1981 yılında İstanbul'da doğdum. 2002'den beri öğretmenlik yapıyorum.





Yayınlanmış eserlerim:


-Bozkırın Savaşçısı (roman)


-Türkistan'dan Hindistan'a Uzun Yolculuk (roman)


Yakında basılacak olan Bozkırın İsyânı (roman)





Yer aldığım editöryal eserler:





- Tarih Tarih Almanağı


- Yeni Nesil Ülkücüler: MHP ve Kürt Sorunu Üzerine


- Adsız Bir Kahraman - Mustafa Kayabek (İki Mustafâ: Mustafâ Kayabek ve Mustafâ Sarıbaş)


Fotoğrafçılık alanında ise 2009 yılında CNR Expo tarafından düzenlenen fotoğraf yarışmasında ve 2010 yılında düzenlenen "Turuncu İstanbul" adlı fotoğraf yarışmasında sergi ödülleri, ayrıca 2012 ve 2013 yıllarında Kadıköy Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen Kadıköy Fotoğraf ve Şiir Yarışmaları'nda her iki dalda da 2. ve 3. olduğum gibi mansiyon ve sergi ödülleri kazandım.

1931 SOVYET SALDIRISI IŞIĞI ALTINDA ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK-SOVYET İLİŞKİLERİNE FARKLI BİR BAKIŞ

"Bolşevik'lerin ve Bolşevizm'in ne olduğunu anlamadınız. Bolşevik'lerin Anadolu'ya girdikleri gün, malik olduğumuz mutluluk Moskova'ya aktarılacak ve biz, çıplak bir halk olarak kalacağız. Azerbaycan'ın başına gelenlere bakınız." 1 MUSTAFÂ KEMÂL PAŞA (FO 371/6525/E 8990: Başkomutandan Savaş Bakanlığı'na kapalı tel yazısı no.719, İstanbul, 5.8.1921.) " Gerçekte Mustafa Kemal, Bolşevik ilkelerinden nefret ediyor, ama duygularını gizlemeye çalışıyor." 2 (87) İbid.: belge no. E 12803; kaynak: HC / 1360. (24 Eylül 1920 târihli İngiliz istihbarat raporu) Genelde Atatürk döneminde Türkiye ile Sovyetler Birliği'nin ilişkilerinin iyi olduğuna dâir iddiâlar vardır. Gerçi uzaktan görünüş buna uygun ols...
Devamını okuyun
  0 yorum

Yeni Zelanda'daki Katliâm ve Düşündürdükleri...

Yeni Zelanda'daki terör saldırısı, gerçeği en çıplak ve soğuk hâliyle bize göstermiştir. Buna göre;

1. Dünyâda barış, kardeşlik, silâhsızlanma gibi kavramlar, sâdece zayıfları uyutmak için kullanılan kavramlardır. En kötü, en tehlikeli kişiler ve güçler, sürekli olarak silâhlanmaya devâm ediyor.

Dünyânın genelinde suç işlemeye meyilli kişiler için silâha ulaşmak oldukça kolaydır. Üstelik çok ucuz fiâtlara, en ağır silâhların bile nasıl edinilebileceği biraz internet bilgisi olan herkesin gördüğü şeylerdir. Üstelik günümüzde güçlü ülkeler, sürekli silâhlanırken, zayıf gördüklerini vururken, vurduklarına yönelik barış, kardeşlik, silâhsızlanma çağrıları yapmaktadırlar. ABD, Irak'ı, Afganistan'ı, Yemen'i vurmakta; Rusya, Gürcistan'ı, Ukrayna'yı, Kırım'ı vurmakta; Çin, Doğu Türkistan ve diğer bölgeleri vurmaktadır. Üstelik bu güçler, kendi işgâllerine direnenleri de terörist olarak nitelemektedirler. En basiti Ukrayna'daki faşizan hareketler, Rusya tarafından Kırım'ın işgâli için bahâne olarak kullanılmıştır.

Devamını okuyun
  0 yorum

YENİ TANRILARIN DÜNYASI: Sistemin Dışında Kalanların İntikamı ENES ŞENGÖNÜL

"Değerli dostum Enes'in bu eseri, var olan dünyâ ve bu dünyânın ortaya koyduklarıyla sorunu olan herkesin kitâbıdır. Dolayısıyla biz sorunlu insanlar, bu kitâbın her yerindeyiz, bir harfinde, cümlesinde, noktasındayız..."

