By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/

ONLAR ERER MURADINA...

ilicak_oz

Ayrılık…

Zordur ayrılık.
Özlem demektir, hasret demektir.
Gerçi elimde akademik veri yok ama sanırım halk edebiyatımızda en çok yer kapsayan konudur.

'Ölüm Allah'ın emri, ayrılık olmasaydı...' bir çok türkümüzde yer alan bir dizedir.

Veya Ferhadi'nin meşhur eserinin nakaratıdır 

Ayrılık ayrılık aman ayrılık
 Her bir dertten olar yaman ayrılık...'

Hani var ya;

Fikriden geceler yatabilmirem,
 Bu fikri başımdan atabilmirem,
 Neyleyim ki sene çatabilmirem…' diye başlayan...

Zordur sevilenden ayrı durmak.

Öte yandan, boşuna dememişler 

,Demedim mi nazlı yarim ben sana,
 Çok muhabbet tez ayrılık getirir…' diye 

İşte bazen öyle‚ "çok muhabbet" gereksiz kırgınlıklara yol açar.
Söylenmemesi gerekenler söylenir ve ham meyve dalından kopar.

Bir de bakmışsınız ormanların gümbürtüsü ayrı düşenin başına vurmuş, nazlı yarin hayali karşısında durmuş.
Ormanlardan aşağı aşar gezerken nazlı yari kaybetti diye ağlar gezer olmuş...

Gerçi gezecek orman bırakmamıştır ama önemli değil, gezecek yollar hep olur,... Hem de duble duble...

O kadar ağır basar ki özlem, ayakları onu sevdiğiyle beraber gezdiği o yollara taşır kendiliğinden...

Sonra basar hafif bir yağmur.
Şöyle ahmak ıslatan cinsinden…
Ve aklına gelir o yollarda beraber gezip, o yağmurda beraber ıslanmaları.

Ve vuslatı hayal eder...
Söylenen sözlerin, kırgınlıkların, ihanetin önemi kalmamıştır.

Yaşanan kırgınlığın neye mal olduğunu umursamaz.

Mesela girişte bahsettiğim ‚Ölüm Allah'ın emri..' motifini "Şu Kışlanın Kapısına" isimli Adana türküsünün nakaratında bulabilirsiniz;

,Yüce dağlar olmasaydı
 Laleleri solmasaydı
 Ölüm Allah'ın emri de
 Şu ayrılık olmasaydı'

Bazen yüce dağdır arada olan, bazen de okyanus.

İlk kıtası da çok güzeldir o türkünün;

,Şu kışlanın kapısına
 Mail oldum yapısına
 Telli kurban bağlayayım
 Asker yarin kapısına...'

Ve ayrılanlar tekrar birleşmek için cilveleşir.
Su akar yerini bulur, su gider kum kalır misali…

Ama geriye kışlanın kapısında telli kurban kalmaz. 

Greyderler kalır, çöp kamyonları kalır mesela.

Kurban ise en fazla köprüde linç edilen 18'lik erlerdir.
Kurban şehit özel harekatçı polislerimdir.
Kurban ise dünya kamuoyunun gözü önünde itibarsızlaştırılan dünyanın en eski, en köklü ordusudur.
Kurban ise dönerli, ayranlı, halay çekilerek nöbeti tutulan demokrasidir.

Kurban…
Evet, kurban kuvvetler ayrımı yok edilerek başkanlık sistemine feda edilen hukuk devletidir.
Kurban develete olan güvendir.

Kurban... 
Kurban adalettir!

Ve bir de bakmışsınız vuslat anı gelmiş.
Unutulmuş her şey…
Onlar ermiş muradına…

Ama boşuna heveslenmeyini siz kerevetine çıkamazsınız.

En fazla onların ardından gittiğiniz için o bahsettiğim "ahmak ıslatan" var ya…
İşte onda ıslanmanızla kalırsınız.

Tunç Devri!
"HADİ LEN" DEMEK GEREK

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış