tahtapod.com | Blog

SIKILDIM

Sıkıldım. Geçmişe, kitaplara, hatıralara bakıp ah çekmekten... İdeoloji zannetiğimiz, bugünden birhaber, geçmişi az bilip onları taklit etmeye çalışanlardan... Kuru sloganlardan, kalıp tavırlardan... Biz ülkücüleri sayıdan ibaret görenlerden... Salonlar dolu gözüksün diye üretilmiş nesnelerden farksız görülmekten... İşine gelme durumuna göre ağza alınan "Lider, teşkilat, doktrin" putundan... Soğuk savaş yıllarının mirası emir-komutalı hayattan... (Böyle mirasa sokayım) Yüzeysellikten, yaratıcılığımı çalmaya çalışanlardan sıkıldım. Bu yazılanlar bu insanların iktidara geçmesi durumunda neler yapacaklarının iz düşümüdür. Genç arkadaş bu sadece benim hikayem değil senin iç sesindir! Biz Türk mi...
Devamını okuyun
  0 yorum

Balon

Balona benziyorsun,
Yokluğun geçici,
İhtiyaç duyulur, şişirirler süs için,
Keza varlığın da,
Bir kenarda unuturlar sessizce,
Pusarsın.

Devamını okuyun
  0 yorum

Olmayana Ergiler (I)

​Gittin; Şimdi bir koca boşluk arkanda... Daha gidilecek sahiller, fethedilecek kaleler, keşfedilecek körfezler vardı halbuki... Bilinmeyen bir ülkenin, hiç tanınmamış bir şehrinin saçma sapan bir çıkmaz sokağı kadar ıssızım şimdi. Sokakta top oynuyor kıvırbaşlı, sarı saçlı çocuklar. Her birinin gözlerinde, gözlerinin muzip gülümsemesi... ve en az seninkiler kadar sevimli elleri... Hızla uzaklaşırken yalnızlığının yanından ardımdan sesleniyorlardı sanki "Teyze çocukluğumuzu atsana bize". O an aklıma geldi, sahi sen hiç çocukluğunu yaşamış mıydın?  Bir çıkmaz sokak gibiydi sevdan,  sevdanın peşine takıldın gittin. Kuşlar da gitti peşinden. Balkonun o uç köşesindeki yuvalarını b...
Devamını okuyun
  0 yorum

KOVA

    Selim amca uyandı. Bahçeden porselenin kırılma sesi geldi. Saniyesinde mutfaktan "aptal kedi" diye bağırdı kadın. Gıcırdadı bahçe kapısı. Merdivenden indi terlikler. Porselen tabak parçaları toplandı. Bahçe kapısı açık kaldı. Televizyonun sesi, sokak satıcıları… Selim amca kalktı yataktan. Yıkadı elini yüzünü. Giydi her zamanki kahverengi takımını. Arabanın kapı koluna dokununca ürperdi serinlikten. Nemlenen elini sildi paltosuna. Oturdu şoför koltuğuna. Durdu öylece. Araba parfümünün kokusu yaktı genzini. Nefesinden çıkan dumana baktı. Çevirdi kontağı.    Kartal plaza çalışanları bindi teker teker servise.    Trafik, kısık seste çalan radyo, buğulu cam...
Devamını okuyun
  0 yorum