Ölümle el sıkışan ihtilâlci
Bu öykü, Boğaziçi Üniversitesi'nde Sayın Salih Mehmet İnan'ın verdiği "Mythic Structure and Storytelling in Cinema (FA 48J)​" adlı ders için Hakan Dumlu tarafından yazılmıştır.- Bir Mit Yaratma Denemesi -1570li yıllarda Anadolu, adeta bir yangın yeridir. Sebebi Celalîlerdir. Türklerin Kanunî diye andıkları Muhteşem Süleyman'ın devri son bulmasına rağmen devlet adamları tarafından bu devi...
Filmin Hikâyesi ve Kahramanın Yolculuğunun Mitolojik Yapıya Göre ÇözümlemesiBu makale, Boğaziçi Üniversitesi'nde Sayın Salih Mehmet İnan'ın verdiği "Mythic Structure and Storytelling in Cinema (FA 48J)​" adlı ders için Hakan Dumlu tarafından yazılmıştır.Hikâye 1300'lü yılların Anadolu'sunda geçmektedir. Siyasî bir belirsizliğin ve çalkantıların hüküm sürdüğü Bilad-ı Rum, aynı zamand...

"Gönülkırmaz Tekel Bayii - Paket servisimiz vardır"

Dünyada hâlâ iyi insanlar var diyorum. Sonra aklıma kırdığım gönüller geliyor.

"Hayatını yaşa"... Yıllar önce bir kız çocuğundan aldığım en hazin nasihat olmuştu. Hala sızısını hissediyorum. Güzel bir yerdeyim, güzel bir okul... Fakat "bıçak ağzı gibi bir sızı"... Günlerim dersliklerde, gecelerimse kütüphanenin en alt katında, en izbe köşesinde geçiyor. Ne için? Ne kazanıp ne kaybettiğimi inan ben de henüz bilmiyorum. Yaşamaksa, her sigaradan sonra kaldığımız yerden... Levent bu yöndeki son istasyon. Yenikapı - Hacıosman metro hattına aktarma yapmak isteyen yolcularla uyanıyorum. Sonrası sarhoş, bitkin, tekinsiz, kimi zaman ışıltılı insanlar ve fakat her birine kayıtsızım. Bıçak ağzı gibi bir sızı var. Şapkamı takıp çıkıyorum. Ali Sami Yen'in yerinde şimdi koca koca rezidanslar ve iş merkezleri yükseliyor. Bir küfür Umut'un hatıraları üstünde tepinen paralı ve huzurlu kölelere, bir küfür de yanımdan geçen motora savuruyorum. Sonra bir sigara yakıp yaşama ara veriyor ve kendimi evin sokağında buluyorum. Bir adam sevgilisiyle yürüyor. Derin bir "Of!" çekiyor. Ben de sigaramdan sağlam bir nefes... Kapıyı açarken gözüme bir magnet ilişiyor. "Gönülkırmaz Tekel Bayii - Paket servisimiz vardır" Dünyada hâlâ iyi insanlar var diyorum. Sonra aklıma kırdığım gönüller geliyor.

"Biz her zaman ilk önce kötü haberi duymak isteyeceğiz ve sonrasında iyi haberi beklerken öleceğiz. Öyleyse size bir iyi, bir de kötü haber…"

​Öleceğiz, beklerken öleceğiz. Birini beklerken değil ama, yarını beklerken mesela. Ölümü beklerken öleceğiz. Beklenilen gelmeyince değil, olmayınca öleceğiz. Öleceğiz derken değil, her şey için erken öleceğiz. Öleceğiz ve gölgemiz artık ne uzayacak ne de kısalacak. Ölülerin gölgesi olmaz. İnsanın ruhu belki de gölgesidir. Bu yüzden mi ayaklarımızın altındadır yaşarken?

"Son metroya yetişip turnikelerde öleceğiz.​"

​Bir filmin on dakikalık arasında öleceğiz. Kimsenin ruhu duymayacak. Kaldığı yerden devam edecek sonra film ve hiçbir göz oynadığımız karakteri aramayacak. Akıbetimiz merak edilmeyecek sonsuza dek. Bizi hatırlayan son insan ise o filmi beğenmeyip zaten ara verildiğinde çıkıp gitmiş olacak. Böyle öleceğiz. Kayıp ama ayıpsız hem de ansızın…

Kurumuş yapraklarına can suyu
Gözlerinde sakladığın o koyu
Acıya merhem olayım Manolya

​Sırretme tesellimi fanusunda
Kan kokusu bir ceylan yavrusunda
Dişime değen aşkın badesinde

Zaman durmuşken rakıyı neylerim
Eskimiş bunca şarkıyı neylerim