Bloggerlık artık bir meslek ve servet kazandırıyor

​Eskiden kimse internet yazarlarını bloggerlarını ciddiye almazdı. Oysa şimdi bloggerlar kitap yazıyor, kendi sitelerinde ürün satıyor, hatta kimilerinin yazdığı kitaptan film uyarlamaları çıkıyor.

İnternet kendi ünlülerini yaratıyor. Bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir durum değil dünyada da işler değişiyor. Medya algısı değişiyor. Daha kısa yazılar daha çok fotoğraf ve videolar daha çok ilgi çekiyor. 

İnsanlar gerçek insanlardan ilham almak istiyor. 

Chiara Ferragni, The Blonde Salad
Hukuk öğrencisi italyan kızımız 4 milyon instagram takipçisi ile ve bloğu ile adım atsa paraya çevirebilir hale gelmiş durumda.

Devamını Oku

"Ne ekersen onu biçersin"

A.Yağmur Tunalı  Türk Milleti'nin tarihî karakteri darbelerde de bellidir. Bizde devlet kutsanır ve darbeciler de devlet refleksiyle hareket ederler. Hâkim devlet anlayışının dışında bir anlayışla kalkışma usulden değildir.Demek istediğim ve galiba pek üzerinde durmadığımız şudur: Bizde darbeler yerleşik düzeni n bozukluğunu düzeltme güdüsüyle yapılır. "Bozulmuştur, düzelteceğiz" de...

Devamını Oku

Budapeşte Üzerine Mülahazalar

 Ferenc Liszt havalimanına sorunsuz inmemizin akabinde ilk işimiz "information" dan(Danışma) şehir merkezine nasıl gidileceğinin bilgisini edinmek oldu. Pek de nazik olmayan görevli kızdan hangi vasıtaları nasıl kullanacağımızı öğrendikten sonra toplu ulaşım araçlarını tercih ettik .Evvela havalimanından metroya ulaşabilmek için 15-20 dakikalık bir otobüs yolculuğu yapmak gerekiyor. Bu arada 24 saat geçerli olan biletlerden edinebilir ve bu süre boyunca tüm toplu taşıma vasıtalarından faydalanabilirsiniz. Otobüsten inip metroya ( Köbanya Kispet istasyonu) vardığınızda kısa süreli bir şaşkınlık yaşayabilirsiniz. Zira metro buram buram Sovyet mühendisliği kokuyor. Gideceğiniz yere göre ya ilk istasyondan ( Havalimanından vardığınız istasyonu kast ediyorum ) mavi hattı takip edebilir yahut da Deak Ter istasyonunda sarı ve kırmızı hatlara aktarma yapabilirsiniz.

Siz de göreceksiniz ki Budapeşte'nin ulaşım ağı gayet iyi. Peşte tarafında yer alan Hösök Tere'deki otelimize varmak için sarı hat üzerindeki Hösök Tere istasyonunda indiğimizde ve çıkıştaki merdivenleri tırmandığımızda Yüksekçe bir Cebrail heykeli ve ardı sıra paralel halde uzanan Macar kahramanları ile karşılaşmak hoş bir deneyimdi. Otele yerleştikten sonra ilk işimiz tabi ki kahramanlar meydanı ve civarını keşif oldu. Kral İstvan'ın –sonradan Aziz İstvan olarak da anılacaktır- rüyasında Macar tahtını Cebrail'in elinden almasına binaen dikildiğini düşündüğüm ve dahi tüm mutlak monarşilerin biricik meşruiyet kaynağı olan Tanrı ve Tanrı adına yürütülen yeryüzündeki siyasal hakimiyet anlayışını metaforik olarak kullanan, yüksekçe, elinde haç tutan Cebrail heykeli dikkatinizi celp eder.

Cebrail'in bulunduğu sütunun alt tarafında 7 Macar Beyi'nin heykelleri bulunur ki bunlar başını Arpad'ın çektiği bugünkü Macaristan topraklarına gelen ilk Macar topluluklarının beyleridir. Arkada ise Hıristiyanlık sonrası kralların heykelleri yer alır. Meydanın sağında ve solunda ise ihtişamlı iki bina karşılıklı olarak durmaktadır. Biri güzel sanatlar müzesidir .Diğeri de çağdaş sanat eserlerine ev sahipliği yapan sergi sarayıdır. Kahramanlar Meydanını geçtiğinizde sağ tarafınızda Vajdahunyad kalesini göreceksiniz. Transilvanya çağrışımları uyandıran kale bilhassa gece görülmeye değer. Yine kale içindeki kilise ve tarım müzesi olarak kullanılan binalar ziyaret edilmelidir. Yine aynı yerde bir ortaçağ tarih yazıcısının sureti belli olmayan bir heykeli vardır ki eminim orada birkaç poz fotoğraf çekineceksinizdir. Meydanın solunda ise kent parkı uzanıyor. Oldukça yeşil ve aynı zamanda güvenli olan bu parkta kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Devamını Oku

Kırmızı nokta

Televizyonlarda, programlara bazı işaretler konur.Hangi yaş grubuna, hangi kitleye veya hangi eğilime hitab ettiğini gösterir.Seyirci o işaretlere göre kendini ayarlar.Bunlar arasında bir de kırmızı nokta vardır ki müstehceni işaret eder. Dün, yine gaflet edip siyasilerimizi dinledim.Yer yer korku filmleri gibiydi.Yer yer de müstehcen.. Yer yer kaba söz, küfür, hakaret..Her birinden...

