TÜRKLÜĞÜN ZALİME BAŞKALDIRIŞI...

"ŞANLI 3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ"  3 Mayıs, Türkiye'deki Türk Milliyetçileri için çok önem arz edip anılması elbette ki güzel bir gelişmedir. Ancak son 5-6 yıldan beri bazı "Kozmopolit Milliyetçiler" tarafından ne hikmetse "Milliyetçiler Günü" olarak anılmaktadır. 1944 yılında Türkçülük ve Turancılığa karşı olanlar bile davanın adını "Irkçılık ve Turancılık" adını verirken günümüzün Ko...
Devamını Oku
  0 yorum

CUMHUR İTTİFAKI İKİ PARTİ KALSIN İSTİYOR

Evet,Devlet Bahçeli'nin muradı artık iyice anlaşılmıştır. Mimarı olduğu tek adamlı iki partili sistemi iyice oturtarak siyasetteki görevini nihayetlendirmek istiyor. Devlet Bahçeli'yi sadece MHP'nin genel başkanı olarak görmek yanıltıcı olabilir. Unutmayalım ki Türkiye' de seçim olmasına ve tarihinin belirlemesine Devlet Bahçeli'nin karar verdiği şeklinde resmi olmayan genel kabul görmüş...
Devamını Oku
  0 yorum

OKUDUNUZ MU?

Malum 3 Mayıs hakkında bir şeyler yazarım ama pek içimden de gelmedi bu saate kadar. Yazılanlara göz attım, kendini Türkçü, milliyetçi, gören kesimin yazdıklarını okudum hep de okuyordum. En son Perinçek'in "Türkçülük" hakkındaki ifadeleri çerçevesinde yazılanları okudum. Zaten bu ülkede bırakın Türkçülüğün, Türklüğün bile tadı tuzu kalmadı. Ve yine malumunuz iktidar partisinin başı da "...
Devamını Oku
  0 yorum

3 MAYIS

3 Mayıs 1944 Türk Tarihinin kırılma anlarından birimidir acaba? Osmanlı Imparatorluğunun başlangıç hariç diğer dönemlerinde Türklük imparatorluk sözde bölünmesin diye hep yok sayılmış, aşağılanmıştır. Hatta Etrak-ı bidrak (akılsız Türk) tabirini bile kullanmaya cesaret edenler çıkmıştır. Osmanlı Devleti ve aydınları tebaaları olan diğer milletler tarafından yüzlerce kez aldatıldıktan ve ...
Devamını Oku
  0 yorum

AY GÖKTE PARLADIKÇA

​Ay gökte parladıkça dalgalanacak tuğum
Bir bozkurt uluyacak yıldızlara bakarak
Ülkülerim taşacak yüreğimde tuttuğum
Bir Turan'a varacak gönüllerden akarak.

Devamını Oku
  0 yorum

3 MAYIS

Türk'ün yeniden doğduğu gün. Yüce dileğe doğru yürüyüş muştuşunun verildiği gün. 3 Mayıs'ta neler olur? Ne olduysa davanın ikinci celsesi 3 Mayıs 1944 günü olur. 3 Mayıs 1944"te Türk gençliği bir volkan gibi patlar. Türklük ülküsüne ve onun ideolojik lideri, hocası Hüseyin Nihal Atsız"a sahip çıkmak için Ankara Adliyesinin koridorları, salonları doldurulduğu gibi adliyenin önü de yüzlerc...
Devamını Oku

Telif Hakkı

© Doğan Ay @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

TABUTLUK

​Konuşalım hesap kalmasın dünde
Sesimden tanırsın benim tabutluk
Dokuz yüz kırk dördün 3 Mayıs'ında
Sana çevrilmişti yönüm tabutluk

Devamını Oku
  0 yorum

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşı 1944’te çatladı

3 Mayıs Türkçüler Günü'nde ne oldu?

Devlet, üniversite, parti, dernek, hatta şirket... Bütün kurumlar müşterek değerler üzerinde yükselir. Toplumlar da. Hiçbiri müşterek değerlere dayanmadan yaşayamaz.

Değerler dediğimiz, İbni Haldun'un asabiyesiyle ilişkilidir. Haldun'a göre devleti asabiye kurar. Asabiye kuvvetliyse devlet yaşar. Asabiye zayıflarsa asabiyesi kuvvetli olan, zayıf asabiyeliyi devirip devletin başına geçer. Nevzat Kösoğlu'nun "iman" adını verdiği kavramın Haldun'un asabiyesi ile örtüştüğü noktalar var. Bugünün toplum bilimlerinin yeniden icat ettiği "toplum sermayesi" diye çevirebileceğimiz "sosyal kapital" sözü de bu kavramlara kardeştir.

Sosyal kapital millet fertlerinin birbirlerine karşı duydukları tabii sevgi ve bağlılık ve bu hislerin sonucunda teşekkül eden karşılıklı güven ve toplumun iç iletişimindeki yoğunluktur. Bunlar bizim uhuvvet, dayanışma kavramlarımızla akraba anlayışlar.

Müşterek değerlere bağlanan insanlar birbirlerine de sevgi ve güven duyar. Camiasının diğer mensuplarına kuşkuyla bakmaz. Dikkatleri yaptıkları işe, dış dünya ve başarıya odaklıdır. Müşterek değerlere bağlılığın azaldığı, lâfta kaldığı camialarda güven tükenir, insanlar bir birine potansiyel rakip ve hain gözüyle bakar. Mesai ve gayret yekdiğerini alt etmeye, olmazsa kontrol etmeye harcanır. Artık mensuplar hissettiklerini, düşündüklerini değil, güvenli olanı, yukarıdakilerin duymak istediklerini söyler. Giderek onların istediği gibi düşünmeye başlarlar. Yahut hiç düşünmemeye… En emniyetlisi de budur; hiç düşünmemek. Slogan söylemek... Ahlâk dibe vurur.

***

Devamını Oku
  0 yorum