tahtapod.com | Blog

ALUCRA

Nasıl anlatayım seni Alucra
İnsanın insanı duyduğu yersin.
Gül kokan dalında bülbüle icra
Geyiğin misk'ini yaydığı yersin.

Devamını okuyun
  0 yorum

GEÇMİŞE ÖZLEM

Tortusu temizlenir, boşalırdı kuyular
Suların avuç avuç durulduğu zamanlar.
Nehirler başka akar, nazlanırdı kıyılar
Yosunların taşlara sarıldığı zamanlar.

Devamını okuyun
  0 yorum

GEÇEN HAFTA NE OLDU

Sadakatın varsa birisine; gittiğinde ağlamak, insan olmanın doğal refleksidir Bazı eski dostlarım bir zamanlar da bir başkası için "Aman gitme" diyerek, ağladığımızı hatırlatıyorlar. ... Sadakata bağlı ağlamak çok insani bir hal olup, asıl bunu beceremeyenlerin insanlığından şüphe etmek lazım. ... Evet, o zamanlar da yine o kasdetilen insana inanıyor güveniyor; doğal olarak "Bırakıyorum" dediğinde ağlamıştık. O zaman da inanmışlık ve adanmışlık şiarımızdı. Amma velakin; kendisine tanıdığımız bu sonsuz sadakat kredisini hoyratça harcaması karşında gün geldi "Artık yeter, çek git" demek zorunda kaldık. ... Bir başkası için de aynı süreçler söz konusu olabilir; burada önemli olan benim prensipl...
Devamını okuyun
  0 yorum

Aşk


Sevildiğini bilmektir asıl zor olan,
Nasıl bir yük bindirir sırtına bilemezsin,
Olduğun yere çiviler seni aşk dolu bakışın gücü,
Sende karşılığı olsa bir türlü, olmasa başka.

Devamını okuyun
  0 yorum

LİDERLİK VE SADAKAT

​ Sözlüklerin söylediğine göre küçük ve büyük baş hayvanların yenilebilir bütün iç organlarına sakatat denilir. Bunlar yürek, ciğer(kara olanı), böbrek, dalak, işkembe, beyin, uykuluk, koç yumurtası(veya kibarca billur), kuzu gömleği, ince ve kalın bağırsaktır… Ayrıca tavukların taşlığı da sakatat sınıfına girer… Ülkemiz insanının sakatat yeme kültürü oldukça zengin olup, hayvanın aklınıza gelen her organından çeşit çeşit yemek yaparlar. Türkiye'de en çok tüketilen sakatat yemekleri: paça, şırdan, uykuluk, kelle, kokoreç, işkembe, ciğer olup İstanbul'un Sütlüce semti bu konuda meşhurdur… Akşamcı ağabeyler iyi bilir… Sakatat, başta Prof. Karatay olmak üzere hekimler ve konunun uzmanları taraf...
Devamını okuyun
  0 yorum

DÖŞENEN İHANET TAŞLARI KARŞISINDA İYİ PARTİ NE YAPACAK?

​ Türk milleti tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok yönlü ihanet oyunlarıyla karşı karşıyadır. Dışarıda, ülkenin etrafı iktidarın basiretsizlik ötesi diyebileceğimiz icraatları sonucu kuşatılmıştır. İçeride ise Türk milletinin egemenliği, devleti ve vatanı tartışılmaya açılmıştır. Adalet,ordu ve eğitim kurumları Halaç pamuğu gibi sağa sola savrularak içi boşaltılmıştır. Üslup ise yaralayıcı, ötekileştirici ve linç edici bir noktaya varmıştır.Dün Ergenekon'a, yargıya, Fetö terör örgütünün oyunlarına ve ihanet sürecinin tehlikesine dikkat çekenler hain ilan ediliyordu. Bugünde tek kişinin Yasama, Yürütme ve Yargı erklerini tek elde toplamasına itiraz edenler aynı akıbette uğruyor. Diğ...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Abdullah Alagöz @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

GÜNDEME DAİR ORDAN BURDAN ŞURDAN

​ Lider dediğin....? Lider denen insan gerçek anlamda lider olabilseydi; kendisine inanan ve güvenen insanların iki yıl içinde %85'nin sadakatını kaybetmezdi. Kendisine bir dönem için "Lider" denmişse nedeni; kendisine olan güven ve sadakattan değil, önceden süregelen bir davaya inanmış ve adanmışlık kültürüne sadakattan dolayıdır.  Bu inanmış ve adanmışlık kültürünü ortadan kaldıranlar elbette neticelerine de katlanacaklardır. Bir davanın geleneksel kültürüne ihanet genel hale geldiği an; o d avanın bir liderinin olduğundan bahsedilemez. MHP Rahmetli Başbuğ zamanında Sayın Bahçeli döneminde olduğu kada hiç oy alamadı belki ama Başbuğ'un Türk milliyetçiliği ideolojisi doğrultusunda gele...
Devamını okuyun

Telif Hakkı

© Mehmet Soral @ tahtaPod.com | Tüm hakları saklıdır.

  0 yorum

Boşa Yaşadınız!

​ Çileye talip olmak! Çocukluk çağlarımdan bu yana teşkilatlarda en çok duyduğum söz budur sanırım. Lakin son dönemde anladım ki kimisi bu sözü yanlış anlamış. "Çileye talip olmak" demek "Çile saçana talip olmak" demek değildir. Öyle olsaydı hepimiz Kenan Evren'e aşık olurduk. Ben adım gibi biliyorum ki bugün 12 Eylül'den daha büyük bir buhran yaşıyoruz. İşin ilginç tarafı ise bu çalkantıyı mazoşist bir edayla çile saçana toz kondurmadan hatta çile saçanı kutsayarak yaşamamız. 12 Eylül, işkence yaparak Ülkücülerin bedenlerine acı vermişti, zindana atarak güneşe hasret bırkmıştı, sürgün ederek vatanından ayırmıştı ama cümle alem şahit ki 12 Eylül Ülkücülerin ruhuna dokunamamıştı. Ülkücüler bu...
Devamını okuyun
  0 yorum