Yok Mudur?..

yokmudur

Bir umut, küçücük, minik bir umut,
Minnacık bir adım olmalı somut,
Vicdan sahibine gerekmez komut,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..


Sefil olduk derdi derde eklerken,
Milletimin kırık kalbi teklerken,
Kış geldi kış biz baharı beklerken,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Kim demiş bunlardan bey olur bize,
Kim ki getirecek zalimi dize,
Ellerinde düştük derin denize,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Güya, uçup kaçacaktı bu beyler,
Halka ışık saçacaktı bu beyler,
Önümüzü açacaktı bu beyler,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Kim ölmüş yalandan, hani, nerede,
İki su boğdular bizi derede,
Biri hesap versin ya bir kere de,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Biri bize tam dayattı kendini,
Sandık bu kez yıkıp aşar bendini,
Sayesinde hepten olduk dandini,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Biz ümitvar idik üç beş ay önce,
"Piro"mania'yla değişti günce,
Millete kal geldi onu görünce,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Bir çıktı, pir çıktı, uçuyor sandık,
Sanmayın ki kandık ya da inandık,
İnadı uğruna milletçe yandık,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Ne yazık ki en baştan koktu balık,
Tavan yaptı işporta yalakalık,
Dilimiz lâl oldu, ağzımız çalık,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Bunca çaba, uğraş hep gitti boşa,
Olur olmaz işler geldi bu başa,
Bir kez daha baltayı vurduk taşa,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Uzaklarda bir yerlerde kuruldu,
Gizli saklı sırtımıza vuruldu,
Bizi bir kuyuya atıp duruldu,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Biz mi oy vermedik, düzen kurmadık,
Söz verip de o sözde mi durmadık,
Bir eksik var, o da hesap sormadık,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Sormayın sonunu, unutun yitsin,
Hikâye burada son bulsun, bitsin,
Bunlar başımızdan defolsun, gitsin,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Tekrar ediyorum çekilsin, gitsin,
Umutları çalan, yok olsun, yitsin,
Milletimin derdi, elemi bitsin,
Bir sorumlu arıyorum, yok mudur?..

Diren gardaş, diren, sen sık dişini,
Bu yalan düzenin bitir işini,
"Aynı bağın gülü"nün çek fişini,
Bir sorumlu arıyorum, çok mudur,
Hesap sormaya da hakkım yok mudur?..


Yakın zamanda ülkemiz için hayati önem arz ettiği bizzat siyasiler tarafından ısrarla tekrarlanan bir seçim geçirdik. 

Adeta bir var olma seçimiydi bu. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının nasıl şekilleneceği, kuruluşundaki o bizi yeniden millet yapan temel değerlere dönülüp dönülemeyeceği bu seçimde alınan sonuçla doğrudan ilişkili olarak değerlendiriliyordu. Ancak gördük ki bu durumu en çok ifade eden, bu noktaya en çok vurgu yapan siyasiler iş uygulamaya döndüğünde sanki bundan bihaber oldular, yine yeniden her zamanki gibi egoları milli çıkarların önüne geçti. 

Birisi ya sırf kendi egosunu tatmin için ya da aslında "aynı bağın gülü" olması hasebiyle kendisine yüklenen görevin ifası için kazanamayacağı çok belli olduğu halde seçime aday olarak girmeyi tercih etti, bunu adeta dayattı. Etrafında topladığı toplasan sıfır çarpsan hiç denecek derecede özgül ağırlığı olmayan insanlar sırf parsadan pay kapabilmek, kendilerine bir koltuk edinebilmek uğruna bu işe çanak tuttu, itiraz edenler tu kaka ilan edildi. Sonuç; milletin yok edilen umutları. 

Her zamanki gibi ortada hiçbir sorun da yok, herkes görevini layıkıyla yapmış gibi pişkin pişkin kendi koltuklarında kendi düzenlerinde yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Dedim ya bu ya sadece ego tatmini ya da "aynı bağın gülü" olmanın verdiği görev bilinci. Her iki hâlde de millet kaybetti. Bu iş böyle devam ettiği sürece de kaybetmeye devam edecek. Bu durumda ne söylenebilir ki Yüce Allah(cc)'ın Bakara 216.Ayet'teki mesajına inanmak ve umut etmekten başka. 

Ümitsiz yaşanmıyor işte. "Her şerde bir hayır var!" der atalarımız. Vardır bir hayır bunda da; şimdilik bilmiyoruz ama vardır, inanıyorum.



×
Yayınımıza abone olun

Sayfamızda yayımlanan yazıları kaçırmamanız için yayınımıza abone olun.
Aboneliğinizi istediğiniz zaman sonlandırabilirsiniz.

Bir saniye bakar mısın?
KAYBETTİK

İlgili İletiler

 

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin