Öncelikle "Allah rahmet eylesin. Başınız sağ olsun. Allah sizlere sabır versin" diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Kızçelerim babanızı hiç tanımadım. Sosyal medya üzerinden ne kadar bilgi sahibi olduysam o. İnsanız... Beşer de şaşar da... Hepimiz gibi eğrisiyle, doğrusuyla, sevabıyla, günahıyla en nihayetinde bir insan, bir eş, bir baba idi. Babanızın kaybı milyonlar gibi beni de sami...
Türk Milleti'nin, kadını devletin başına Kaan, her kademesine yönetici ya da çalışan olarak gören, görebilen - emrindekilere eşini gösterip "Ben sizin 'Han'ınızım bu da benim 'Han'ım." diye onu yücelten Türk 'Kaan'ını hatırlayalım – ve her işte, uğraşta erkeğin yanında yanıbaşında bilen ve tanıyan o ezeli kutlu anlayıştan, sadece bir erkeğin istek ve arzularını yerine ...
Güzel duygularımın hepsi güzel günlerimde kaldı. En acı dediklerim baharmış halbuki şu tutarsız ömrüme. On sekiz yaşımda yağdırdım saçıma akları. Hazan gibi güzde yaprak döktü şu genç yaşım. Mutluluğun tadını unutalı uzun zaman oldu. Yitirdim geleceğe dair tüm umutlarımı. Bu gecede zühre bir melodi tutturdum firkatin bam telinden,dumanını ciğerlerime değil iliklerime çektim. Neler yaşadı...
Telif Hakkı
© Hüseyin Erdoğan @ tahtapod.com|Tüm hakları saklıdır.
Hava güzel, çocuğunuzu da aldınız biraz dolaşayım, ya da alışveriş yapayım diye keyifle evinizden çıktınız. Dolaşıyorsunuz, belki bir arkadaşınızla buluşup bir kahve içeceksiniz bir yerde. Sonra eve dönüp akşam için planlar yapacaksınız, yarın için, daha sonrası için... Normal hayatın akışı böyledir değil mi? Ama o da ne! Bomm! Daha siz ne olduğunu anlamadan bebeğinizin arabası boş...
O 1999'u hatırlıyorum. Hatırlıyoruz. Gel gör ki 23 yılda ne tedbir aldık bunu konuşmuyoruz. 20 yılda neredeyse bütün varlığımızı betona yatırdığımız halde hasarlı yapıları onarmayı düşünmedik. İş yapmayı, problem çözmeyi değil başka şeyleri düşündük. Geçmediğimiz köprüler, yollar, konmadığımız alanlar yaptık. Türkiye bunları konuşmazsa bir adım gideceği yer olmaz. Çünkü derdinin ne olduğ...
Takvim yaprakları 1 Kasım 1992'yi gösterirken Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde vatana kurban bir "Börte" geldi dünyaya. Annesi çok isteyerek koydu kınalı kuzusuna "Gülşah" adını ailesinin göz bebeği,babasının nazlı ve kara kızıydı Gülşah. Her latifesinde dile getirirdi; "ben babamın kara ve nazlı kızıyım" diyerek. Güzel bir resim yeteneği vardı Gülşah'ın,Antakya ilçesine bir çok re...
Telif Hakkı
© Hüseyin Erdoğan @ tahtapod.com|Tüm hakları saklıdır.
"Tüfek icat oldu mertlik bozuldu." Demiş Köroğlu yüz yıllar önce. Günümüz mertliğini bozan tüfeklerden birisi de "sosyal medya" platformları bence. Herkesi değil ama birilerinin mertliğini bozduğu kesin. Diyebilirsiniz ki: "Şu an sen de bu satırları sosyal medya aracılığıyla yayınlıyorsun."Doğrudur, karşı değilim zaten; doğru kullanılmasından yanayım. Önemli olan sosyal medyayı araç olar...
Türk Sinemasının büyük ismiydi. Birinci özelliği bu olmakla beraber, aynı zamanda doktordu, senarist ve yönetmendi. Ulaştığı seviye, şöhretine yakın seyreden nadir isimlerdendi. İyi yetişmişti. Renkli kişiliğini besleyen birikimiyle de öne çıktı. Derecesi tartışılır fakat şüphesiz entellektüel bir sanatkârdı. Onu herkes filmleriyle, canlandırdığı karakterlerle anacak. Hiç şüphe etmiyorum...
Böğürtlen topladığımız, sonra dağ çileklerini fındık yapraklarına sarıp yediğimiz günler gelir aklıma sayın Sürmene'den başlayıp Of'un kıyı kesiminden devam edip Hayrat'ın(Trabzon'un güneyde kalan ilçesi) dağ doruklarına uzandığımız günler. Artık her şeye "sayın" der oldum bugünlerde. Sayın orman, ağaç; il, ilçe, köy, belde falan. Sayın diyerek isimleri, yerleri anar oldum. Sayın gökyüzü...
