Yanmaya aşık mürşit sırtında odun taşır
Taptuk un ateşine eğri odun sürülmez
Pirine tutkun gönül onsuz gurbeti yaşar
Demde hakkı anana vuslat vakti sorulmaz
İnsan değer verdiklerine duyduğu sevgi, saygı ve muhabbeti senede bir gün değil her zaman göstermeli. Ama maalesef gerçek olan şu ki hayatın akışında bir çok zaman bu şekilde davranmıyor, davranamıyoruz. Nedense insan hayat hep olduğu gibi devam edecek, sevdiklerimiz her zaman yanımızda olacak gibi bir varsayımla hayatı sürdürüyor bir çok zaman. Ta ki bir gün artık sevdiklerinin ya...
Fernando Torres Chealse'ye transfer olduğunda İngiltere futbol tarihinin en pahalı transferi olmuştu. Lakin futbol da hayat gibi işte, her zaman tek düze ya da yükselen bir çizgi arz etmiyor.
İspanyol forvet için de aynısı oldu.
Gol atamamalar, yedek kalmalar, giderek artan eleştiriler..
İlk önce başarıya odaklı taraftar kitlesinden tepki gördü, sonra yedek kulübesindekilerden, sonra diğerlerinden.
Hatta boş kaleye topu yuvarlayamayınca tepkiler zirve yapmıştı.
Hatırlıyorum, Ankara'daydım ben o zamanlar ve boş kaleye topu gönderemediğinde ayakta alkışlamıştım Torres'i.
Tabi bunu onun görmesi imkansızdı ve sanırım kimse de gidip söylemedi ona benim bu yaptığımı.
Telefonu numarası bende olmadığından arayamadım da, neyse bir dahaki kandilde mesaj atarım numarasını bulursam: HAYIRLI KANDİLLER TORRES, AİLENE DE ÇOK SELAM. CENABI RABBÜL ALEMİNİN RAHMETİNDEN BİR DAMLA BİLE OLSA ALABİLMEMİZ DİLEĞİYLE. DUALARDA BULUŞALIM
Bu fotoğrafı kullanıp, demişler ki: "Bir yudum su ve çorba için kuyruğa girdiniz mi? Hala şükür etmeyen var mı?"Bu tablonun 'şükür' ile değil, insanlıktan uzaklaşma ile alakalı olduğunu, çalanların, soyanların bitmediği dünyada bu tablonun da değişmeyeceğini, 'şükür' tavsiyesinden önce, buna sebep olanlara mücadelenin şart, Müslümansan FARZ olduğunu, söylemelerini beklerdik.... Ama, beyl...
tenha gecelere baş kaldırıp
yıldızlara kafa tutan güzel
çehrenin şavkı yoksul odama vuruyor
bir türkü tuttur bozkır koksun
güneş afyonlansın sesinde unutsun doğmayı
don vursun sokaklara
buğulu pencereme çizeyim resmini
VEDA MEKTUBU
12 Eylül Darbesi'nde yaşanan aile dramı sinemada. TRT'nin Türk sinemasının 100. Yılı Nedeniyle destekleği 33 film arasında yer alan 'Ankara Yazı-Veda Mektubu bugün gösterime giriyor.
Gösterime sokuluş tarihi manidar olmuş çünkü bugün Deniz Gezmiş'in idam edilişinin 44. senesi. Bir sağdan bir soldan mantığını sorgulamak için seçilmiş ise mantıklı olabilecek bir tarih. Mustafa Pevlivanoğlu'nun idam ediliş tarihi ise 7 ekim 1980.
2010 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından idamından önce tutuklu bulunduğu sırada annesine yazdığı mektup AK Parti meclis grup toplantısında okunmuştur.
Yaşar Okuyan'ın 12 Eylül dönemine dair anılarını anlattığı "O Yıllar" adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayınlandı.
Kendi kendini kul yapan, kendi boğazını kesen halk… 16'ncı yüzyılda Montaigne, "Kanımca, La Boetie çağımızın en büyük insanıdır" demişti Etienne de La Boetie için. La Boetie küçücük, incecik bir kitap yazmıştı ama söyledikleri asırlar sonra anlamını buldu. Kitabın adı GÖNÜLLÜ KULLUK ÜZERİNE SÖYLEV'di. "... Eğer siz vermediyseniz, sizi gözetlediği bu kadar çok gözü nereden buldu? Eğer siz...
Davamız "Millet davası" ise, bu umudu boşa çıkartmak yakışmaz bize. Adamlar hiç saklamıyor. İzleyin Tartışma Programlarını bağıra bağıra söylüyorlar. AKP Genel Başkan değişiminden sonra erken seçime gidecek. Olası bir erken seçimde MHP ve HDP şu an ki yapıları ile kesinlikle baraj altı. HDP artık kendisini kurtaramaz. Onların ne olduğunu millet bir an unutmuştu, şu son beş ayda kendileri...
