19 Haziran MHP Gözlemleri

Milliyetçi Hareket tabanı, cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir işe imza atıyor!

​Yoldaşlarımla birlikte şarkılarla, türkülerle yola çıktık. Bayrak sallayarak, Ankara yoluna düşmüş ülkücülere bozkurt çekerek, bizi selamlayan millet azalarına korna çalıp el sallayarak...

Şairin "bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik" dediği gibiydik yolda. Öyle ki, iki tekerimiz 5 km arayla patladı, toplam 4 saat güneşin altında, suyumuz sigaramız bitmiş vaziyette tamirci yahut kurtarmaya gelecek araba bekledik. Fakat bu bile neşemize gölge düşüremedi, hem arabaya kurtarıcı, hem hepimizi Ankara'ya kadar götürecek bir minibüs yollayan sayın Coşkun Ünal Beyefendi'nin alicenaplığı ile bindiğimiz yeni araçta hala şarkı, türkü, marş söyleyebiliyor, bozkurt çekerek etrafı selamlayabiliyorduk.

Kongre dönüşünden bir kesiti paylaşarak ilk gözlemimi aktarmak istiyorum. Sevgili dostum Alihan, "sevgiyi hissediyorum biliyor musun?" dedi bana bir anda, durduk yere. Ve ben tam o esnada, Ozan Arif'ten "çünkü temelinde sevgi yatıyor" dizesini geçiriyordum aklımdan... "İlginç bir şekilde, bütün süreçten aklımda kalan tek şey, yıllar sonra yeniden bir sevgi hissettiğim" dedi. Kesinlikle öyle dedim; Kurultay'ın en büyük kazanımı budur. Devlet Bahçeli denen sevgisiz adam, zaten, Erciyes Zafer Kurultayı geleneğimizi bu yüzden baltalamıştı. İlk amacı, ülkücülerin bir araya gelmesinin yaratacağı efkar-ı umuminin, ülkücülerin kolektif zihninde mayalanacak bir topyekün muhalefetin önüne geçmekti, bu sayede her muhalif ülkücü tekil kalacak ve bir araya gelerek karşı koyamayacaktı. İkinci amacı da sevgi bağlarımızı zayıflatmak, birbirimizi fiziken görmediğimiz için kolayca küfredebilen, hakaret eden, tezyif eden, hukuk gözetmeyen adamlar olmamızı sağlamaktı. Ülkücüleri sevmeyen ve bunu nihayet ülkücü iradeyi hakaret, iftira, görmezden gelme ve en vahimi yalan haberler yayma suretiyle bastırmak yolunu seçmesiyle ispatlayan Bahçeli'ye karşı en büyük kazanımımız bu sevgi bağlarını yeniden tesis etmeye başlamak oldu.

Devamını Oku

​Kent Dindarlığı

image21-750x400

Okuduğum bir kitap, bir kaç makale galiba bir de söyleşiden yola çıkarak hazırladığım yazıyı beğenilerinize sunarım. Kent Dindarlığı.  Kafamı kurcalayan bu kavramla ilgili bir yazı hazırladım; Umarım beğenirsiniz. Max Weber'in kent dindarlığı kavramını hepiniz duymuşsunuzdur. Hürriyet'teki bir yazıda Weber'e atıfla hem cuma'ya giden hem yoga yapan bir kentli sınıftan söz ediliy...

Devamını Oku

HAYREDDÎN BEY - İlk Türk Avrasyacısı ya da Ulusalcısı

İlk Türk Avrasyacısı ya da Ulusalcısı​ Hayreddîn Bey ya da tam adıyla Hayreddîn Nedim Göçen. Son dönem Osmanlı aydınları içerisinde ismi fazla duyulmamış, ama oldukça önemli olan biridir.  Son dönem Osmanlı siyâseti üzerine ve İngiliz-Fransız ve Rus etkisi üzerine belgelere dayalı çok başarılı târîh eserleri ortaya koymuş biridir. Hayreddîn Bey, kendi dönemine dâir çok başarılı çalı...

Devamını Oku

BENİM YAZGIM

Gülüp geçsem olmaz, ağlasam olmaz
İşte benim yazgım bu ülküdaşım
Derler ki doğrunun çilesi dolmaz
İşte benim yazgım bu ülküdaşım

Devamını Oku

MİLLETİNİ SEVMEYEN MİLLİYETÇİLİK!...

Aslında olay çok basit; Millet olmasını bilmeyenler, milliyetçi olamaz!​ İtiraf edeyim, kendini orta sağ veya muhafazakar olarak ifade edenlerin yüzde 60'ı aşan bir kesim oluşturduğu bir toplumun millet olmayı bilmediğini söylemek, ilk bakışta çok çok tahrik edici bir ifade ama yine de iddialıyım. Aslına bakarsanız bu sadece muhafazakar ve orta sağa mahsus bir durum değil. Kendini milli ...

Devamını Oku

DEVLET BABA!

Eğer ki gizli saklı bir yerlerde buluştuklarını duyarsa, dünyayı başlarına yıkar! ​Başında kasketi, sırtında paltosu ve elinde tespihi, tam bir Karagümrük kabadayısı! Onun adı Devlet Baba. 19 yıldır hep bizi düşündü. Yani Balgat'ta ki odasına geçti, oturdu bizi düşündü! Biz "Memleketin hali ne olacak" diye kaygılanırken, meraklanırken o bize Ferdi Tayfur'un sesiyle uzaklardan seslen...

Devamını Oku

19 Haziran: Dönüm Noktası

Ülkücüler, sadece MHP'nin değil aynı zamanda Türk siyasi tarihine geçecek olan demokrasi ve hukuk mücadelesinde kelimenin tam anlamıyla destan yazıyorlar. 

1 Kasım sonrası başlayan bu mücadelede, engelli bir maratonda koşarcasına Balgat'ın önlerine çıkardığı bütün engelleri bir bir aşıyorlar. Siyaset akademilerinde ders olarak okutulacak şekilde verilen bu demokrasi ve hukuk mücadelesi henüz nihai hedefe ulaşmamış olsa da birçok şeyi kanıtladı ve gerçekleştirdi bile. 

Mesela söz konusu mücadele en başta; MHP'nin birilerinin babasının çiftliği gibi yönetilemeyeceğini ve eninde sonunda Ülkücülerin buna rıza göstermeyeceğini kanıtladı. Bununla beraber bu destansı mücadele;

Devamını Oku

19 Haziran'da Sen de Gel

Artık çok söze gerek yok.

Pazar günü 602 delege o salonda buluştuğu anda, yeni bir dönem başlayacak ve müjdeler saracak dört yanı. 

Şahsi kanaatim kurultaya katılacağı kesinleşen delege sayısı şu an itibariyle 700 civarında. Değişim yanlısı yaklaşık 200 delege ise kafa karışıklıkları, tehditler, hatır gönül gibi sebeplerle kararsız. 

Kurultayın gerçekleşmesi için yeterli delegenin fazlasıyla o salonda olacağı kesinleşmesine rağmen, ben yine de kararsız delege kardeşlerime seslenmek istiyorum.

Devamını Oku

MERDAN (Celaliler)

slide_32

​mavzer gürültüsü
kurşun ıslığı
sönen ocaktan kopan feryat
dağ başında it uluması
renksiz bizsiz düzen
devşirme paşaların avucunda
kömür karası gözler
zulmü aydınlatıyor tenimizi yakan ateş
gökkubbeden yere iniyor
zamana başkaldıran uğultular
ayaz vakti saçlarımıza yağan
kırağı değil kül

Devamını Oku

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin