VENDETTA, JOKER VE LA CASA DE PAPEL (1) Bir film sizi etkilediğinde hayatınız değişir mi? Filmler toplumların düşüncelerine ve hareketlerine etki edebilir mi? Ya da bir filmle dünyayı değiştirebilir misiniz?Elbette hayır. Kişiler ya da toplumlar iyi sunulmuş bir gösteriyle değişebilecek kadar basit yapılar değillerdir. Filmler veya diziler toplumun ya da kişilerin algılarını anlatmak içi...
Sınanmak kelimesi aklıma geldiğinde Tanrı'nın oyununa alet olmaktan kaçamadığım aklıma gelir. Tanrı'nın oyununa alet olmanın anlamı elbette imtihana tabii tutulmaktır. İstediğin kadar plan yaparsın, güne aklındakilerle başlarsın ve sonra düşünmekten kaçındığın ya da hiç aklına gelmeyen olaylar zinciriyle karşılaşırsın. Oyuna alet olmak budur işte.Tanrı bize kıs kıs gülüyor gibi İslam ale...
Ete - kemiğe bürünmüş ve sürekli hareket halinde olan canlılarız. Sistematik ve karmaşık hareketlerle kendimizi var ediyoruz. Beynin fonksiyonları düşündüklerimizi ve hissettiklerimizi bize anlamlı kılmaya yardımcı oluyor. Nesnelerin hareketliliğindeki anlamı bilinç düzeyinde kavrayan bir hayvan türü ile karşı karşıyayız. Medeniyetleri kurmuş ve yıkmış bir hayvan türü.Gerçi anlatmak iste...
Anormal zamanların arasında dolaştığımı hissediyorum. Yüreğimin sıkışmaları bundan mı bilmiyorum. Bir ceylanın aslandan kaçma içgüdüsüyle gerçeklerden kaçtığımı biliyorum. Kötü zamanların doğaçlama davranışları olsa gerek. Sahi merak ediyorum; insanlar ne zamandır karşı koymakta defalarca zorlandığı duyguların esiri oluyor?Bunlardan bahsederken "Eyvah! Aşık olmuş da içini mi döküyor?" di...
Gark olduk. Neye? Zamana mı? Zamana zaten batmış durumda yaratılmışız. Gark olmak bir seçimdir. Kader ise bir olgu. Tanrısal. Bize dayatılan değil, bizim için yaratılan.O halde neye gömüldük ki böyle? Çaresizliğe mi gömülüyoruz? Gözümüz hiçbir şey görmüyor. Hiçbir şeyi tadamaz hale geliyoruz. Karanlık, bir küçük kız çocuğu gibi tatlı tatlı gülümsüyor. Çaresizliğe gömülmek bize göre değil...
Beni bilen bilir. İdeolojilerin ve siyasetin Türkiye'de bir oyuncağa dönmesi ve ülkenin bel kemiği diye tabir edilen Türk millyetçisi ve mütedeyyin partinin hamura dönmesi beni sosyopolitik bütün gelişmelerin dışında bırakmıştı. Kitle hareketlerini ve sosyolojik yapıları iyice öğrenmeye başlayınca kendimi apolitik bir konumlandırmada tutmuştum. Bu duruşuma rağmen şimdi neden siyasi bir y...
​        Sartre varoluşunun sıkıntılarını romanına aktarırken modern çağda neler olabileceğini acaba aklına getiriyor muydu? Kendini sergilemenin " full hd " mecralarda gösterildiği bir çağda bunalımlarını anlatmak ister miydi diye düşünüyorum. Ya da benim gibi sosyal medya üzerinden felsefe kasmaya çalışıp saçmalar mıydı bilmiyorum.         Midesi...
Binlerce yıldır kadınların ve erkeklerin toplum tarafından biçilen rolleri evrimsel süreç ve yaşadıkları kültürlerin zorlu yaşam koşulları içerisinde var olma savaşı yüzünden kesin sınırlarla çizilmişti. Erkekler toplumsal normların koruyucusu, geliştiricisi ve tahrip edicisiydi. Din ve kültür özellikle modern çağımıza girmeden önce bütün bir dünyayı dizayn ediyordu. O yüzden erkekler to...
Hep içimden söylemişimdir. Ben bu toplumla uyumlu biri değilim. Alışkanlıklarımız ve yaşayışlarımız çok farklıdır. Ne yaparsam yapayım ; toplumla neredeyse taban tabana zıt şeyler geliştiriyorum. Bu beni aslında rahatsız ediyor. Uyum sağlama yeteneğim köreliyor. Bana bir doğa kanununu hatırlatıyor: "Çevreye en iyi uyum sağlayan bireyler hayatta kalır." O yüzden bazen kendimi şöyle d...