Tarihin Kaçınılmaz Hükmü: Türk-Rus Çatışması​

Rusya'yı anlayamazsınız. Ona sadece inanırsınız. Anton Çehov ​Sosyal bilimlerin pozitif bilimlerden ayrılan yanı ölçümlenebilmesi bakımından dezavantajlı olmasıdır. Sosyal olayları bir deney vasıtasıyla değerlendirmek mümkün değildir. Sosyal bilimlerin en büyük laboratuvarı tarihtir. Bu sebepten günümüz dünyasıyla ilgili sosyal gelişmeleri analiz ederken tarihten yardım almak elzemdir. B...

Devamını Oku
Etiketler:

ÇARPIŞAN ARABALAR

Lunaparkların en keyiflilerindendir ve büyüklerin de zevk aldığı görülmüştür. Şahsen ilk 21 yaşımda bindiğimde pek keyif almıştım. Ne var ki yüzümüze çarpan bir gerçek var: 'Çarpışan arabalar' keyfinde bir zihniyetle tarih bilinci oluşturulamaz ve ülke yönetilemez. "Çarptım mı afallatırım" zihniyetiyle dış politika olmaz, iç politika olmaz, parti içi demokrasi olmaz. Ülke demokrasisine k...

Devamını Oku

AYASOFYA CAMİ OLMALI MI ?

Geçen gün her zaman gittiğim berberime traş olmaya gittim-Herhalde erkeklerin ekseriyeti berber konusunda oldukça muhafazakardır- Berber koltuğunun arkasındaki duvarda asılı bulunan televizyonda "Fetih Şöleninden" kesitler gösteriliyordu. O sırada Akp seçmeni olan berber arkadaşım "Bunlar hep hikaye. Ayasofya'yı cami yapın da o zaman görelim fethi" dedi. Ülke toplumu ve siyasetinde güçlü bir karşılığı olan bu söylemin ne kadar adil, akılcı ve pratik olduğunu tartışmak gerekiyor aslında. Namazla niyazla arası çok da sıkı fıkı olmayan bu arkadaşın talebi teolojik olmaktan çok psikolojik. Meseleyi bir gurur meselesi olarak görüyor.

    İnsanoğlunun kolektif bir şekilde örgütlenerek "Kültür" üretmesi ile birlikte zaruri ihtiyaçları karşılayan ve belli bir fiziki alanı kaplayan yahut yapısal bir varlığı olan "mekanın" yüzyıllar içerisindeki toplumsal,ekonomik,siyasal dönüşümlere paralel geçirdiği farklı mahiyetteki kavramsal örgütlenmeler mekanları anlamlandırma biçimlerimizi de şekillendirmekte ve bu farklı anlamlandırma biçimleri toplumsal gruplar arasında yoğun ihtilaflara yol açabilmektedir.

Devamını Oku

"Almanlar ve Soykırım"

"Almanlar ve Soykırım"

Almanya'nın Ermeni Sorunu'na neden bu kadar çok ilgi gösterdiğini anlamak için Alman tarihine bakmak gerek. 1888'de Kaiser Wilhelm'in başa geçmesiyle birlikte, Almanya'ın bir dünya gücü olma hayalleri de açığa çıkar. Wilhelm, Çin'deki Boksör Ayaklanması'nı bastırmak için ordusunu gönderiyor. On binlerce Çinlinin öldürüldüğü büyük katliamlar yapılıyor. Hatta dönemin Osmanlı Padişahı II. A...

Devamını Oku

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı 1944’te çatladı

3 Mayıs Türkçüler Günü'nde ne oldu?

Devlet, üniversite, parti, dernek, hatta şirket... Bütün kurumlar müşterek değerler üzerinde yükselir. Toplumlar da. Hiçbiri müşterek değerlere dayanmadan yaşayamaz.

Değerler dediğimiz, İbni Haldun'un asabiyesiyle ilişkilidir. Haldun'a göre devleti asabiye kurar. Asabiye kuvvetliyse devlet yaşar. Asabiye zayıflarsa asabiyesi kuvvetli olan, zayıf asabiyeliyi devirip devletin başına geçer. Nevzat Kösoğlu'nun "iman" adını verdiği kavramın Haldun'un asabiyesi ile örtüştüğü noktalar var. Bugünün toplum bilimlerinin yeniden icat ettiği "toplum sermayesi" diye çevirebileceğimiz "sosyal kapital" sözü de bu kavramlara kardeştir.

Sosyal kapital millet fertlerinin birbirlerine karşı duydukları tabii sevgi ve bağlılık ve bu hislerin sonucunda teşekkül eden karşılıklı güven ve toplumun iç iletişimindeki yoğunluktur. Bunlar bizim uhuvvet, dayanışma kavramlarımızla akraba anlayışlar.

Müşterek değerlere bağlanan insanlar birbirlerine de sevgi ve güven duyar. Camiasının diğer mensuplarına kuşkuyla bakmaz. Dikkatleri yaptıkları işe, dış dünya ve başarıya odaklıdır. Müşterek değerlere bağlılığın azaldığı, lâfta kaldığı camialarda güven tükenir, insanlar bir birine potansiyel rakip ve hain gözüyle bakar. Mesai ve gayret yekdiğerini alt etmeye, olmazsa kontrol etmeye harcanır. Artık mensuplar hissettiklerini, düşündüklerini değil, güvenli olanı, yukarıdakilerin duymak istediklerini söyler. Giderek onların istediği gibi düşünmeye başlarlar. Yahut hiç düşünmemeye… En emniyetlisi de budur; hiç düşünmemek. Slogan söylemek... Ahlâk dibe vurur.

***

Devamını Oku

ŞEYTAN'IN ŞERİATI

Elimde kesin rakamlar olmamakla beraber bence tarih boyunca Tanrı adına öldürülen insanların sayısı, şeytan adına öldürülen insanlardan kat kat fazladır. Dolaysıyla insanlar ya iyi ve kötü tanımlamalarını ya da 'Tanrı' algılarını acilen değiştirmelidir.

Devamını Oku

Telif Hakkı

© Mehmet Alp, tahtapod.com

7-8 CUMHUR CUMASI

Cumhurunbaşını ne zaman televizyonda görsem, aklıma "Yedi Sekiz Hasan Paşa" geliyor. Sultan Abdülhamit'in pek sevdiği Hasan Paşa, Er olarak başladığı askerî hayatında gösterdiği üstün başarılarla Mareşalliğe kadar yükselmişti. Unvanını ise okuma yazma bilmemesi ve imzasını Arapça (aslında Sümerce) "Yedi ve Sekiz" (V Ʌ) olarak atmasına borçlu bu Çorumlu Mareşal Osmancık, Sungurlu ve İskil...

Devamını Oku

V. YÜZYIL MÜVERRİHİ PRİSKOS’UN ESERİNDE YER ALAN TÜRK ADETLERİ VE BU ADETLERİN TETKİKİ

ÖzetBu çalışmada, Avrupa Hunları hakkındaki temel birinci el kaynak olan Priskos'un eserinde aktardığı Hun adetlerinin analizi ve diğer Türk topluluklarının adetleriyle kıyaslama amaçlanmıştır. Priskos, Hun Hakanı Atilla'ya elçilik görevinde bulunmuş ve gözlemlerini Bizans tarihiyle birlikte aktarmıştır. Eserin satır aralarında, karşılaştığı Hun adetlerini aktaran müverrih, anlatımda det...

Devamını Oku

 Galeri

 Blog Takvimi

Lütfen takvim görünümü hazırlanırken bekleyin