varoluş sonrası bir evrim içerisinde olduğu su götürmez bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır. Bu gerçeği kavramak, bütün beşeri ilimlerin doğru okunması için gereklidir.

İnsanlık tarihi genel hatlarıyla ele alındığında günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce yaşanan tarım devrimiyle (neolitik) insanlık, avcı-toplayıcı mağara kültüründen tarım alanları merkezli yerleşim birimlerinin kurulduğu ve toplumsallaşmanın sistemleştiği köy kültürüne (feodalizm) evrilmiştir. İnsanın köyünden çıkmadan bir ömür yaşayabildiği, aileye, aşirete, köye mahkum, ataerkil aile anlayaşının egemen olduğu, atalardan alınan inançların sahiplenildiği köy kültürü de yaklaşık 250 yıl önce Britanya'da yaşanan sanayi devrimiyle (endüstri) şehir kültürüne (modernizm) evrilmiştir. 

Doğadaki milyonlarca canlı çeşitliliğinin bir parçası olan insan türü, varoluşundan bugüne -belki de ebediyete değin- her yönüyle çözümleyemediği doğayı ve yaşamı kavrayabilmek, kısacık yaşamını anlamlandırabilmek için kendince sayısız söylenceler türetmiş ve kendi zuhuru olan söylencelere inanarak akıl ve gerçekliği reddetmiştir.Bu söylence zafiyeti, insan türünün kendini doğadan ayrı v...
İnsanlığın ilerleyerek bugüne gelebilmesindeki en büyük amil, tesadüfi tecrübelerle edinilen bilginin gelecek kuşaklara aktarımı ve gelecek kuşakların bu bilgilere dayanarak başlamasıdır. Bilimin, insanlığın ortak ürünü olmasının nedeni de bu gerçekliktir. İnsanın toplumsallaşmasıyla birlikte toplumu derinden etkileyen olağanüstü olaylar da toplumun gelecek kuşaklarına öğüt vermek maksad...