!Büyük Türkistan'ın kötü niyetli,acımasız ve yayılmacı Komşuları tarafından işgal edilerek istila edilmesi ve daha sonraki aşamada sömürgeleştirilmesi hemen hemen aynı tarihlerde meydana gelmiştir. Çarlık Rusyası Türkistan Hanlıklarından Hive Hanlığını 1880'lı yıllarda Göktepe meydan savaşından sonra bugünmü Türkmlenistan topraklarına tamamen egemen olmuştur.Diğer yandan Çin – Mançu İmparatorluğunun General Zu Zung Tang komutasındaki 400 bin kişilik işgal ordusu Osmanlığı Devletine bağlı Doğu Türkistan(Kaşgarya) İslam devletinin vaarlığına son vererek 1877de bu topraklar son kez işgal etmiştir. Doğu türkistan tarihinde 2. Mancu- Çin istilası olarak anılan bu işgal hareketi İngilizilerin Çinlilere verdiği kredi ve Rusların bu kredi ile Çin'e sattığı Silah, yiyecek ve lojistik destek sayesinde ancak, gerçekleşebilmiştir.
Bazen yazı yazmaya gerek duymaz insan bir fotoğraf karşısında.
Kimi zamanbir fotoğraf karesine kitaplar dolusu dizeler yazarken kimi zaman gerçeği, kimi zaman hayallerinizi, kimi zaman hikayeleri bir kareye sığdırmaya çalışırsınız.
Bu yazıyı yazma kararını verdiren 3.5 yaşındaki bir bebeğe ''parasızlık yüzünden kadına gidemeyen''bir ruh hastası, bir vicdansız, bir katil olsa da, bir fotoğraf karesini sizlerle okumak istedim sadece…
Uzun zamandır bir biyografi üzerinde çalışıyorum. Kısmet olur da çıkarabilirsem eğer pedofili'den kurtulan bir kız çocuğunun yaşamını da yakından incelemiş olacağız. Resmi ilk gördüğümde daha birkaç gün önce kitabın bir bölümüne alıntıladığım şu konuşma aklıma geldi.
'' -Polyannacılık nedir tam olarak o zaman?
Bir kitap okuyup, hakkında yazacaksanız kuraldır; ilk olarak yazar hakkında bilgi verirsiniz. "Servet Somuncuoğlu Kimdir?" sorusunu cevaplamak yerine "Servet Hoca'mız bizim için kimdir?" sorusuna cevap vermeyi yeğlerim. Servet Hoca Türkiye'nin az yetişen, nadir bulunan cevherlerinden biridir. Akademik alana -türlü sebeplerden- çok fazla tesir edememişse de kafasına Türkoloji fikrini &nbs...
Zaten kimseyle anlaşamazdı. Hayır, hayır aksi ve huysuz değildi.
Aslında istese çok iyi anlaşabilirdi insanlarla. Sadece anlaşmak istemiyordu. İnsan sevmemek gibi tuhaf bir huyu vardı...
Evet! yanlış duymadınız, insanları bir canlı türü olarak komple sevmiyordu. Sırf bu yüzden -çocuklar hariç- insanların ölmesine de üzülmezdi.
O sabahta her sabah ki gibi erkenden uyandı. Kalktı, yüzünü yıkadı, elbiselerini giydi, evden çıktı. İnsanlar ona yeryüzünde sırtarıyormuş, fazlalıkmış gibi gelirdi. Yoldan geçen insanların yüzüne yine tiksinerek baktı. Durağa adımını attığı anda otobüs geldi. İyi, dedi. En azından beklemedik.
..Kızıl Çinin işgali altındaki Doğu Türkistanın (Uygur Özerk Bölgesi')'nin kronolojik tarihi ilk Türk adını kullanan Göktürk Devleti'nin bu toprakları kontrol etmesinden, günümüze kadar süren zaman dilimini kronolojik sırayla listelenmeye çalıştık.
