Henüz dizlerimde çocukluğumu sallıyorken
Dipsiz bir kuyuya
Son sürat inen taşın
Çaresizliğini takındım boynuma
Adam değil demiştin, koltuk işgal edene,
Zaten onu adamdan sayan olmaz Ozan'ım.
Davamdan dönmem dedin yol vererek gidene,
Ne yazık ki çağrını yayan olmaz Ozan'ım.
Babamız gidince düşündüm şöyle;
Her türlü darımda hatırası var.
Apansız gidişler yakıyor böyle,
Şuurda, arımda hatırası var.
İki zıt kutuptuk
Birbirini çekmesi gereken
Birbirinin zaaflarını bilen iki sinsi katil...
Birbirimizin sınır çizgilerini geçince
Can havliyle
Sonunda anladım
İnsan ta kendisi şeytanın
Karmaşık bir sürecin yamacındayken
Nefsim kulaklarıma öfke fısıldıyor
Sorgusuz aklım karışıyor birden
kentin ışıkları sendeliyor yine
biraz sonra düşeceğiz hep birlikte
tam orta yerine itilip kakılan dünyanın
oyuncak bebekler bile ağlayacak
suya değerken güneş
senin çok konuşan saçların
biraz sonra düşeceğiz hep birlikte
tam orta yerine itilip kakılan dünyanın
oyuncak bebekler bile ağlayacak
suya değerken güneş
senin çok konuşan saçların
