tahtapod.com | Blog

GEÇMİŞE ÖZLEM

Tortusu temizlenir, boşalırdı kuyular
Suların avuç avuç durulduğu zamanlar.
Nehirler başka akar, nazlanırdı kıyılar
Yosunların taşlara sarıldığı zamanlar.

Devamını okuyun
  0 yorum

SENELER

Zaman tatlı düşleri uçurumdan atınca
Aklımda zehir gibi kalır gider seneler.
Bakındığım boşluğu fırtınalar yutunca
Başımdaki semayı alır gider seneler.

Devamını okuyun
  0 yorum

Bu da bir Mektup

Seni bana anlatan satırlara bakmaktan bıkmadım. Eskiden her bir fotoğrafını incelerdim şimdi ise karşımda oturmuş sigaranın dumanıyla kayboluyorsun.

Umursamaz gözlerinle etrafı kolluyorsun. Kemancılar geliyor arkadan selam veriyorsun. Narin, kırılgan ellerinle bir o kadar derin sesinle. 

Bugün neler yaptın? 

İlayda bende seninle konuşacaktım yani daha doğrusu bir şey konuşacaktım. Sana 14 yaşındayken bir söz vermiştim, 18 olduğunda...

Evet, hatırlıyorum. 

Artık zamanı geldi, beni bunca zaman sevebileceğini düşünmemiştim, kabul edemedim. Sana bir kitap aldım bayadır arıyordun malum. 
Devamını okuyun
  0 yorum

BOZKURT VE KURBAĞALAR

Bir gün ormanda nasıl olmuşsa bir bozkurt düşmüş yaralı inliyor. O sırada kaplumbağanın biri yanına gelmiş;"Ne oldu bozkurt kardeş niçin inliyorsun?" demiş . Bozkurt "Yaralandım da" cevabını verince. Bay kaplumbağa ne dese beğenirsiniz "vah vah çok üzüldüm geçmiş olsun. Acaba kimin marifeti yoksa sabahleyin bizim çocuklar avlanmaya çıkmışlardı sakın onlar yapmış olmasın söyle bana cezalarını vereyim" Yaralı bozkurt söyle biri dönmüş kaplumbağaya acı acı bakmış ve arkadaş demiş" bu yara beni öldürmez ama senin çalımın var ya işte öldürür.." Bazılarının öyle gösterişi var ki zannedersin ki her şey ondan sorulur her şeyi sadece o bilir. Bizim çocuklar da bir zamanlar Bozkurttu. Kimi düştü zinda...
Devamını okuyun
  0 yorum

VEDA

  Ve o vedadan sonra bir daha kimseyi sevemediğimi düşündüm.  Günlerce odamdan çıkmadım, eski parçalanmış boyalarımla konuştum, uzun uzun baktım her şeye, her insandan kaçmaya çalıştım. Zaten karanlıkta boğulurken daha çok battım.  Bugün güneşli bir güne perdelerimi kapatmadığım ilk gün. Güneşin güzelliğini unutmuşken kendime yeniden hatırlatmak ne unutulmaz bir his. Bu hatırlatma bir çok geçiştirmişliklerimi daha da fazla yüreğime yara etti.  Saçımı toplayıp mutfağa geçtim. Sessizliği dinledim, kapalı pencerelerden. Dışarının bütün güzelliklerini gösteren sigara pencerimi açtım. Sessizliği çocukların gülüşleri ve kuşların cıvıltısı kesti. Bir sigara çıkartıp dudaklarımla...
Devamını okuyun
  0 yorum

Benim Hala Umudum Var

Bir güzel -mişli geçmiş zamanımız var idi...
Bir ferah gelecek zamanımız da olacak elbet. 

Devamını okuyun
  0 yorum

KURUMSAL KİMLİK

  KURUMSAL KİMLİK Her kurumun aslında sahip olması gereken, kendi belirlediği kurallara önce kendisinin uyması gerektiğini bilen, rakiplerinin ve içerisinde yer alacağı siyasal yapını özelliklerini kavramış, sorumluluk bilincine sahip, ortak çalıştığı kişi ve kuruluşlarla olan ilişkilerinin düzeyini kavramış bir bilgi ve deneyime ulaşmış olması gerekir ki kurumsal kimlik oluşsun. Bu özellikleri kendine ilke olarak edinmiş bir kurum zaten "Kurumsal Kimliğini" kendi bilincinde oluşturmuş demektir. Kurumsal kimlik olarak nitelendirilen kavram aslında adından da rahatlıkla anlaşılacağı gibi bir kurumun, içinde hem de dışında duruşunu, davranışını, imajını temsil eden kavram, yani kimliğidir...
Devamını okuyun
  0 yorum

HAYATIN ANLAMI ve ÜLKÜCÜLER

Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı... Bulduğu hiçbir yanıt ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş.. Ama aldığı yanıtlar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir yanıtı olmalı diyormuş.. Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş.. Köy, kasaba, ülke dolaşmış, bu arada zaman da durmuyor tabii ki ... Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona -Şu karşı ki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın yanıtı verebilir, demişler. Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş .. Bilge "sana bunun ...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

ÇAŞIT

Kırk yıllık program, kırk yıllık plan,
Türkler'e hançerin saplıyor çaşıt.
Maziyi yıkıyor, atiyi çalan,
Sevinçten dört köşe zıplıyor çaşıt.

Devamını okuyun
  0 yorum

Olmayana Ergiler (I)

​Gittin; Şimdi bir koca boşluk arkanda... Daha gidilecek sahiller, fethedilecek kaleler, keşfedilecek körfezler vardı halbuki... Bilinmeyen bir ülkenin, hiç tanınmamış bir şehrinin saçma sapan bir çıkmaz sokağı kadar ıssızım şimdi. Sokakta top oynuyor kıvırbaşlı, sarı saçlı çocuklar. Her birinin gözlerinde, gözlerinin muzip gülümsemesi... ve en az seninkiler kadar sevimli elleri... Hızla uzaklaşırken yalnızlığının yanından ardımdan sesleniyorlardı sanki "Teyze çocukluğumuzu atsana bize". O an aklıma geldi, sahi sen hiç çocukluğunu yaşamış mıydın?  Bir çıkmaz sokak gibiydi sevdan,  sevdanın peşine takıldın gittin. Kuşlar da gitti peşinden. Balkonun o uç köşesindeki yuvalarını b...
Devamını okuyun
  0 yorum