KUTLU ALTAY KOCAOVA

Enes Şengönül'ü yıllar evvel Enver Paşa Dergisi ile sonradan İttihat Dergisi ve son olarak eski tanrıları öldürdüğü "Eski Tanrıların Ölümü" adlı eseriyle tanımıştık. Sistemin dışında kalanların öyküsünü de unutmayan Şengönül Karakum Yayınevi'nden çıkan son eseri "YENİ TANRILARIN DÜNYASI: Sistemin Dışında Kalanların İntikamı" ile mart ayında kitaplığınızdaki yerini almayı bekliyor.

"İntikam almak bireyseldir, cezalandırmak Tanrı'nın işi", diyor Viktor Hugo. Sizi, sistemin dışında kalanların intikamını okumaya davet ediyoruz.

Haydar Barış Aybakır'ın yayına hazırladığı eserin mizanpajı Alper Şenadam'a, kapak tasarımı Uygar Özdemir'e, son okuma Sefa Demirkaya'ya ait.

Arka Kapak Yazısı:

Devamını okuyun
  0 yorum

"Tebriz'den Masallar: İran Türklerinden Derlenen Metinler"

"Dostum Seçkin Sarpkaya, akademik ve bilimsel kimliğinin ötesinde, benim gözümde Mario Vargas Llosa'nın bahsettiği "Masalcı"dır ve her masalcı gibi güzel bir masalcıdır." KUTLU ALTAY KOCAOVA Daha önce yüksek lisans tezinden uyarlanan ve 2017'de yayımlanan "Türklerin Şeytani Masalları: Türk Masal ve Efsanelerinde Demonik Varlıklar" ve Mehmet Berk Yaltırık ile birlikte hazırladıkları, 2018'de yayımlanan "Türk Kültüründe Vampirler: Oburlar, Yalmavuzlar ve Diğerleri" adlı kitaplarıyla tanıdığımız akademisyen Öğr. Gör Seçkin Sarpkaya, 2019 ile birlikte "Tebriz'den Masallar: İran Türklerinden Derlenen Metinler" adlı üçüncü çalışmasıyla karşımızda. Sarpkaya'nın bu çalışması alanda yapılmış bir saha...
Devamını okuyun
  0 yorum

100.000

 100.000… Mehmet Levent Kaya'nın yeni romanı. Uygurlardan ve onların bir nevî opera olan dor adlı san'atlarından söz ettiği "Çölde Dor", günümüz Moğolistan'da geçen ve merkezinde Sakha Türkü bir genç ile Altaylı bir Türk kızının yer aldığı, Sibirya coğrafyasını önümüze seren "Ölüöne"nin yanına, üçüncü romanı 100.000 yerleşmiş durumda. 100.000 adı, birçok kişi tarafından ilginç bulunabilir. Tümen, 10.000; Bumın da, 100.000 anlamına geliyor. Yâni Bumın Kağan'ın iktidâra gelip, hânedânını kurmasını anlatan bir roman. Roman, bir aşk hikâyesi ve bu aşk hikâyesinin şekillendirdiği savaşı ele alıyor. Göktürk târihi konusunda biraz bilgisi olanlar, az da olsa bu konuda bilgi sâhibidirler, elbet...
Devamını okuyun
  0 yorum

İDİL BOYUNUN NEVRÛZU: NARTUKAN

Nartukan, Nardugan, Nartoğan ya da Nardoğan… Türklerde bir çeşit kış bayramı olduğu söylenmekte ve 22 Aralık târîhinde kutlandığı iddiâ edilmektedir. Son yıllarda, her yılbaşında, Noel'in Türk kökenli olduğu düşüncesiyle gündeme getirilmektedir. Peki, gerçekten böyle bir bayram var mı? Varsa içeriği ne? Ne zamân kutlanıyor? Nartukan bayramı, Türkler arasında gerçekten kutlanmaktadır. Ancak kesinlikle, 22 Aralık târîhinde kutlanmamaktadır. Nartukan, Çuvaş Türkleri'nin Nevrûz'a verdikleri bir isimdir ve "ateşin doğuşu" anlamına gelmektedir. Başkurt Türkleri de, Nardugan ismi ile anmaktadırlar. Burada ateşten kastedilen güneştir. Kışın bitişini ve havaların ısınmasını anlatır. Nevrûz ya da Yeñi...
Devamını okuyun
  0 yorum

Yeni Bir Fikir - Dost A.Ş.

