Anormal zamanların arasında dolaştığımı hissediyorum. Yüreğimin sıkışmaları bundan mı bilmiyorum. Bir ceylanın aslandan kaçma içgüdüsüyle gerçeklerden kaçtığımı biliyorum. Kötü zamanların doğaçlama davranışları olsa gerek. Sahi merak ediyorum; insanlar ne zamandır karşı koymakta defalarca zorlandığı duyguların esiri oluyor? Bunlardan bahsederken "Eyvah! Aşık olmuş da içini mi döküyor?" d...
Gark olduk. Neye? Zamana mı? Zamana zaten batmış durumda yaratılmışız. Gark olmak bir seçimdir. Kader ise bir olgu. Tanrısal. Bize dayatılan değil, bizim için yaratılan. O halde neye gömüldük ki böyle? Çaresizliğe mi gömülüyoruz? Gözümüz hiçbir şey görmüyor. Hiçbir şeyi tadamaz hale geliyoruz. Karanlık, bir küçük kız çocuğu gibi tatlı tatlı gülümsüyor. Çaresizliğe gömülmek bize göre deği...
Beni bilen bilir. İdeolojilerin ve siyasetin Türkiye'de bir oyuncağa dönmesi ve ülkenin bel kemiği diye tabir edilen Türk millyetçisi ve mütedeyyin partinin hamura dönmesi beni sosyopolitik bütün gelişmelerin dışında bırakmıştı. Kitle hareketlerini ve sosyolojik yapıları iyice öğrenmeye başlayınca kendimi apolitik bir konumlandırmada tutmuştum. Bu duruşuma rağmen şimdi neden siyasi bir y...
​         Sartre varoluşunun sıkıntılarını romanına aktarırken modern çağda neler olabileceğini acaba aklına getiriyor muydu? Kendini sergilemenin " full hd " mecralarda gösterildiği bir çağda bunalımlarını anlatmak ister miydi diye düşünüyorum. Ya da benim gibi sosyal medya üzerinden felsefe kasmaya çalışıp saçmalar mıydı bilmiyorum.         Mides...
Binlerce yıldır kadınların ve erkeklerin toplum tarafından biçilen rolleri evrimsel süreç ve yaşadıkları kültürlerin zorlu yaşam koşulları içerisinde var olma savaşı yüzünden kesin sınırlarla çizilmişti. Erkekler toplumsal normların koruyucusu, geliştiricisi ve tahrip edicisiydi. Din ve kültür özellikle modern çağımıza girmeden önce bütün bir dünyayı dizayn ediyordu . O yüzden erkekler t...
Hep içimden söylemişimdir. Ben bu toplumla uyumlu biri değilim. Alışkanlıklarımız ve yaşayışlarımız çok farklıdır. Ne yaparsam yapayım ; toplumla neredeyse taban tabana zıt şeyler geliştiriyorum. Bu beni aslında rahatsız ediyor. Uyum sağlama yeteneğim köreliyor. Bana bir doğa kanununu hatırlatıyor: "Çevreye en iyi uyum sağlayan bireyler hayatta kalır."  O yüzden bazen kendimi şöyle ...
Einstein, Sartre ve Allah… Başlığın ilk aklıma çağrıştırdıkları şeyler bunlar oldu. Sahi ne zamandır, bir şeyler hakkında yazmıyorum ki? Çok okunma hastalığına kapıldım kapılalı bir şeyler "düşünemez" olmuşum. Konuyu bağlayamama ihtimaline karşılık şurada birkaç kelam etmeden de durmak istemiyorum. Zamanı değiştiren prens Einstein "zamanın bir illüzyondan başka bir şey olmadığı" konusund...
Devlet kendini topluma "Tanrı" olarak kabul ettirmiş de o yüzden… Oysa devlet – toplum bir bütündür. Biri olmadan diğerinin olması mümkün değildir. Birbirlerine olan üstünlükleri söz konusu değildir. Bunu ne zaman anlayacağız, merak ediyorum. Bu sıralar kendi kabuğuma çekildiğimden ülkenin ve toplumun ahvalini unutur olmuşum. Birey olarak kendine önem verdiğiniz zamanlar işte böyle sosyo...
Siyasal İslam'ın 21.yy'da Türkiye'de yeni bir gözbebeği oldu. Aslında gözbebeğinden daha doğru bir ifade söylemek gerekirse yavrusu oldu. Bunun adına büyüklerimiz Yeni Osmanlıcılık diyorlar. Osmanlı'nın gücü üzerinden siyaset yapılıyor ve özellikle muhafazakar sağ seçmenin gururunu okşayan bir sürü argüman sunuyorlar.Tamam sunsunlar. Demokratik günlerimizi zorlukla yaşadığımız şu çağda b...