SAYIN AKŞENER’İ ANLAMAK

akseneri_anlamak

Sayın Meral AKŞENER'İ bir siyasi partinin lideri olarak düşünmek ve İyi Parti'yi de sıradan bir parti olarak düşünmek bu hareketin ortaya çıkış gerekçelerini iyi anlamamaktır.

Sayın AKŞENER; bir tarihçi ve akademisyen olarak Türkiye'nin son 200 yılda yaşadığı süreçleri ve kırılmaları çok iyi analiz etmiş, bundan sonuçlar çıkarmış bir bilim insanıdır. Dünyadaki değişmeleri ve bu değişmeleri tetikleyen temel dinamiklerin ülkemiz üzerinde etkilerinden hareketle yeni bir paradigma değişikliğinin zorunluluk halini aldığını fark eden bir şahsiyettir. Bunu önümüzdeki dönemlerde tarih mutlaka not edecektir.

Sayın AKŞENER; Türkiye'nin içine düştüğü çıkmazlardan ülkeyi kurtarmak, milli birlik ve beraberliği sağlayarak yeniden Türk medeniyeti tasavvurunu gerçekleştirmek için siyasetin önünü açma adına dava arkadaşlarıyla İYİ PARTİ'yi kurarak ATATÜRK İLE BAŞLAYAN TÜRK AYDINLANMASINI tamamlama iradesini göstermiştir. Sayın AKŞENER ve İYİ PARTİ'yi bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir.

Sayın AKŞENER İLE; Hukukun üstünlüğü, ( Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem) DEMOKRASİNİN İÇSELLEŞTİRİLMESİ VE BİR BÜTÜN OLARAK ÜLKENİN, ÖZGÜR REFAH, AŞ VE İŞ SAHİBİ OLMASI İDEALİ Türk aydınlanmasının temel parametrelerine dönüşmüştür. Bugün Z ve Y kuşağı dediğimiz neslin idealleri ile Sayın AKŞENER Türkiye tasavvurunun bire bir örtüşmesi de bu paradigmanın önemini bir daha ortaya koymaktadır.

Geleceğin Türkiye'sini bugünden okuyan ve ona göre atılımlar yapan Sayın Akşener ve iyi parti uyumu bu süreçte istenildiği oranda gerçekleşemedi. Parti kurulları, teşkilatları zihni yorumlama ve zihni devrim diyebileceğimiz atılımı tam gerçekleştiremediği için Sayın AKŞENER'İN Türkiye vizyonuna uyum sağlamada zorlandılar.

Bugün partimiz içinde yaşanan sıkıntıları bu çerçevede değerlendirebilirsek doğru teşhis koymuş olacağız. Parti içi demokrasi kültürü noktasında, demokrasiyi içselleştirmek maalesef bir zaman ve zihni devrimi gerektirmektedir. Zira demokrasi kültürü son 200 yıldır aksakta olsa tanıştığımız ama bir türlü içselleştiremediğimiz kültür olarak karşımızda durmaktadır.

Unutulmasın en büyük devrim zihni devrimdir. Partimiz bu devrimi gerçekleştirirken doğum sancıları dediğimiz bu süreçte olabilecek sıkıntıları yaşamaktadır.

Sayın AKŞENER'in ülküleri ile onları gerçekleştirecek teşkilatların zihni uyumları bir süreci gerektirmektedir. Süreç içinde teşkilatların eğitim süreci ile bu paradigma değişikliğine uyumları hızlandırılabilir. Farklı gruplar , hizipler ne derseniz deyin bu durum İYİ PARTİ'NİN Türkiye okumalarına uyum sağlayamama, eski tortulardan kurtulamama gibi nedenlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Sayın AKŞENER ve İYİ PARTİ hikayesi Türk aydınlanmasının özetidir, öncü gücüdür. Bu sürecin hız kesmeden gerçekleştirilebilmesi Parti içi eğitim sürecinin şart olduğunu bir kez daha bize gösterdi. İlk önce aydınlanmayı kendi içimizde gerçekleştireceğiz ki Türk aydınlanmasına katkı sunalım.

Akıl ve bilim ışığında problemlere çözüm üreten bu anlayış, önümüzdeki asrın Türk asrı olmasının da temellerini atacaktır. Onun için her türlü egomuzu, çıkarımızı ayaklarımız altına alarak Sayın AKŞENER'in Atatürk ile başlayan MİLLETLEŞME SÜRECİMİZİ tamamlamak zorundayız. 

UYANIN YARINIMIZ İŞGAL EDİLİYOR
KARABAĞ, EKONOMİ ve BİZ

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/