Devamını Oku

Halide Nusret'in dönülmez seferi

Hâlide Nusret'in  "DÖNÜLMEZ SEFER"i  Ân ol günü kim âhir olub nev-bahârı ömrBerk-i hazâna dönse gerek rûy-i lâle-reng  Bâkî  İnsan, çâresizliğin en çetinini ölüm karşısında duyuyor. Vazgeçemediğimiz, vazgeçemeyeceğimizi sandığımız nice şeyleri hayat hâlinde önümüze seren yaradılışın şâhâne terkîbinin bir gün ölüm hâlinde bizi yoklayacağını düşünmek ne kadar zor! Doğuş...

Devamını Oku

Cengiz Aytmatov

Konuya esastan girelim: En son verilecek hükmü baştan konuşalım. Sanatın genel ölçüleri, değer hükümleri, sırrını insanlık tarihinden söyler. Bunlar da on yılda, yirmi yılda, yüzyılda oluşacak cinsten değildir. Değişe değişe bugüne geldiği doğrudur. Ancak dikkat edilirse, değişen estetik özden ziyade varyasyonlardır.  Halis sanatkârlar, bir iklim yaratırlar. Siz buna bir dünya yarat...

Devamını Oku

Yasaklanan Şarkı

"Bu rûzîgâr-ı bî-mededin inkılâbı var." Twitter'da profilimin kişisel bilgiler kısmında bulunan "Bu rûzîgâr-ı bî-mededin inkılâbı var." cümlesini bestesiyle birlikte duyuyorsunuz buradaki videoda. Peki ne demek bu cümle. Hikayesiyle birlikte anlatalım.Doktor Nazım'ı bilir misiniz? İttihat ve Terakki'nin önde gelenlerindendir. Teşkilatın yapılanmasında büyük yararlılık göstermiştir. ...

Devamını Oku

Atsız Basılmayan Makaleleri

ATSIZ Basılmayan Makaleleri-Togan Yayıncılık

Öncelikle kitabın her Türk gencinin ve öyle zannediyorum ki bu gençliğinde her neslinin düşünce dünyasında,hayat düsturunda,ilmi konularda yön ve katkı payı sağlayacak bir eser olduğundan bahsetmeliyiz.

Eser adı ile ilişik,Nihal Atsız'ın makalelerinden oluşan bir kitap.Bilge,bizi hem dönemin karmaşık siyasetiyle hem dalkavuklarıyla hem de kaleminin gücü,Türkçülüğünün eşsiz imanı ile tanıştırıyor.Kitap yeni bir baskı olmamakla birlikte kült veyahut da baş ucu-olamayacak kadar kalın olsa da- olarak adlandırılan cihetten.

632 sayfalık bu eserin neredeyse her sayfası size birşeyler katacaktır,neredeyse diyorum çünkü eleştireceğim konuya yavaşça gelmek istiyorum.

İşin esası benim gözümde çok kıymeti harbiyesi bulunmasada yinede 'olmasa iyi olurdu' diyebileceğimiz kusurları var.

İlki olarak kitabın hiçbir dipçeye sahip olmaması,buna ilaveten kitap sonunda da bir açıklama kısmının olmaması bazı kelimelerin okumayı kimselere göre zorlaştırabilir.

Bir diğer ayrıntı birçok yazım yanlışlarının bulunması.Şu "neredeyse" kelimesinin gerekçesine gelirsek,aynı makalenin eserde birkaç kez yer alması konusundan bahsetmem gerek. 

Yinede güzel ve kıymetli üstadımızın eşsiz kaleminden yazılıp tarihte yer bulan makalelerinden oluşan bu kitap son tahlilde zihinlerde ve kitaplıklarda yer etmeyi hak ediyor. 

05/06/2016 

Talat

BOŞ BIRAKTINIZ


Ermeni Soykırımı meselesi ile ilgili bir kaç gündür Türk basınının aslında nasıl mankurtlaştırıldığını düşündüm. 

Bundan 15 sene önce Türk televizyonlarında dış politika ile ilgili analizler yapılır, olası Avrupa Parlementosunda yaşanacak krizler üzerine değerlendirmeler olur ve bu nedenle Türk kamuoyu oluşturularak gelebilecek entrikalara karşı tedbirler alınır, konsolosluklar, elçilikler v.s önlerinde gündeme dair açıklamalarla Millet, konu hakkında bilinçlendirilirdi.
BOŞ BIRAKTIK..

Az önce Öner Kılıç 'la görüştüm. Kazakistana çıktığı yoldan dönmüş. Heyecanı sesinde..Ben Ermeni meselesi ve Türk basınının eksikliklerini dile getirirken ''dur Hülya'' dedi..''Türk Filmleri festivalini başlattık. Kazaklar belki bize göre eksiklikleri olan Ankara Yazı'nı izlerken ağladılar ''neden geç kaldınız bu kadar, ne çileler çekmişsiniz. Biz de çok çektik' dediler. Şimdi ben bir daha ki festivale giderken ''hangi yapımcıları götüreceğimi düşünüyorum. 3-5, bu kadarız'' dedi..YİNE BOŞ BIRAKMIŞIZ..
Devamını Oku

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin