ANKARA YAZI

VEDA MEKTUBU

​12 Eylül Darbesi'nde yaşanan aile dramı sinemada. TRT'nin Türk sinemasının 100. Yılı Nedeniyle destekleği 33 film arasında yer alan 'Ankara Yazı-Veda Mektubu bugün gösterime giriyor.

Gösterime sokuluş tarihi manidar olmuş çünkü bugün Deniz Gezmiş'in idam edilişinin 44. senesi. Bir sağdan bir soldan mantığını sorgulamak için seçilmiş ise mantıklı olabilecek bir tarih. Mustafa Pevlivanoğlu'nun idam ediliş tarihi ise 7 ekim 1980.

2010 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından idamından önce tutuklu bulunduğu sırada annesine yazdığı mektup AK Parti meclis grup toplantısında okunmuştur.

Yaşar Okuyan'ın 12 Eylül dönemine dair anılarını anlattığı "O Yıllar" adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayınlandı.

Devamını Oku

GÖNÜLLÜ KULLUK ÜZERİNE SÖYLEV

Kendi kendini kul yapan, kendi boğazını kesen halk… 16'ncı yüzyılda Montaigne, "Kanımca, La Boetie çağımızın en büyük insanıdır" demişti Etienne de La Boetie için. La Boetie küçücük, incecik bir kitap yazmıştı ama söyledikleri asırlar sonra anlamını buldu. Kitabın adı GÖNÜLLÜ KULLUK ÜZERİNE SÖYLEV'di. "... Eğer siz vermediyseniz, sizi gözetlediği bu kadar çok gözü nereden buldu? Eğer siz...

Devamını Oku

ŞAMANİK BİLİMKURGU BÖRÜ

ŞAMANİK BİLİMKURGU BÖRÜ

"Börü" adlı animasyon dizisi geliyor

​Uzun zamandır olağanüstü yaratıklar içeren diziler ve sinema filmleri moda idi. Sanırım bunların başlangıcı Buffy the Vampire Slayer ile  1997 senesinde başladı. Sonrasında spin off ları türedi.Supernatural on seneyi devirdi.  The Vampire Diaries 'in altı seneyi devirmesi sonrasında The Originals başladı, o başlayalı da iki sene oldu  tam bu arada kanadalılar da olağanüstü karakterler içeren dizi işine Bitten ile girdiler. Bitten üç sene sürdü.

Bitten'in benim hoşuma giden yanı ise kadın karakterin baskın unsur olması idi. Üstelik bunlar kurtadam ve kurt kadınlardı. izlememiş olanlar için spoiler vermeyeyim ama bizim efsanelerimizi eller sanatla yüceltiyordu.

Yıllardır gerek sinemada gerek oyunlarda gerekse de kitaplarda yabancı milletlerin mitolojilerine konuk olur, kendi tarihlerinden beslenerek ortaya çıkardıkları eserleri okur ya da izleriz. Bu zaman zarfında hepimizin aklından öyle ya da böyle mutlaka aynı düşünce geçmiştir: Böyle bir şeyi biz neden yapmıyoruz? Neden kendi tarihimizi ve kültürümüzü kullanarak kaliteli yapımlar ortaya koyamıyoruz?

Öyle değil mi ya? Geriye dönüp baktığımızda ne Osmanlılar ne Çanakkaleler ne Dede Korkutlar ne Göktürk Efsaneleri yattığını görürüz mazimizde. Ama bunları kullanarak bir şeyler ortaya çıkaranların sayısı az, kaliteli bir iş ortaya koyabilenlerin sayısıysa hepten az olagelmiştir. Şimdiye dek… Çünkü Börü adlı animasyon dizisi buna bir son vermek için geliyor!

Devamını Oku

Avrupa Biz Geliyoruz


​Haydi gözümüz aydin artik vize olmadan Avrupa'ya gidebileceğiz. Hemen valizlerimizi hazirlayip 5 günlük programimizi yapmaliyiz. Haydi bir hayal edelim 5 günlük programda nerelere gidip neler yapacağimizi...

    Biletimizi direk Fransa'ya aliyoruz, nereye tabiki Paris'e Eyfel Kulesi'ne,Eyfel kulesinin altinda beyaz atletlerimizle "aşağıdan gelen mangal kömürü mevlam güzellere versin ömür" türküsü eşliğinde mangalımızı yapmaya...