552-745: Göktürk Hakanlığı batıda Aral Denizi'nden doğuda Baykal Gölü'ne tüm Türkistana hâkim oldu.
732-734: Orhun Irmağı yakınlarında bugün Orhun Yazıtları ya da Göktürk Kitabeleri olarak bilinen Kül Tigin ve Bilge Kağan adına taş yazıtlar dikildi.
744-840: Göktürklerin dağılmasıyla birlikte Uygurlar Kutluk Bilge Kül Kağan önderliğinde Uygur Hakanlığı'nı kurdular. Karabalsagun merkezli Uygur Hakanlığı Altaylar'dan Gobi Çölü'ne kadar hâkim oldu.
Bakmayın kültürü, gelenekleri, kurumları, teamülleri en çok bizim koruduğumuza...
Bu, tamamen milli değerlere olan bağlılığımızın sonucu olmakla birlikte; bunu yapabilmek için gelenekleri en çok aşanlar da yine bizleriz. Dikkat buyurun, gelenekleri çiğneyen, yok sayan vb. demiyorum. Özellikle "aşan" diyorum.
Çünkü bizler, gelenekleri korumak için geleneksel hale gelmiş olan, kitap okumama inadını yıkabilmiş insanlarız. Çünkü bizler, geleneksel hale gelmiş olan, şartlara göre tavır belirleme keyfiliğini terk edip; fikirlerini hayat gayesi haline getirmiş ve o fikirler çerçevesinde hayatını sürdürmeye çalışan insanlarız.
İşte bu noktada sorulması gereken temel soru şu ''Avrasya Cennetinin'' MESİH'i kim? Cennetin bitip politikanın başladığı yer burası... Coğrafi olarak Asya ve Avrupa birleşik kıtasını ifade eden ''Avrasya'' kavramı, zaman içinde politik bir anlam kazanarak coğrafya tabanlı bir siyasi ideolojinin adı olarak karşımıza çıkmıştır. Dünyayı kendi yerleştiği yerden gören, Doğu ve Batı olarak iki...
Gencay Dergisinin Fikir Büyüklerine Armağan sayısında tabi ki günümüzde Türk Milliyetçiliğinin Sosyolojisi ve diğer birçok mesele açısından en mühim yazarlarımızdan biri olan İkbal VURUCU hocamız bu sayımızda olmazsa olmazlarımızdandı. Böylesine değerli bir sayıda hocamız ile bir söyleşi yapmak istemem üzerine kırmadığı için evvela çok teşekkür ederim. Erol Güngör'ün fikirlerine çağdaş yorum yazıyor olmamdan Erol Güngör'ün fikirlerinin çağdışı olduğunu değil aslında değişen dünyada onun önemli tespitlerinin halen geçerliliğini koruyup korumadığını sayın İkbal Vurucu hocamıza sordum.
Bir Türk milliyetçisi ve Sosyolog olan Erol Güngör'ün 1970-1980 yıllarındaki bazı saptamalarını yine bir Türk milliyetçisi ve Sosyolog olan İkbal Vurucu hocamızın günümüze yorumuyla şu anda Türkiye'deki eğitim, kültür, milliyetçilik, entelektüellik ve muhafazakârlık konuları üzerine bilgilendirici, aydınlatan bir söyleşi yaptık. Yine bu söyleşinin yapılmasında vesile olan Türkiye Bilgi Enstitüsü'ne teşekkürü borç bilirim..
Yazının başlığına bakıp aldanmayın çok kültürlülük derken multi kültürden bahsetmiyorum ne kadar çok kültürlü olduğumuzdan bahsedecek ve okunması gereken bazı eserlerin özetini vererek sizi okumaktan kurtaracağım. Kısa bir yazı olmasını ümit ediyorum bir çoğunuz sonuna gelmeden sayfayı kapatmış olacaksınız belki de ama kapatmayın. Son günlerde Tv8 ekranında ...
