Zirvesine çıktım Spil'in;
Oturdum yeşilden kiliminde.
Karşımda Selçuk DURACIK, Halil ESENDAĞ
Ufuklar eteklerinde…
Bir anlık düş gibi gelip geçtiler
öyküleri kaldı dilimizde
rest çekip haram ellerin sunduğu huzura
ömürlerine helalinden kefen biçtiler
gül yüzleri Anadolu toprağında
istiklale gebeydi
Namım mazide kaldı kusur bilindi adım
Kuzu kurda emanet yaylaya yayayım mı?
Elin aklına uydu beni dinlemez kadım
Yokluk mapus yarenim davamdan cayayım mı?
anlatmak seni
Yesevi dergahından çıkarak
Bektaşi divanında diz kırarak
veya şehrin en kalabalık caddesinde
Mendil satan çocukların saçlarını okşayarak
"Ölmez bu hareket ölmez bu dava"
Ozan sazı kurda yaren oldukça
"Ölmez bu hareket ölmez bu dava"
Dinle Türk Milleti büyüksen eğer
Aklından çıkartma bu rezaleti
Şehide verilmeli en büyük değer
Aklından çıkartma bu rezaleti
aktı gözlerimden bir ömür
nemli duvarlar emdi gönül yasımı...
sabileştim bir çocuk kadar,
gardiyandan duydum öksüzlüğümü...
Bükülmüştü beli yükü ağırdı
Yürüdü, tekledi vay benim Kirvem
Yardıma yanına beni çağırdı
Çömeldi, bekledi vay benim Kirvem