" Bütün varlığını dünyaya ilan etmeden yaşamanın seni sınırlayacağını düşünüyorsun, biliyorum. Yalnızca insanlara gösterilebilir şeyler yaşamaya çalışıyorsun artık; kendin için değil başkaları için yaşıyorsun tecrübelerini. Yalnız olmaktan korktuğunu biliyorum. Ama bu acınacak hâlimizi değiştirmiyor: Sonuçta hep yalnızız; ve daha önemlisi, asla yalnız değiliz." Bu paragraf, Dost A.Ş.'nin karakterlerinden birine âid. Dost A.Ş., İsmâil Biçer'in ikinci romanı. Daha önce 2016'da Düş Cambazı adlı bir roman kaleme almış. Henüz onu okumadığım için bir şey diyemem ama internetten arka kapak yazısına bakınca ilgimi çektiğini ve Dost A.Ş.'deki gördüğüm tarz ile yakın olduğunu söyleyebilirim. Dost A.Ş....
Devamını okuyun
  0 yorum

DİSTOPİK BİR KURGU - Dünyâ Savaşı'na Girmeseydik Ne Olurdu?

​ Mâlum iki gün evvel 1. Dünyâ Savaşı'nın "resmen" sona erişinin 100. yılıydı ve bu savaşın en önemli aktörlerinden biri de bizdik. En çok konuşulan konulardan biri, savaşa girmeseydik ne olurdu sorusudur. Elbette târihçilik açısından yaşanmamış şeyler üzerinden hareket edilemez. Ancak kurgu yapılabilir. Ama başarılı ve gerçekçi bir kurgu için de çok iyi bir târih bilgisi gerekir. Halil İnalcık Hoca, iyi bir târihçinin, iyi bir edebiyâtçı olması gerektiğini söyler. Belki de, ileride, aynı zamanda bir edebiyâtçı olarak, bu kurguyu daha da genişletip bir romana bile dönüştürebilirim. Hayât... Neyse, tekrar kurgumuza dönelim... Bana göre bölgemizin şekli şöyle olurdu: Öncelikle kesin olarak bil...
Devamını okuyun
  0 yorum

Doğu Türkistan'ı Anlamaya Dâir...

Çin, tartışmasız dünyânın gördüğü en aşağılık diktatörlüktür. Bununla birlikte bu diktatörlük, dünyâ çapındaki gücünün etkisiyle, özellikle Doğu Türkistan konusunda, sürekli propaganda faâliyeti yürütmektedir. Bu propaganda faâliyetinin başında da Uygur Türklerinin Selefîliğe kayan İslâmî yönü gelmektedir. Birçok kişi de, bu propagandanın etkisiyle hareket etmektedir. Öncelikle bilmemiz gereken şey şudur: Evet, Uygur Türklerinin İslâmî çizgisi Selefîliğe yakın ve oldukça radikaldir. Ama bu doğal bir durumdur. Ben de Doğu Türkistan'da yaşayan bir Uygur olsaydım, muhtemelen radikalizmi benimsemiş bir Selefî olurdum. Neden? Dünyânın her yerinde baskı altında olan insanlar, gruplar ve toplumlar ...
Devamını okuyun
  0 yorum

EMPERYALİZM-ANTİEMPERYALİZM ÇELİŞKİSİ

Dünyâda emperyalizmin yaptığı zulüm ve akıttığı kan, devâsa boyuttadır. Bununla birlikte dünyânın herhangi bir yerinde yaşananları illâ emperyalizme bağlamak ve her olayı emperyalizm-antiemperyalizm ikilemi üzerinden açıklamaya çalışmak oldukça sığ, câhilce ve hattâ kötü niyetli bir yaklaşımdır. Emperyalizmin yaptıkları üzerinden hareket edip, her yanlış ve kötülüğü ona bağlayıp, bir nevî "içimizdeki şeytâna" dönüştürmek ve yanlışları aklamak, günü kurtarsa da, gerçeklerin üzerini örttüğü için sonu felâket getiren bir durumdur. Şimdi dört ülke üzerinden hareket edeceğim: 1. Venezuela, bilindiği gibi sosyalist olduğu iddiâ eden bir hükûmet tarafından yönetiliyor. Yönetim, bâzı sosyalist uygul...
Devamını okuyun
  0 yorum