Yok saydınız...

​Kurultaya gitmek için 240 imza yeterliydi, siz 548 delegenin imzasını bile yok saydınız. 

Hem delegeyi hiçe sayıp mahkemeyi adres gösterdiniz hem de partiyi mahkemeye verdiler diyerek zekamızı yok saydınız. 

Delegenin haklı talebini kabul eden mahkeme kurultay kararı verdi onu da yok saydınız. 

Hukuk eliyle tescillenen kongre için çağrı heyeti 15 Mayıs'a tarih verdi. Gemerek mahkemesinden aldığınız usulsüz bir kararla hukuku yok saydınız. 

Kurultayın yapılabilmesi için mahkeme tedbir kararını kaldırdı, Adalet Bakanlığı emriyle mahkeme kararını yok saydınız. 

Binlerce ülkücü, yüzlerce delege tomaların, çevik kuvvetin karşısında bir araya geldi, bu iradeyi yok saydınız. 

Yargıtay kararı öncesinde saygılıyız derken bir anda fikir değiştirip yargıtay kararını da yok saydınız. 

Tüzükteki seçimli kurultay yapılamaz maddesini gayet iyi bildiğiniz halde 10 Temmuz'da seçimli kurultay diyerek aklımızı yok saydınız. 

Tek yetkili organ olan Çağrı Heyetinin kurultay için açıkladığı 19 Haziran tarihini tanımıyoruz diyerek bir kez daha hakkı, hukuku, ülkücü iradeyi, tabanın talebini, milletin beklentisini yok saydınız. 

Anlayın artık, siz yok saydınız diye yok olmuyoruz. 

Şimdi 15 Mayıs'ı taçlandırmak üzere 19 Haziran'da aynı yerdeyiz.

Devamını Oku

Bir Gece Deccalle Yalnız Kalmak

Bir Gece Deccalle Yalnız Kalmak

Puslu bir ülkenin aşkı kış uykusuna yatırmış kızıyım, zaman kalabalıklarla yaşamama rağmen ipince mutlu
bir yalnızlıktı nicedir.Bencilliğimden hoşnut, bütün bir ülke bunalmışlık uykusuna yatmışken
ruhum sıçraya sıçraya uzaklaşıyordu herkesten ve her şeyden, karlı bir yolda ayak izi bile bırakmadan.
ne arkamda kapanmış bir kapı ne önümde yeni gün vardı
Ben oturmuş sigara içiyordum ne şömine başında şarabını yudumlayanları ne soğuktan donanları düşünüyordum...
Dünyayı ..klemiyordum anlatabiliyor muyum
Yaşam boştur demiştim
Fosforlu bir depresiftim ,İzmiri mesken tutmuş bir nihilist.
Başım ağır geliyordu gövdeme, zevksiz zeksiz sıralanmış binaları gökyüzüne yakıştıramıyordum
Yukarda sümüğü akan bir ay vardı, bir iki çapaklı yıldız

Devamını Oku

Bilge Lider

​Öncelikle 27 Mayıs 1960'ın Kudretli Albay'ı Alparslan Türkeş'in, 27 Mayıs 1980'de şehit edilen Gün Sazak'ın ve davayı yaşatmak için canlarını veren şehitlerimizin ruhları şad olsun. 

Uğruna can verilen dava; Türk milliyetçiliği davası; bu davayı temsil eden makam MHP genel başkanlığı makamıdır. Yıllardır verilen şehitlerin yükü bu makamda oturanın omuzlarındadır. Bu aynı zamanda tüm Türk dünyasının yüküdür. O nedenle bu makamda başarılı olana kendiliğimizden "Başbuğ" deriz, başaramayan ise kerameti kendinden menkul "Bilge Lider" olur. 

Bir süredir "Bilge Lider" yerine Başbuğ seçmek için bir mücadele veriyoruz. Tabi Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını iddia eden hırsızlara karşı mücadelede oldukça pasif olan -şüphesiz bunda birtakım hikmetler vardır ne de olsa "Bilge Lider"- beyimiz söz konusu kendisiyle alakalı bir seçim olduğunda hukukun bütün dolambaçlı yollarını kullanabiliyor. Üstelik Kürtçüler bize vurduğu zaman diğer yanağımızı dönmemizi öğütleyen havarileri bu seçimde sopalarını aba altında gizlemeye gerek bile duymuyor.

Devamını Oku
Etiketler:

İhtimal'le "Millet ve Milliyetçilik" üstüne sohbet

Milliyetçilik bitiyor mu başlıyor mu?

