GÜNLERCE YANINDAN GEÇTİĞİM HALDE FARKINA BUGÜN VARDIĞIM BU GÜLDEN ÖZÜR DİLİYORUM Bazen çevremizdeki güzelliklerin sıradanlaştırdığımız şeylerden ötürü kıymetini bilemediğimiz anlar olur. Sağırsındır, görme engelli, duyarsızsındır, kendinden uzaklaşabildiğin ölçüde anlamsızsındır da. Böyle zamanlarda başını çevirip görmen gerekenleri ne var ki göremezsin. Göremediğin şey için müteessir ol...

ANALIK, DİNMEYEN GÖZYAŞI VE ANNELER GÜNÜ 

Bu yazıyı, oğlumun bir haftalık olduğu günün ertesi sabahı 07.30'da yazmaya başladım. O da günlerdir uykusuz kalmama rağmen uyumam gereken ilk fırsatta bilgisayar başına geçerek. Sonra da gelişmelere göre ilerleyen aylarda devam ettim. Biraz uzun ama sizi temin ederim sıkılmayacaksınız.

Doktor kontrolünde henüz 5 haftalıktı benim yavrum. Kesin olduğunu öğrendiğim vakit, işte ilk orada ağladım. Ultrasonda kendisi ile tanıştığımda yanaklarımdan süzüldü yaşlar. Kuvvetli alerji rahatsızlığım olduğu için her gün düzenli olarak ilaç kullanıyordum. Mutluluk gözyaşı yerini korkudan ağlamaya bıraktı. Kullandığım ilaç C grubu denilen grupta yer alan bir ilaçmış. Hayvanlar üzerinde denenmiş fakat insanlar üzerinde teste tabi tutulmamış ilaçlardanmış. O hastanenin bahçesinde içim çıkana kadar ağlamıştım. Ya bebek düşerse ya evladım hastalıklı doğarsa benim yüzümdeeennn :'( diye feryat ettim. Gelişim sürecini takip edip, her şeyin yoluna girdiğini öğrenene kadar boş bulduğum her an ağladım.

Kanımca 1 Mayıs işçiyi, onun emek ve alınterini sömürü düzenine karşı korumak isteyenler ve onlara "gomünist, anarşik" diyenlerin ironik handikapıdır. Neticede o topraklar,

'işçi köylü hep hazırız, bozuk düzene karşı, 
halk savaşı vereceğiz emperyalizme karşı'

diyen Deniz'i, anarşik diye ispiyonlayan topraklardır... Kavram kargaşası içinde, boğulup giden, toplum mühendisliği kobayı bu ziyan halk, "din elden gidiyorcuların" galeyanına gelip, aman gavur olmayalım diyerek amerikan kapitalizminin ve yayılmacılığının dayatması 'sağ'a dinamo olmayı tercih etmiştir. Sahi sağ, ülkemizde amerikan emperyalizmine emniyet subabı olmaktan gayrı ne yapmıştır? 

Ben pek bişey bulamadım okuduğum kitaplarda... 6.filo secdecilerine sormak lazım bir de.

​Bu seneki 1 Mayıs çok önemli. Sendikalara büyük iş düşüyor. Musallat olunmuş bir kıdem tazminatı var. Söyledikleri gibi fona devredilirse iğdiş edilip, işten çıkarılmaları artıracak. Işçi bundan rahatsız. Ne yapılıp, edilip fırsat verilmemeli.

Işsizlik rakamları her geçen gün artıyor. Gençlerimizin çoğu işsiz. Beyin göçü de olur. Başka ülke vatandaşı olmak isteyen de. 

Emeklilikte yaşa takılanlar var. Kanun birkaç sene içinde çıkmazsa ben de Eyt kapsamına gireceğim. Cumhurbaşkanının söylediği bunlar iki maaş almak istiyor sözü çok çirkin.

Vatandaştan bihaber olmak böyle bir şey olsa gerek. Emekli olup da tek maaşla geçinebilen var mıymış bu ülkede?

Gelinciklerin Çanakkale yöresindeki adı "kan çiçekleridir" bilir miydiniz?

Zülfü Livaneli 'nin şarkısında bahsettiği o topraktan süren, candan kopan KAN ÇİÇEKLERİ... Neden biliyor musunuz?

Şehit kabirlerinde açtığı için... Öyle inanılır. Şehit çiçeği de derler. 

Hikmet Çetinkaya'yı tanırsınız. Dünyaca ünlü bir ressamımız. En çok "gelincik" tablolarıyla tanınır. 

Bir süre önce işte o şahane gelincik tablolarının sanatçısı Hikmet Çetinkaya'yı şahsen tanıma şansım oldu. Okulumuzdaki söyleşisi sırasında... Ben bir ressamdan tarih dersi aldım o gün. Tarihe saygı, tarihi doğru okuma, dik duruş dersi... Tarihle duygunun bir tabloda can bulmasını gözlerimle gördüm. 

Uzun olacak bilirim okunmaz ama başka türlü olmayacak. Yazayım bari. İçim şişti.

Oturuyorum olmuyor. Kalkıyorum olmuyor. Ayağımı uzatıyorum olmuyor. Geziniyorum olmuyor. Derin nefes alıyorum yine de soluklanamıyorum. Aklım da vicdanım da almıyor olan bitenleri.

Bir şehit cenazesi sabote ediliyor. Gencecik delikanlı hayatının baharında canını vatanına feda etmiş, ardında gözü yaşlı ana, nişanlı bırakmış. Cenazesinin gördüğü muamele saygısızlığın dip noktası. Layıkıyla defnedemedik bile. 

O cenazede 70 yaşında bir İNSAN ve beraberindekiler linç girişimine uğruyor. Yaradılışı gereği daha duyarlı olmasını bekleyeceğim bir kadın çıkıp, yakın bu evi deyip taşlıyor. Bunun altında da Kk'nın alevi olması ve alevî düşmanlığı da var.

​ AKP, CHP fark etmiyor; siyasi partilerimizin de futbol takımlarının bazı fanatik taraftarları gibi gözü dönmüş, körü körüne bağlanmış, kendini veya rakibini kesme derecesinde şartlanmış fanatik taraftarları var. Kimi inandığı değerleri yaşattığını sanarak, kimi karşı tarafı yok edilmesi gereken düşman olarak bellediği için bağlanmış. Kimi de güncel ifade ile, "bankamatik maaşın" a...
​Şimdilerde çok kalmadı ancak, bir zamanlar 'TURAN' denildiğinde 'Sen faşist misin?' soruları ya da yaftaları ile karşılaşırdık. Şimdilerde kalmadı dediysem de TURAN ülküsünün de pek sesli olarak kalmadığındandır ne yazık ki.  TURAN dediğimizde hep başka ülke topraklarının istilası ya da Türk ırkının üstünlüğü vs.. vss.. gibi yanlış algılarla yetişmiş bir kesim vardı. İslamiyeti kab...
​ Dünyada yaşam baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bilim teknoloji almış başını gidiyor. "Bu baş döndürücü ilerleme acaba insanlığın yararına mı yoksa zararına mı?"  diye düşünmeden edemiyor insan. Teknolojik bir buluş daha sindirilmeden bir yenisinin bulunduğu haberini alıyoruz.  Malesef bu teknolojik ilerlemenin getirdiği rahatlık dünyanın her yerinde aynı oranda yaşanmıyor. ...