​İkinci gün nerdeyiz tabiki Belçika Brüksel'de şehirle özdeşleşen Manekan Pis'yada (işeyen çocuk heykeli)'nin önünde bir selfie yapip Facebook'a yapıştırıp sevdiklermizide etiketleyip like'lara bakmalıyız... 

Üçüncü gün Hollanda'dayız Hoge Veluwe milli parkinda geyikler ve yaban domuzlarını seyretmeliyiz.Keşke şimdi bir çifteli olsada zan zan avlansam dedirten cinsten...


Devamını Oku

AKIŞKAN MODERNİZM ve KÜLTÜR

Zygmunt Bauman, modernizm sonrası yaşama 'postmodernizm' değil de, "akışkan hale gelen dünya" der. Bahsedeceğim kitap Bauman'ın "Akışkan Modern Dünyada KÜLTÜR" adlı eseri. Bauman'a göre 'postmodernizm' çeşitli desiselerle yürüyen 'akışkan modernizm'dir. Bauman'ın mezkur kitabında çok şey vardır ama iki konu öne çıkmaktadır. Birincisi 'Bahçıvan-Avcı' ayrımıdır ki 'akışkan modern kültür'de...

Devamını Oku

AKIL TUTULMASI

Frankfurt Okulunun güçlü temsilcilerinden Max Horkheimer, ALACAKARANLIK adlı eserinde "Metafizikçilerin haklı olup olmadığını bilmiyorum. Belki bir yerde özellikle çekici, düşündürücü bir metafizik sistem ya da fragman duruyordur. Ama metafizikçilerin insanların çektikleri acılardan genellikle çok az etkilendiğini biliyorum" der. Horkheimer'in daha önemli eseri AKIL TUTULMASI'dır. Akıl T...

Devamını Oku

Yalancı Lâmbalar

ey karanlık bir kuytuda
kıvrılıp büzüşen çocuk
karanlığı görmeyen ihtiyar göz
sokağı süpüren ama süprüntünün
ne olduğunu bilmeyen kişi
bu pırıltılar kimindir
kimin içindir bu şaşaa
bu bayramı körleştiren ışıklar?

Devamını Oku

TOSUN MUSUN ÖKÜZ MÜ

MALAK GİBİ YAYILMIŞLARA "İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" diye bir atasözümüz var. Bir de "can çıkar, huy çıkmaz" var. Bu sözler karakter açısından doğru olabilir ama bazıları bunu yanlış anlayıp yedisine kadar edindiği kültür, bilgi, görgüyle yetmişinde can verebilmeyi anlamlı buluyor. Meselâ bana "sen eskiden böyle değildin" diyenler var, ki beni en son onsekiz yaşımda görmüş....

Devamını Oku

Kadınlar Barbunyayı Nasıl İsterse Öyle Pişirir

Deniz eylülde bir başkadır.

Yok, henüz temmuz ayındayız.. Denizi seyrettiği falan da yok. Barbunya pişirirken dalmış olmalı. Benlikler değişir çünkü, hayatlar değişir, geçmiş ve gelecekte değişir. Us da mekan da değişir.
Kadınlar barbunyayı nasıl isterse öyle pişirir.

Dışarısı hala sıcak
Evin sesinde sessizlik var. Evi temizleyip, barbunyayı ayıklayıp, aklını didiklerken garip şeyler olacağı hissi, sessizlikten ona ulaştı. Radyoyu açtı, hotel california çalıyor. Mutfak dolaplarından kıvırcık saçlı bir genç kızın gölgesi geçti. Masanın yanında duran boş iskemle 'sen ağlama' dedi. Ayakta kalmış sevgiliye bir kedi tünemişti. Bilirsiniz, birilerinin bir yerlerde hep durduğuna inanılmak isteniyor. Müziğin sesi ile dağılmıştı tedirginlik. Memnuniyetle masadaki kuru çiçeklere gülümsedi. (sahi ya kaç gün geçmişti sarı çiçekler verileli) Çiçekleri sera sevinciyle alışını hatırladı. (bu arada sarı gülün manası masumiyet değil kıskançlıkmış).Çiçeklere bir de yanılgısı için gülücük atacaktı ki yaz geldiğinde ne çok uyuyorsun diye fokurdadı ocaktaki çay.

Devamını Oku
Etiketler:

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin