Bu yazıyı tan vaktinde yazıyorum. Sabaha karşı tekrardan anladım, bunlar makam mevki sahibi oldukça uykular haram bana. Yine birbirinden iğrenç yalanlar, iftiralar patır patır dökülüyor dillerinden. Böyle zamanlarda benim en kadim dert ortağım Âşık Veysel'dir. Kulaklığımı taktım Âşık Veysel'i dinliyorum. Âşık Veysel "Atatürk'e ağıt" yakıyor. ( Bu zamanda yaşasaydı Atatürk'e değil bize ağ...
Ana karakterin ismi Özgürdür, bu manidar bir isim çünkü karakter hep başkaların dünyalarının tahakkümü altındadır. Normal bir ailenin çocuğu Özgür, annesi yüksek babası ise bir çaycı. Baba ve annenin kavgalarının temeli de bu; kafalardaki geleneksel ilişkinin ortasına hiyearşinin konması! Üstüne baba eşinde bulamadığı itaat ve seksiliği başka bir kadından almaya çalışır. Ve bu da evlilği...
Bir dönemin savaş makinesi, artık adı şeytanla eş değer olan, Onlarca canlının, hayallerin kanını elinde tutan adam Adolf Hitler! Peki ya kötülük ve yıkımla eş anlama gelmiş olan bu kişi günümüz dünyasına gelse ne olur? Filmin sorduğu soru bu!
Film Hiterin kendi sığınağının olduğu yerde uyanmasıyla başlıyor. İlk karşılaştığı insan topluluğu çocuklar oluyor. Gariptir; Hitler kendi zamanında çocuklara aşırı önem verir, her lider gibi ideojisinin gelecekteki teminatı olarak görürdü. Fakat bu çocuklar için Hitler görüntü bakımından sadece komik bir deli. Aslında filmin çoğunluğunda bir olay bu, Hitler kime kendisinin Hitler olduğunu söylese, ya da kendi ideolojisini anlatsa aldığı tepki sadece kahkaha. Bunun anlamı üzerine duralım; İnsanlar Hitlere neden güler? Yada insanlar yakıp yıkacağını anlatan bir adamın elini kolunu bağlamak yerine neden onun videosunu çeker? Çağlar boyu mizah anlayışı değişti, ve bu çağda mizahın çoğu ögesi eski acılardır. Nietczhe'nin ünlü sözünü hatırlamakta fayda var;" İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o, gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır."
Ama bu Post-Modern Dünya insanlarının Hitlere neden komedyen mesleğini layık gördüğünü açıklamıyor. O zaman şu konuyu şöyle ele alalım; Gülmek bir dışavurumdur, muza basıp kayan adama gülerken sen muza basmadığın mutlusundur, yada biri sopa yerken gülüyorsan sebebi sana kimsenin vurmamasıdır. Burdan ele alırsak, İnsanlar Hitlere gülüyor, çünkü hepsi içinde bir Hitler taşıyor. Ve onların Hitlerleri yerine tek bir Hitler hepsinin Hitlerini okşuyor.
Farketmez burada bebek yahut yaşlı olman
Aklım erdiğinde kaçtım orada elimde kırmızı renkli kama
Camus sadece Batı tarihini ele alarak insanoğlunun başkaldırışını anlatıyor.''Kimdir Başkaldıran İnsan? Hayır diyen'' Demek ki daha önce efendinin onu yönetmesine cevabı evettir kölenin... Ancak belli bir vakit sonra kırma isteğine ulaşır. Yazar Başkaldırışın tarihini Avrupalının Tanrıyı yendiği Fransız devrimiyle başlatır. Bu devrim sayesinde egemenlik tahtında Tanrı değil halk oturuyo...
Maksim GORKİ, fırıncı çıraklığı yıllarında, Tolstoy'un bir hikâyesini okurken, öylesine kendinden geçer ki, acaba kâğıdın içinde büyülü bir şey mi var diye havaya kaldırır bakar. Tabi beyaz sayfa üzerinde siyah harflerden başka bir şey göremez. Fakat saf fırıncı çırağını ve bütün saf okuyucuları büyüleyen şey, o ak sahife üzerinde yazılı kara harflerden başka bir şey değildir. İşte bu yü...
21.asır dünyası bir garabetler dünyasıdır .Zira 2011 'e kadar bizim ülkemiz de olmak üzere dahil çoğu ağız ''Devlet saçma ya ,millet kavramı çöktü '' minvalindeydi .Ancak 2011 ile fitili atılan Arap Baharı ile Milliyetçilik tekrardan gündeme gelmiştir. .Lakin Türkiye'de milliyet kavramının ele alınıp ,değerlendirilmesi otuz hatta kırk yıl akamete uğradı .Bunun sebebi Türk Milliyet...
Dün akşam, ömürlük arkadaşımla 2013 yapımı bir Japon çizgi filmi olan Rüzgar Yükseliyor'u (The Wind Rises) izledik. Bizimkisi hemen itirazı bastı Cumartesi gecesi çizgi film mi izleyeceğiz diye. Bendeniz ise, "izle de milliyetçilik nedir öğren" cevabını verdim. Miyazaki imzalı bu filmde II. cihan harbi öncesi bir Japon uçak mühendisinin, Jiro Horikoshi'nin kişiliğinde Japonların batıyla ...
Acı, ızdırap ve ihanetin resmi… Guernica meşhur ressam Pablo Picasso'nun en tanınmış resimlerinden biridir. Pablo Picasso sahip olduğu ünü fazlasıyla hak eden bir ressamdır, ve George Braque ile beraber modern sanatta 'Kübizm' akımının kurucusudur. Her ne kadar 'Kübizm' ismi Charles Morice'in, Braque'ın resimleri üzerine 16 Nisan 1909 yazdığı bir makalede ilk defa kullanılsa da, sanat ta...
Telif Hakkı
© Mehmet Alp @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır
