Bak sen bugün ölme
Söz yarın gel
Ellerinde yeni toplanmış çiçekler
Gözlerinde benim onları görmeme sebep
Mecbur ölüşlere
Akan gözyaşları
Bak sen bugün ölme
Söz yarın gel
Ellerinde yeni toplanmış çiçekler
Gözlerinde benim onları görmeme sebep
Mecbur ölüşlere
Akan gözyaşları
Böyle bir yazıyı elbette gönül arzu etmezdi. Benim için önemli olan tüzük kurultayının toplanmasıydı. Ardından yapılacak seçimli kongrede kimin seçileceği her zaman ikinci planda kalmıştı ve kim seçilirse seçilsin Genel Başkanım olacaktı.Ancak bazen haksızlık, iftira, çarpıtma öyle bir boyuta ulaşıyor ki susamıyorsunuz.19 Haziran kurultayının ardından Meral Akşener tarafı için başlatıl...
© Cüney Öztürk | tahtapod.com
Türkiye'nin sadece Anayasasında kayıtlı "laik, sosyal, hukuk devleti" yapısı değil; iktisadî, toplumsal ve kültürel yapısı da hızla değişmektedir. Bu değişimi hayra yoranların, amacı "kârını maksimize etmek" olan aktörleri günün gerektirdiği rolü iyi oynamaktadır. Ancak, "satın alanlar" tarih bilincine sahip olmadığı gibi şehir, kültür, medeniyet kavramlarına da yabancıdır. Siyasiler bu ...
19 Haziran Kurultayi ardindan kim muhalif, kim genel merkezci anlasilamasa da ülkücü tabanın çok önemli bir adım attığı ortada. Bu atılan adımı taçlandırmak ise artık genel başkan adaylarının elinde. Hali hazırda umut ışığı veren bir adayı şahsen göremesem de, Meral Akşener'in diğer adaylara nazaran bir kaç adım önde olduğunu görmemek imkansız. Bir siyasetçinin en önemli silahlarından biri olması lazım gelen esneklik ve bu esneklik içerisinde manevra yapabilme kabiliyetine haiz olduğunu 19 Haziran'da gösterdi. Ayrıca yalnız bırakılacağını bile bile, doğru olduğunu düşündüğü konularda adımlar attı ve bunları uygulamakta başarılı oldu. Bunlar artıları olmakla birlikte eksileri de var. Kendisinin iletişime daha açık olması ve daha şeffaf olması gerekirdi. Ancak bu ve diğer adaylarda da karşımıza çıkan sorunların temelinde hareketin ortak sorunları yatıyor. Bunları çözmeden, herşeyin bir anda mükemmel olmasını ve düzelmesini beklemek rasyonel değil. O yüzden sorunun temeline inmek gerekiyor.
Kafkasya'nın Bozkurdu benim adayım sensin, seni destekliyorum… Henüz yedi sekiz yaşlarındaydım Dinar'ın Ulu Camisi etrafında ki baharatçılara doğru yürüyordum. Çocukluğu Dinar'da geçmiş olanlar iyi bilir. Eskiden orada "Esans" satan hacı amcalar olurdu ve bir hacı amca ne zaman o yoldan geçsem beni yoldan çevirir boynuma esans sürerdi. Bu sebepten olsa gerek yine onun bulunduğu yoldan y...
Hareketin henüz bazı konuları zihninde oturtamadığı bir gerçek. 19 yıldır genel başkanlık koltuğunu işgal eden Dr. Devlet Bahçeli'nin bu süreçte harekete yardımcı olmadığı gerçeği gibi. 19 yıl uzun bir süre. Bu bakımdan Bahçeli, 36 Osmanlı padişahının 26'sından daha uzun süre saltanat sürmüş. Bu da şahsının en önemli başarısıdır.
Aradan 19 yıl gibi uzun bir süre geçtiğinden, Bahçeli'nin ne zaman ve hangi şartlarda genel başkan seçildiğini hatırlamayanlar olacaktır. Yaşları itibari ile de pek çok yeni nesil ülkücü kardeşimiz bunları bilemeyebilir. Elbette ki herkes, Bahçeli'nin Başbuğumuz Türkeş'in vefatının ardından genel başkan seçildiğini bilir. Zaman ve şartlar olarak kastettiğim şey, basit bir 5N1K olayı değil. Bu bilgiler bugün hatırlanmıyor olsa bile öğrenilmesi, Google ile saniyenin onda biri, ikisi kadar vakit alır.
Televizyonlarda, programlara bazı işaretler konur.Hangi yaş grubuna, hangi kitleye veya hangi eğilime hitab ettiğini gösterir.Seyirci o işaretlere göre kendini ayarlar.Bunlar arasında bir de kırmızı nokta vardır ki müstehceni işaret eder. Dün, yine gaflet edip siyasilerimizi dinledim.Yer yer korku filmleri gibiydi.Yer yer de müstehcen.. Yer yer kaba söz, küfür, hakaret..Her birinden...
1 kasım 2015 seçimlerinde yaşanan hezimetten sonra MHP içindeki muhaliflerden eski MHP Iğdır milletvekili Sinan Oğan'ın başlattığı 'değişim' talepli sürecin sonuna gelmek üzereyiz. Sinan Oğan'ın ardından Meral Akşener, Koray Aydın, genel başkan yardımcılığı görevinden ayrılarak aday adaylığını açıklayan Ümit Özdağ, Süleyman Servet Sazak ve Sait Gönen de, değişim talepleriyle MHP genel başkanlığına aday adaylıklarını açıklamışlardır.
Balgat'ta bulunan MHP genel merkezinin yoğun baskıları ve işi, toplanan yüzlerce delege imzasına rağmen, yokuşa sürme girişimleri MHP tabanını yormakla kalmamış, genel merkeze ve genel başkan Devlet Bahçeli'ye olan öfkeyi ve kızgınlığı arttırmıştır. Genel merkez tarafından yönlendirilen ve Ortadoğu Gazetesi'nin taşeronluk ettiği algı yönetimi ve karalama operasyonlarına MHP tabanının itibar etmediği, inanmadığı genel merkez odaklı sosyal medya hesap ve sayfalarını bir göz gezdirmeyle anlaşılıyor. Bu tarz manipülatif haberlerin Balgat'a ve sayın Devlet Bahçeli'ye olan kırgınlığı arttırdığından şüphe duymuyorum.
Malum olduğu üzere MHP tabanı bu tarz manipülatif, abartı veya düpedüz yalan haberlere AKP savunucusu 'havuz medyası'ndan alışkın. Bu durum MHP tabanının her habere balıklama atlamamasını, okuduğunu sorgulayıp analiz etme şiarını alışkanlık haline getirmiş olduğunun bir göstergesi. Yine de bunun böyle olması üzerinde çok durulacak bir mevzu değil. Burada üzerinde durulması gereken mevzu MHP tabanın MHP genel merkezinden yönlenidirilen haberlere aldırış etmemesi ve kaale almaması.