1-Kitabınız, son yıllarda, özellikle 1980 sonrası dönemi konu alan, millet ve milliyetçilik üzerine yapılmış en kapsamlı çalışma. Öncelikle böyle bir kitap fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu sorunun iki cevabı var. Bizim felsefecilerin kullanmaya bayıldıkları kelimelerle "biri tikel, öbürü tümel". ("Tikel", "tümel" diyeceğimi söyleseler inanmazdım!)

Millî Düşünce Merkezi otuz temel kitapçık hazırlatıp yayınlamaya karar verdi. Sonra sosyal medyada çevremize bu otuz konu ne olmalıdır diye sorduk. Öyle bir ilgi ve teklif yağmuruyla karşılaştık ki planlanan kitap sayısı altmışı aştı. Bunlar 64 sayfalık (4 forma) kitapçıklar olacaktı. Bir hata yapıp milliyetçilik konusunu bana verdiler. 64 yerine 364 sayfa oldu!

Diğer sebep benim kendimi bildim bileli Millet ve Milliyetçilik kitabını yazmakta olmam. Tanıdığım Türkçü fikir adamlarıyla bütün konuşmalarım aslında bu kitabın yazılmasıydı. Sürekli kavramların yan yana konulması, sınanması, dünyanın gözlenmesi, sorular, problemler, çözümler, okumalar, hepsi hepsi… Galip Ağabey'in, Galip Erdem'in özel yeri vardır bu tarihçede.

İşte bu ikisi, biri uzun öbürü nispeten kısa geçmişli iki sebep birleşti ve ortaya Millet ve Milliyetçilik çıktı.

Devamını Oku

İKTİDARDA KALMA ÇABASI

Mevcut iktidarın geçmişte, Milli Görüş fikrinden dolayı şu anda her yaptığı icraatı bir kesim din adına uygulandığını düşünüyor. Kapitalist sistemin en büyük özelliği her türlü fikri para için kullanabilmesidir. AKP, 2002-2007 arası kapitalist sistemin Türkiye'de uygulayıcılığını yapmıştır. [Çıkardıkları kanunlar nazarında] 2007'den sonra nakdi yardımlar ve çıkarmış oldukları kanunlara b...

Devamını Oku

ERKEK DEVEYİ DİŞİSİNDEN AYIRT EDEMEYEN MUTLU KALABALIK

Kişinin mutlak mutlu olabilmesi için ya kendi keyfi tıkır olup dünyada başka insanların ızdıraplarına karşı tamamı ile duyarsız olması gerekir, ya da diğer insanların ızdıraplarını alıgılayamayacak kadar... cahil diyelim.  Dolaysıyla, mutlak mutlululuğun ya mutlak bencillik ya da mutlak cehalet ile mümkün olduğuna inanırım.  Maalesef bir kesimin Türkiye'de her ne olur...

Devamını Oku

Sevgi Sıcaktır...

Sevgi Sıcaktır...

"Geri de sapsarı ölüm kaldı"...

Hastanenin kan bankasında bulunan yedi ünite kan verilmiş, gruba ait kan bittiği içinde uyumlu gruplardan yakınlarındaki arkadaşlarından kan verilmeye başlanmıştı. Bir yanı soğurken, bir yanı böylece ısınıyordu. Bir yanına ölüm matemi otururken, diğer yanına sevginin mücadelesi hakimdi. Ama zaman Tanrı'ya yârdı. Kişinin türemesi ölüm içindi..

Devamını Oku

POP AYDIN, YÜKSEK KÜLTÜR, PAÇOZ

Popüler diye moda kılınan ve her gün rengi değişen postmodernist mimariye, şusuna busuna, ama en çok müziğine uyuzum. Bu konuda ergenlerin beni anlamaması, benim onları anlamadığım anlamına gelmez. Ergenlerin yanılgısı, bir zamanlar büyüklerinin de ergen olduğunun bilincinde olmamasıdır. Bu döngü maalesef sürekli tekrarlanıyor… Örnek olsun diye bahsedeceğim: İsmail YK'yı niye sevmiyorum?...

Devamını Oku

TANRI ÜZERİNE

​İnsanlığa fayda sağlamak amacıyla icat edildim. Bu icat kuşkusuz dünya tarihinin en keskin virajıdır. Çünkü ben olmasam da dünya var olurdu fakat tarihi asla olmazdı. Fayda sağlamak amacıyla icat edildim ama beni kullanana göre hizmet amacım daima değişti. Kiminin elinde en büyük gerçeklerin savunucusu oldum. Kiminin elinde ise menfaat ve çıkarların güdümünde kullanıldım. Beni çıkarları...

Devamını Oku

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin