tahtapod.com | Blog

İNANDIĞIN GİBİ YAŞAMAK

Soru basit; İnandığını yaşamak mı ? Yaşadığına inanmak mı ? Normal şartlarda bir insan inandığı gibi yaşamayı kendine hayat felsefesi olarak belirler. Tüm yaşantısını inandığı bu değerlere göre tanzim eder ve bu değerler ölçüsünde yaşamını devam ettirir. Hayatın zorlukları yağmur gibi yağsada adamın üstüne,adam odur ki bu zorluklara göğüs gerer ve inandıklarından asla taviz vermez ise inanç-iman adamı vasfını kazanır. Diğer bir deyişle adamlık dava adamlığına dönüşür.  Dava adamları bir inanç ülkü için yaşarlar ve bu uğurda ömürlerini harcamaktan çekinmezler. Dava adamları yaşadığı topluma ve mensubu olduğu topluluğa davaya imanları ölçüsünde önder olurlar. O dava adamları ki inandığı f...
Devamını okuyun
  0 yorum

Sıla'ya Mektuplar

slayamektup

Her nefes aldığında insan yaşıyor sanma
unutulmuş evlerin eşiğine düş döküldü Sıla
bürünmüş ve yazılmış kış, silinmiş yollar
sepya sokaklar kalır hep aklımızda

Devamını okuyun
  0 yorum

VEFA KALMADI

Servet aşkı arttıkça ömür taptı devrana
Altın, yüzük takıda; malda vefa kalmadı.
Tuz karıştı şekere, şeker girdi kovana
Şifa diye sevdiğin balda vefa kalmadı.

Devamını okuyun
  0 yorum

Leyla'nın Gözleri Üzerimde

gönlümün kıyısına göçmen kuşlar konuyor 
görüyor musun Leyla?

Devamını okuyun
  0 yorum

GİDER (ÖLÜM)

Akıl ermez bu düzene
Dolar babam boşa gider.
Mevsimleri döne döne
Yazı, güzü kışa gider.

Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

GEÇMİŞE ÖZLEM

Tortusu temizlenir, boşalırdı kuyular
Suların avuç avuç durulduğu zamanlar.
Nehirler başka akar, nazlanırdı kıyılar
Yosunların taşlara sarıldığı zamanlar.

Devamını okuyun
  0 yorum

MAVİ SIZININ HİKAYESİ (II)

​ Aforizmaların bileşkesinde bütüncül iniltiyle okuduğu mektubu, ıslanmış kirpiklerini elinin tersiyle silip tekrar albümünün arasına koydu. Kasımın on beşine doğru inançlı soğuk adımlarını korkusuzca atan mevsim, iyiden iyiye hissettiriyordu olumsuzluğunun yarattığı itilesi etkiyi. Belki hıçkırıkların ipliğini kelep kelep ören hicranıyla dörde katladığı mektubunun faslında bırakmıştı Fatih'e olan aşkını. Gözden akan her damlanın satır aralarında ayrılık busesine dönüşen selini de saklamıştı mektubunda. Serdengeçti sevdalarda nazar değdirilmeye açık bir kadının öyküsünü hangi dünyalı kendi yalnızlığında bu denli içten hissederdi? Kim bilir, böylesi yıkımların enkazında debelenen bir Nazan'ı ...
Devamını okuyun
Etiketler:
  0 yorum

SENELER

Zaman tatlı düşleri uçurumdan atınca
Aklımda zehir gibi kalır gider seneler.
Bakındığım boşluğu fırtınalar yutunca
Başımdaki semayı alır gider seneler.

Devamını okuyun
  0 yorum

ÇAYIR KEYİF...

I

İsteseydim eğer…
Bir parça kek, ucuz bir plastik tabakta.
Ve bir şekersiz çay, kartondan bardakta…
Eh.. bir de sen olunca şöyle yanımda…
Yeter de artardı boş şeylere mutlu olmak için…
Ne olacak yani, herkes gibi biz de hiç el sürmezdik.
Öyle ya; ne gerek var, beyin yorup düşünmeye?
Gıcır gıcır dururdu kitaplar, ilk günkü raflarda…
Biz demlenirdik yudum yudum, bardak bardak çayda.
Keke boğulurduk,
Çaya boğulurduk,
Çay da bile boğulurduk.
Ve Papaz kaçtı oynardık kıraathanelerinde.
Kek, ıslak ve üzümlü…
Sen ve ben, bir sevinçli- bir hüzünlü…
Sen söylerdin manzaraya karşı,
Ben dinlerdim…
Sana sessizce yarenlik ederdim…

Devamını okuyun
  0 yorum

Tohumlar betona, mermiler ağaca

Oysa ne güzel şarkılar öğretmişlerdi bize çevreye, doğaya, yeşile ve ağaca dair... Ilgaz Anadolu'nun ne yüce bir dağıydı mesela... Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönmeliydi yurdumuzda oysa... Kestane, gürgen, palamutun altı hep yaprak, üstü alabildiğine buluttu bir zamanlar... Şimdi... Şimdi artık değil... 80 sonrası geçirdiğimiz hızlı kapitalist dönüşüm, tek parti iktidarlarının rant hırsı, gözlerin hep, "doğanın en savunmasız rengi" olan yeşile dönmesine neden olmuş; Kimsesiz sakinleri mücadele yeteneği olmadığı için çaresiz terk etmek zorunda kalmıştır ikametgahlarını. Sonra bir bakmışsınız gazete manşetlerinde bir haber. "Istanbul'a ayı indi". " Istanbul'a ayı inmedi hac...
Devamını okuyun
  0 yorum