HADEFTEKİ ÜLKÜCÜ HAREKET

AMAÇLANAN YENİ BİR ÜLKÜCÜLÜK MÜ?

Bugün sayfayı Yusuf Özkan Başkanıma bırakıyorum izninizle. Muhteşem bir tesbit yapmış başkan. Muhteşem olduğu kadar da düşündürücü!

Son yirmi yıldır yaşadıklarımızı düşündükçe başımıza örülen çorabı ancak anlıyoruz.

Gerçekler acıdır. Gerçekler canımızı açılabilir. Yalnız canımızı acıtıyor diye gerçeklere sırtımızı dönmek ileride daha çok canımızı acıtacaktır. Gün gerçeklerle yüzleşme günüdür. Gün aklı kullanma düşünme yorumlama günüdür. Gün küllerinden yeniden doğmak için ateşe atılma günüdür. Gün kardelenler gibi ayaza inat baş kaldırıp BİZ BURADAYIZ deme günüdür.

12 Eylül darbesinin gerçek hedefi bugün daha iyi anlaşılmıştır umarım. ABD'nin çocuklarının hedefi Milliyetçi-Ülkücü Hareketin yok etmekti. Bu amaç gerçekleşmektedir.

Piyonlar sahnede baş kahraman havasında.

Hareket bölünüp parçalanıyor. Birileri de bilerek ve isteyerek bu parçalanmaya zemin hazırlıyor.

Uzatmayayım sözü sahibine bırakayım.

Buyurun Yusuf Özkan başkanı dinleyim:

"Davanın içini, yani anlamını boşaltma çabalarına bakınca başka türlü yorumlamak mümkün olmuyor.
Salt siyasetten ibaret kuru bir ülkücülük!..
Ruhu, inancı, değerleri olmayan bir ülkücülük.
Her yöne çevirebilecekleri, ilkeleri istikameti olmayan bir hareket.
Bir avuç güç ve makam düşkünü insanın kolayca kontrol altında tutabileceği Ülkücü Hareket mi?
Hikayesi olmayan insanların yönetebileceği ''destanı'' olmayan bir yapı!..

İşleri zor mu zor.

Bizim bildiğimiz, inandığımız, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Milliyetçi-Ülkücü Hareketin kurucusu Alparslan Türkeş.
Onun ismini hafızalardan silmek, ideallerini unutturmak mümkün mü?
Yerine bir başka ismi, hareketin lideri olarak tescil etme arzuları boş bir hevesten öteye gidemez ki...
Camianın hafızasını tamamen silmek öyle kolay mı?

Son zamanlarda isimleri hareketle özdeşleşmiş insanlara yönelik girişimlerin altında yatan sebep belki de budur.
Hatıraların yaşanıp, yaşatılmasından rahatsız olmalarını anlayabiliyorum. Çünkü bu hatıralarda kendilerinden hiç iz yok.

*Tarlada izleri yok, harmanı ele vermek istiyorlar!

Emin olun başaramazlar.
Belki hüküm sürdükleri zamanı uzatabilirler lakin asla isteklerini gerçekleştiremezler.
Samimi ve çıkarsız ülkücülerin tamamı vazgeçmedikçe.
Ne demiştik ta başında:

BİR ÖLÜR BİN DİRİLİRİZ."

Doğan Ay 

Mutluluk
SEDAT PEKER MESELESİ...

İlgili İletiler

 

Yorumlar (0)

Henüz Yorum Yapılmamış

By accepting you will be accessing a service provided by a third-party external to https://www.tahtapod.com/